Türk Otomotiv Sanayi Tarihi

Cumhuriyet sonrası Türk otomotiv Sanayisinin Gelişimini 50’li yıllarda başlayan montaj deneyiminin, 2000’li yıllara, malzeme geliştirme ve tasarım destek kabiliyetlerine dönüşmesi sürecini derledik.


Osmanlı döneminde taşıma sanayi İstanbul Saraçhane çevresinde gelişmiştir. Teknik Okulları faaliyete geçiren Mithat Paşa’nın döneminde Sanayi Meslek Okulu için ilk önemli adımlar atılmıştır. İlerleyen zamanlarda da bünyesinde bir de fabrika kurulmuştur. Günümüzde olduğu gibi o dönemde de Teknoloji ve Bilim alışverişinde bulunmak için  okullardan dereceyle mezun olanlar Avrupa’ya Eğitime gönderilmiş ve Otomotiv Sanayinin gelişimine katkıda bulunulmuştur.

Sanayi mekteplerinin ilk adımları tanzimat döneminde ortaya çıkmıştır. Islahhaneler 1.Meşruyetten sonra 1885 yılında Sanayi Mektebi ismini almıştır. Ne yazık ki daha sonra yani 1885’ten 1894’e kadar bu okullarda öğrenci sayılarında ciddi derecede azalma yaşanmıştır.

1894’ten sonra okul sayıları artırılmış üstelik okullar müstakil binalarına kavuşmuştur. Islahhaneler ise gerçek birer Sanayi Mektebi konumuna gelmiş ve bu mekteplerin sayısı da arttırılmıştır.

Bunlarla birlikte Balkan ve 1. Dünya Savaşı’nda teknik eleman ihtiyacının artmasından dolayı özellikle İstanbul Sanayi Mektebi başta olmak üzere Sanayi Mektepleri büyük önem kazanmıştır. Bunun üzerine  İstanbul Sanayi Mektebi’nden  mezun olanlar bu alanda gelişmiş Avrupa ülkelerine İhtisas yapmaları için gönderilmiştir. Ayrıca  Avrupa ülkelerinden de özellikle Macaristan’dan teknik elemanlar getirilerek öğrencilerin daha iyi yetiştirilmelerine ortam hazırlanmıştır. Ancak okullar arası koordinasyon ve maddiyat yetersizliğinden dolayı bu dönemde de sanayi mekteplerinde istenilen kalitede eleman yetiştirilememiştir.

Daha sonraları askeri güç için otomotivin öneminin fark edilmesi üzerine askeri kamyonlar ithal edilmeye başlandı. 1916’da Osmanlı Taşıma Araçları Şirketi’nin kurulması, Otomotiv Sanayinin ülkemizde gelişiminde önemli bir yere sahiptir.

Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte, 1927-1928 yılları arasında İstanbul Limanı’nı yeniden canlandırmak için, İstanbul’da ‘serbest bölge’ kurulmasına destek verildi. Cumhuriyet tarihine bakınca, ülkemizde otomobil üretimine genelde dövizle ilintili baskılar ve kararlar sonucu başlandığı, teşvikler verildiği gözlenmektedir. Bunun ilk örneği, kimi kaynaklara göre 1927, kimisine göre de 1926’da Ford Motor Company ile hükümet arasında imzalanan 25 yıllık anlaşma uyarınca kurulan montaj fabrikasıdır.

Aynı zamanda Türkiye’nin ilk “Serbest Bölge” deneyimi olan Tophane’de bulunan gümrük depolarının bir kısmında başlayan üretimde, tüm parçalar gümrüksüz olarak ithal ediliyordu.

İhracat şartı da getiren anlaşma gereği tesisi kuran Ford, burada 450 işçi çalıştıracak günde 55 otomobil ile 15 kamyon üretecekti. 1928’de Türkiye’de toplam yaklaşık 2500 otomobil olduğu belirtiliyor.

Söz konusu fabrikadaki üretim adetleri maalesef  günde ancak 48 otomobile kadar çıkabildi.

Burada üretilen kamyonlar ise ilanlarda “Türkiye’de ve Türk işçiliğiyle yapılmış” araçlar olarak lanse ediliyordu. İhracat açısından ise sadece o dönemdeki Sovyetler Birliği’ne bir miktar araç gönderildiği kaydediliyor.

Fakat, 1930 krizi ile birlikte mevzyaatta ortaya çıkan birtakım sorunlar üretimin durmasına sebep oldu. 15.000 adet araç üretiminin ardından Tophane’deki bu fabrika 1934’te kapatıldı. 1944’te ise tamamen yıkıldı.

Türk willys Overland Ltd.’nin, Tuzla Cip Fabrikasında, Türk  ordusuna Jip ve kamyonet gibi araçlar üretmesi üzerine, Türkiye’de ilk kez otomotiv sanayi ürünleri üretimi de başlamış oldu. Takvimler ise 1954 yılını gösteriyordu.

Otomotiv sanayi ürünleri üzerine başlayan söz konusu yatırımı, 1955 yılında Türk Otomotiv Endüstrisi A.Ş ve daha sonrasında da Otosan ve Çiftçiler A.Ş’nin ikinci ve üçüncü kamyon fabrikaları izlemiştir.

Türkiye’nin ilk otomotiv fabrikası olarak kabul edilen bu yerde, Amerika’dan getirilen parçalarla yerli parçalar montajlanarak sivil ve askeri amaçlı Jeep ve kamyonet üretiliyordu.

Fabrika daha sonra Türk Silahlı kuvvetlerine devredildi. 1986 yılından itibaren “T Model” adıyla jiplerin yerleştirilmesi çalışmalarına geçildi.

1990’lı yıllara gelince de %100 yerli olarak GT ve GTD model askeri jip üretimine başlandı. Bu araçların markalarına ait tescil işlemleri, 1995 yılında Türk Patent Enstitüsü tarafından “Tuzla 1013” adı ve “T” logosu ile yapıldı.

Ayrıca, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Sanayi Genel Müdürlüğü’nden araç tipi için onay belgeleri alınarak, dünyaya ihracat için gerekli şartlar da sağlandı.

Türkiye’de ilk otobüs üretimi ise İstanbul Otobüs Karoseri Sanayi A.Ş. tarafından 1963’te Türkiye’de minibüs ve midibüs sektörünü de elinde bulunduran Magirüs marka otobüslerin montajı ile başlamıştır.

İlk Türk otomobili ise 1961 yılında Eskişehir Devlet Demiryolları fabrikasında üretilmiştir. Filmlere de konu olan ve herkesin hafızasında yer etmiş olan “Devrim” adı verilen söz konusu otomobil ancak 4 adetlik prototip üretim ile sınırlı kalmıştır.

İlk Türk arabası olan bu otomobil maalesef,  halka ve dönemin Cumhurbaşkanı olan Cemal Gürsel’e yapılan sunum sırasında, benzin deposunun boş olması nedeniyle aracın yolda kalması, bu araca karşı haksız bir güvensizlik oluşturmuştur. Ayrıca o yıllarda otomobil talebinin 5.000’in altında olması nedeniyle de, belirli ekonomik ölçeğin altında bir üretim düşünelemediğinden Devrim otomobilinin üretimi devam ettirilememiştir.

Oysa,  Türk otomotiv sanayisi için ismi gibi  ‘Devrim’ olan bu otomobilin üretimine o dönemlerde,  maddi kaygılar ve bir takım aksilikler göz ardı edilebilse,  şuan otomobil piyasasında bu Türk aracı büyük bir paya sagip olabilirdi. 2008 yapımı ‘Devrim Arabaları’ filmini izlemesini acikve.net olarak izlemenizi tavsiye ederiz.

Türkiye’de otomobilde ilk ciddi üretim ise 1966 yılında Anadol otomobilinin üretimi ile başlamıştır. Yıllık üretimi en fazla 7.200 adet olan Anadol marka otomobil üretimi 1982 yılına kadar devam etmiş ve toplam 87.000 adet üretilmiştir.

Sırasıyla 1968-1969 yıllarında Bursa Organize Sanayi Bölgesinde kurulan ve 1971 yılında üretime başlayan TOFAŞ ve OYAK-RENAULT firmaları da Türkiye’de otomotiv sanayinin gelişip güçlenmesinde etkili olmuşlardır.

Otomotiv ana sanayi üretimi içerisinde otomobilin yani arabanın payı %70 civarındadır.  Otomobil üretimi büyük ölçüde söz konusu yukarıda bahsedilen bu iki firma tarafından gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla, bu firmaların Türk otomotiv sanayinin gelişim sürecinde temel belirleyici olduğu genel kabul görmektedir.

Şu an Türkiye’de mevcut 15 orjinal araç üretici kuruluş bulunmaktadır.

İşte bu 15 araç üreticisinin firma ismi, üretim yeri ve üretime başlama tarihi ile birlikte listesi;

FİRMALAR      ÜRETİM YERİ           TARİH

A.HONDA       GEBZE/KOCAELİ           1997
A.I.O.S.                 İSTANBUL                 1966
B.M.C.                     İZMİR                      1966
ASKAM*         GEBZE/KOCAELİ           1964
FORS OTO           İSTANBUL                 1959
HYUNDAİ            KOCAELİ                   1997
KARSAN                 BURSA                     1966
M.A.N.                  ANKARA                    1966
M.BENZ TÜRK    İSTANBUL                 1968
OTOKAR               SAKARYA                  1963
OTOYOL               SAKARYA                  1966
O.RENAULT           BURSA                     1971
TEMSA                   ADANA                    1987
TOFAŞ                    BURSA                     1971
TOYOTASA           SAKARYA                 1994

 

Www.acikve.net
Www.instagram.com/acikvnet
Www.twitter.com/acikve_net
Www.facebokk.com/acikvenet


2 Comments

  1. İyi Günler,

    Öncelikle bu yazınız için teşekkürler.

    Yazınız içinde 1961’de üretilen Devrim otomobili hakkında yazarken, “İlk Türk arabası olan bu otomobil maalesef, halka ve dönemin Cumhurbaşkanı olan Fahri Korutürk’e yapılan sunum sırasında, benzin deposunun boş olması nedeniyle aracın yolda kalması, …” denmiş. Yazıda bahsi geçen Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk değil, Cemal Gürsel olmalıdır. Bilmezlikten olmadığına inandığım bu hatayı, düzeltilmesi umuduyla bildirmek istedim.

    Selam ve saygılarımla.

Bir cevap yazın