Zeyneb bint Cahş

Zeyneb bin Cahş Kimdir?

Zeyneb bint Cahş, Hz. Peygamber (s.a.v) Efendimizin halası Ümeyme'nin kızı olarak Mekke'de dünyaya geldi.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Zeyneb bint Cahş ile evlatlığı olan Zeyd'i evlendirdi. Bu evlilik bir yıldan biraz fazla sürdü. Sonrada anlaşamayarak boşandılar. Zeyneb bint Cahş'ın iddet müddeti dolunca Allah'u Teâla azze ve celle Zeyneb bint Cahş ile Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in nikâhları semada kıyıldı.

Zeyneb bint Cahş Hikayesi

Kur'an metnine, sahih rivayetlere ve genel ilkelere göre tesbit edildiğinde olayın gerçek öyküsü şöyledir:

Zeyneb Hz. Peygamber'le evlenmeyi arzu ediyordu, mehir bile istemeksizin onun eşi olmayı teklif etmişti. Yakın akraba oldukları için örtünme emri gelmeden önce Peygamberimiz Zeyneb'i sık sık görüyor ve onu her yönüyle tanıyordu, çekici bir kadın olmasına rağmen bu teklifi kabul etmedi. Aradan zaman geçmiş, yukarıda sözü edilen sosyal değişimin perçinlenmesine sıra gelmişti. Bu uygulama için en uygun bir örnek olarak Zeyneb, pek de istekli olmamakla beraber, Resûlullah'ın tebliğ ettiği emre uydu, köle olarak Hz. Peygamber'e verildiği halde onun ve Allah'ın müstesna lutuflarına mazhar olan Zeyd ile evlendi. Bu evlilik bir yıldan biraz fazla sürdü. Sosyal değerler ve örfe dayalı duygular kısa zamanda değişmediği için Zeyneb kocasını küçük görüyor, ona karşı sert ve kırıcı davranıyordu. Zeyd'in de aklından onu boşamak geçiyor, fakat kendilerini Peygamber evlendirdiği için bunu yapamıyordu. Bu esnada Allah Teâla peygamberine, Zeyneb'in boşanacağını ve kendisinin eşi olacağını bildirmişti. Çok geçmeden Zeyd, boşama niyetini açmak için üzere Hz. Peygamber'e geldi, Zeyneb'den şikâyette bulundu, boşamak istediğini açıkladı. Hz. Peygamber, özel bilgisine göre değil, genel, objektif hukuk ve ahlâk kurallarına göre davranarak, bu arada halkın, özelikle münafıkların, "evlâtlığın boşadığı eş ile evlenme" konusunu kötüye kullanıp dedikodu yapmalarından da çekinerek Zeyd'e, eşini boşamamasını tavsiye etti. Buna rağmen Zeyd eşini boşadı. Dul kalan Zeyneb, önemli bir inkılâbın yerleşmesinde fedakârca rol aldığı için ödüllendirilmeyi hak etmişti. Allah ona dünyada bu ödülü, peygamber eşi olma şerefine nail kılarak vermeyi murat etti. Muradını Peygamber'ine bildirdi, o da emri yerine getirdi.

Peygamber Efendimiz ve Zeyneb bint Cahş için Kur'an'ı Kerim'in Ahzab sûresi 37. âyeti nâzil olmuştur.

"Allah'ın açığa çıkaracağı şeyi kalbinde gizliyordun. Ve halktan korkuyordun. Halbuki korkulmaya en ziyade lâyık olan Allah'tır. Zeyd, o kadından alâkasını kesince biz onu sana zevce yaptık ki müminlere, evlâtlıklarının kendilerinden alâkalarını kestikleri zevcelerini almakta bir zorluk olmasın. Allah'ın emri yerine gelecektir." (Ahzâb 33/37)

Resûlullah, (s.a.s) "Kim gidip Zeynep'e müjde verecek ve Allah'ın onu semada benimle evlendirdiğini haber verecek?" diye inen âyetin Zeyneb bint Cahş'a iletilmesini söyledi. Böylelikle artık Zeyneb bint Cahş'da ümmetin mümin annelerinden biri oldu.

Zeyneb bint Cahş annemiz, namazı çok kılan, çokça oruç tutan birisiydi. Deri tabaklama işi ile uğraşırdı. Ondan eşyalar yaparak onları satar ve o satmış olduğu eşyaların parasıyla da sadaka-cariyeler dağıtırdı.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) ölümünden sonra ilk vefat edip yanına giden Zeyneb bint Cahş annemiz oldu.

"Âyete konu olan Zeyneb, soylu ve varlıklı bir ailenin kızı iken, Zeyd kölelikten azat edilmiş bir insandı. Hz. Peygamber Zeyneb'le evlatlığı olan Zeyd bin Hârise'yi evlendirdi. Fakat anlaşamadılar. Zeyd zaman zaman Allah Resûlüne şikayete gelir, o da Allah'tan sakınmasını, eşiyle birlikteliğini sürdürmesini tavsiye ederdi."

Neticede yine geçinmeyip ayrılmak zorunda kalmışlardı.

Eşlerin birbirlerine karşı saygı ve güven duyması, birbirlerini benimsemesi açısından kefâetin yani eşler arasında denkliğin dikkate alınması gerekir.

Bazı tefsir kitaplarında Hz. Peygamber'in Zeyneb'le evlenmesi konusunda birçok akla hayale gelmez rivayetler nakledilmiştir. Bunlara göre güya Peygamber aleyhisselâm bir gün, açık kapıdan Zeyneb'i görmüş, onun güzelliğine vurulmuş ve " Ey gönülleri evirip çeviren rabbim! Sen her noksandan uzaksın!" demiş. Zeyneb bu sözü duyup kocasına haber vermiş, kocası Zeyd bu sözden, onun Zeyneb'i beğendiği ve kendisiyle evlenmek istediği sonucunu çıkarmış, kendisine gelerek Zeyneb' i boşamak istediğini söylemiş, Hz. Peygamber bunu kabul etmemiş, fakat Zeyd onu dinlemeyip karısını boşadıktan sonra onunla evlenmiş… (Zemahşerî, III, 427).

İbn Kesîr ve İbnü'l-Arabî bu rivayetleri hatırlattıktan sonra çok önemli tenkitler yapmışlar, sened ve metin yönlerinden bu rivayetlerin sahih olmasının mümkün olmadığını belirtmişler, günümüz ilim yolcuları için de geçerli bulunan uyarılarda bulunmuşlardır.
(İbn Kesîr, VI, 420; İbnü'l-Arabî, III, 1542 vd.).

Zira Peygamber Efendimiz, Veda Haccı'nda,

"Ey insanlar, dikkat ediniz, Rabbiniz birdir, babanız birdir. Arap'ın Acem'e (Arap olmayana), Acem'in Arap'a; beyaz tenlinin siyaha, siyah tenlinin beyaza bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva iledir." buyurmuştur.

"Eğitim, kültür, sosyal statü gibi konularda denkliğin eşlerin uyumlu bir birliktelik sürdürmelerine katkıda bulunduğu bilenen bir gerçektir. Ancak bu durum aile huzuru açısından kefâetin yegâne belirleyici olduğu anlamına gelmez. Nitekim Hz. Peygamber'in Zeyd ile Zeyneb'in evliliğine aracı olması, ayrıca cariyelerini güzelce eğittikten sonra azat ederek onlarla evlenenlerin iki kat sevap alacağını bildirmesi"

"Şahısların durumana göre kefaetin öneminin de değişebileceğini göstermektedir."

Kaynak: Kur'an Yolu Türkçe Meâl ve Tefsir

Hadislerle İslâm

B7470 Buhârî, Tevhîd, 22; TT20/274 Taberî, Câmiu'l-beyân, XX, 274

HM23885 İbn Hanbel, V, 411.

B0583 Buhârî, Nikâh, 13.

B5088 Buhâri, Nikâh 16;

Bir cevap yazın