Vazgeçmemiz gereken bizi mutsuz eden 11 düşünce hatası

Belki de en başında "düşünmede" yanlış yapıyoruzdur. Sürekli mutsuz hissetmemizin sebebi nedir? Gerçekten çevremizde var olan olumsuzluklar mı? Yoksa, çevremizdekilere bakış açımız mı? Hiçbir şey göründüğü gibi değilken çevremizdeki olayların olumsuz olduğu kanısına nereden varıyoruz?

Daha gerçekçi bakışlara sahip olmak eleştirel düşünmeden geçer. Sürekli olumsuz düşünme insanın kendini değersizleştirmesine sebep olur. Düşüncelerin kişilik üzerinde etkisi başlı başına bir psikoloji konusu. Buradan desteksiz, içi boş ve hiçbir tutar yanı olmayan pozitif düşünceleri övdüğümüz çıkarılmasın. İki taraflı bir farkındalık, sorgulama çabasından söz ediyoruz. Bu olumsuz duyguları asıl göründüğü şekle sokmanızda yardımcı olacaktır. Belki de depresyona giden yola sapmamanızı sağlayacaktır.

Bu doğrultuda bir çalışma yapan Bilişsel Psikolojinin babası Amerikalı psikiyatr
Aaron Temkin Beck, 1960'ların sonunda "bilişsel çarpıtma" kavramını temellendirdi ve geliştirdi. Aaron Temkin Beck'e göre Bilişsel Çarpıtma, olumsuz düşünce ve duyguların oluşmasına neden olan olayların yanlış bir düşünce filtresinden geçirilerek doğru değerlendirilmemesidir.

Peki, klasik düşünce hataları nelerdir? Klasik düşünce yanlışlarından 11 örnek:

  • Aşırı Genelleme

Aşırı genelleme demek genellemenin dozunu abartmak demek. Bunu genellikle 🙂 çok sinirli olduğumuz durumlarda ya da öyle olmasını istediğimiz şeylerde yaparız. Ancak bunun ruhumuza faydası nedir? Olumlu ya da olumsuz genelleme kendimizi kandırmamıza ve bir yerde patlak vermemize sebep olur. Tek bir olaydan genel bir sonuca varmak örneğin; bir futbol takımının bir maçı kaybetmesi üzerine futbolcuların gelecek maçları da kaybedeceklerini düşünmeleri aşırı olumsuz genellemedir. Hatta maç sonrası teknik adamların çoğu taraftara moral aşılamak ve motivasyonlarının düşmesine engel olmak için "önümüzdeki maçlara bakacağız" açıklaması yapar.

  • İkili Düşünme (Ya siyah ya beyaz)

Yaşanılan olayları ve ilişkileri ya tamamen iyi ya da tamamen kötü olarak yorumla da bir düşünce hatasıdır. Oysa madalyonda siyah ile beyazın kesiştiği yerler vardır ve gri, siyah ile beyazın karışımı bir renktir. Bu nedenle olaylara iki taraflı bakmak gerekir.

  • Keyfi Çıkarsama

Elimizdeki sahip olduğumuz tek bir olaydan tamamen olumsuz sonuca varmak bir düşünce hatasıdır. Duyguların aşırı yoğun olduğu ilişkilerde yani ikili ilişkilerde en çok yapılan yanlıştır. Örneğin bir kişinin sizi arayacağına söz vermesi ancak arayamaması üzerine "Sözüzünü tutmadı o zaman hiç güvenilir biri değil" demek...

  • Olumlu ögeleri Küçültme ve olumsuzları Büyütme (Büyütme ve Küçültme)

Olumlu olayları görmezden gelerek sadece olumsuzlara odaklanmak kişiye hiçbir şey kazandırmaz. Gittiğiniz bir tatil kötü geçmiş ya da geçiyor olabilir ancak bu anların keyifli yönlerini de görmezden gelmemeli iyi anlardan da bahsetmeliyiz.

  • Kişiselleştirme

Başkalarının yaptığı hatalardan kendini sorumlu tutma ve yaşanan tüm olumsuz olayları üste alarak kişiselleştirme yanlışı da Bilişsel Çarpıtma durumlarından biridir. Ebeveyn olarak çocuğunuzun sınavında başarısız olmasının tüm sebebi siz değilsiniz.

  • Seçici Soyutlama

Bir durumun ya da ilişkinin sadece olumsuz öğelerine odaklanmak. Aslında iyi geçen bir konuşma sonrası herkesin sizi tebrik etmesine rağmen bir kişinin yaptığı olumsuz yorumu kafaya takarak sürekli onun üzerinde düşünme ya da mülakat sırasında bir soruya cevap veremediğiniz için görüşmenin kötü geçtiğini zannetme.

  • Duygudan Sonuca Ulaşmak

Toplum olarak duygusalız. Duygularımızın bizi yanıltmayacağını düşünürüz. Ancak duygularımızın tersine deliller olmasına rağmen bunları görmezden gelerek öyle hissedildiği için öyle olduğunu düşünmek de bir düşünce hatasıdır. "Beni aldattığını düşünüyorum." ya da "Korktuğuma göre tehlikeli bir durum var."

  • Olmalı İfadeleri

Kişinin dünya düzeni hakkında katı kuralları olmasıdır. "İnsanlar haksızlık yapmamalı" -malı, -meli tarzı bu ifadeler kontrolü sağlayamadıkça daha çok depresif olmamıza neden olmaz mı? Bazı şeyleri olduğu gibi kabul etmek gerekir.

  • Zihin Okuma

Diğer insanların ne düşündüğünü ve de onların bizim ne düşündüğümüzü bildikleri ya da bilmeleri gerektiğine inanmak. Örneğin yasal karısı olarak tabımladığı Tıp mesleğinden ayrı olarak adını yazdığı öyküler ve oyunlar ile duyuran Anton Cehov İlk öykülerinden Memurun Ölümü  bu müthiş ironiyi taşır. Bu üst düzey birinin kafasına hapşırdığı için kendini suçlayan ve bunun için defalarca özür dilemeye kalkan bir memurun öyküsüdür ve komiklikten drama dönüşür. "Kesin benim onunla alay ettiğimi düşündü" ya da "Kesin bu konuşmamla onun canını sıktım" gibi düşünceler örnek olarak verilebilir.

  • Felaketleştirme

Pireyi deve yapmak, deyimi bu konuyu tam anlamıyla özetler. Tüm ihtimalleri göz ardı ederek sadece olumsuza odaklanmanın getirdiği düşünce hatalarından biridir. "İşi yetiştiremedin kesin kovulacağım."

  • Etiketleme

Kişinin kendisine ya da çevresindeki diğer kişilere genel etiketler yapıştırmasıdır. Bir işi yapamayan birinin "Beceriksizim" diyerek kendini tüm alanlarda beceriksiz ilan etmesi gibi ya da çocuğunun bir hatasında "Saygısız" olarak nitelendirmek gibi...


1 Yorum

  1. O kadar haklısınız ki... Hepsi de en çok yaptığımız hatalardan. Özellikle genelleme çok kötü bir hastalık. Bir kişinin hatasını herkese mâl etmek, diğerlerine haksızlık etmek demektir. Sonuçta onların ne suçu vardır, öyle değil mi? Bir de kişiselleştirme hatasından söz etmişsiniz. Onu ben çok yapıyorum. Birinin eline kıymık batsa kendimi suçlu hissediyorum resmen, bu da psikolojimi etkiliyor.

Bir cevap yazın