VETERİNER HEKİM MEHMET AKİF ERSOY

Mehmet Akif Ersoy oldukça zorlu bir yaşam mücadelesi ile hayatı geçen İstiklal şairidir. Genç yaşta evlerinin alevler içinde kalması ve sonrasında babasının vefatına tanık olması onun duygusal ve hayatın zorluklarını tanıyan birisi olarak yetişmesini sağladı. Aynı dönemde İstanbul başta olmak üzere halkın elimdeki hayvanlarda salgın hastalıkların yaygın olarak görülmesi nedeniyle hakkında eğitim alabileceği sivil bir veterine okuluna ihtiyaç duyulmaktaydı. Türkiye’de bu anlamda Pasteur’un 1885’te kuduz aşısını dünyaya duyurmaya başladığı döneme denk gelir.Köklü askeriye baytarlık mektepleri ardından halkın hayvanları ile ilgilenmek üzere ilk sivil veteriner hekimlik Okulu 1889’da açılmıştır. Mehmet Akif ise bu okula kayıt olan ilk öğrencilerden birisidir.
Sivil Halkalı Veteriner Okulu’nun önemli özellikleri vardı. Dersler çok sıkı ve eğitim çok ciddi bir şekilde yapılmaktaydı .Öğrencilerin çoğu fakir ailelerin çocuklarıyla. Kimisi Mehmet Akif gibi yetim veya öksüzdü hayatını ve özellikle de düşünce tarzı önemli derecede etkileyen bu okulda Akif fizik ,kimya, biyoloji,zooloji,anatomi ve fizyoloji gibi dersleri okumanın yanı sıra edebiyata da bu dönemlerde ilgi duymaya başladı. Buradan ise 1893 yılında okul birincisi olarak mezun oldu.

Mezun olduktan sonra Rumeli, Anadolu ve Arabistan’ın birçok bölgesinde görev alarak ülkesinin dört bir köşesinde dolaşma ve çeşitli insanların hayatına tanık olma fırsatı buldu.

Genç bir veteriner hekim olarak memleketindeki zorluklara halkın mücadelesi ile yüzleşme düşüncelerini derinden etkiledi. Halkın yaralarını sarmak için harekete geçmek gerektiğine inanır ve bu yolda mesleğini de büyük güven duyardı. Birçok tarih araştırmacısı Milli şairimiz bir veteriner hekim olmasaydı bu dönemlerini yaşamasaydı İstiklal Marşı’na ruh veremezdi. Asla bu kadar yüce bir marş yazamaz demektedir. Araştırmacıların haklılık payı olabilir ama Mehmet Akif tartışmasız hem mesleğini hakkıyla yapan bir hekim, hem de doğuştan bir sanatçıydı. Zaten ilk eserleride, bu göç ile geçen ilk yıllarda yayınladı.

İlk yıllardan sonra Mehmet Akif saha çalışmalarına uzak düştü ve memur ya da mesleki okullarda Hoca olarak hayatını sürdürmeye devam etti .Ayrıca bilimsel çalışmalar yürüten ilk Veteriner Hekimliği Derneği olan Osmanlı veteriner bilim Derneği kurucusu üyelerindendir. Kısa bir süre sonra Darülfünun Edebiyat ı Umûmiye Müderrisligine tayin edilen Mehmet Akif 1913’te İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne girdi .1. Dünya Savaşı sırasında bu cemiyete bağlı bir örgüt aracılığıyla Almanya’daki Müslüman tutsakların durumunu incelemek üzere Berlin’e gönderildi. Ardından Arabistan ve Lübnan daki görevlerine doğu ve Batı ayrımına şahit oldu. Kurtuluş hareketine verdiği desteği ve Balıkesir’de yaptı konuşmasından dolayı İstanbul’daki görevinden alındı. Ankara hükümetinin kurulmasından sonra ise Burdur Milletvekili olarak meclise girdi . Artık arkasında bıraktığı mesleginin aşkını ve özlemini sık sık kaleme alarak anlatırdı;
“Çünkü bir tecrübe sen Senin aklında yatar bize insan hekiminden daha lazım baytar”

İstiklal Marşı için açılan yarışmaya giren Mehmet Akif Ersoy 724 şiir arasında yarışmayı kazandı. 18 Mart 1921’de kabul edilen şiir 1924 yılında Osman Zeki Üngör tarafından beslenerek Türkiye Cumhuriyeti milli marşı olarak ilan edildi .Mehmet Akif Ersoy yarışmadan kazandığı 500 lirayı kabul etmeyerek Türk ordusuna armağan etti.

http://www.instagram.com/acikvnet

http://www.twitter.com/acikve_net


Bir cevap yazın