Tulum

Türkçede tulum “tolmak/donmak” fiilinden Türeyen bir isimdir. nefesle şişirilir içi doldurulduğu için gayet mantıklı olarak çalgıya bu isim verilmiştir. Tulum kullanıldığı diğer dillerde ekseriyetle gaydalı/kaita ismi ya da bu kelimeye yakın ses benzerliği olan isimler verilir. Mesela Macarca’da gaido veya duda çeşitli Slav dillerinde handa, Arapça’da yine ğayta, ispanya’da yine gaita isimleri verilmektedir. İşin dikkat çeken tarafı dünyanın birçok yerinde hatta Türkiye’de benzer bir isim verilmekte iken hemşin’de bu çalgıya tulumdan başka bir isim verilmemektedir.

Evliya Çelebi’nin dankiyo, damlıyor tulumu, dankiyo düdüği, dankiyo boruları, dankiyo nakısları diye bahsettiği ve ” Trabzon lazları icat itmişdür, bu yokuz delükli kamışdur” dediği çalgı tulum olarak bildiğimiz üflemeli çalgının ta kendisidir.

Evliya Çelebi Trabzon’a ve Kafkasya’ya 1640 1645 yılları arasında seyahat etmiş ve notlar almıştır.

Gövde:
Tulumun gövdesi genellikle keçi derilerinden yapılır. Bu deriler su ile karışık ateşte günde 2 ile 3 gün bekletilme işlemi sonrasında tüyleri dökülmesi gerçekleşmektedir. Bunun yanı sıra tabaklama işlemi yapılır.  Ayrıca arka kısmı iç kısma gelebilecek şekilde tersten sıkıcı bağlanır. Ön ayaklarının birisine budala bağlanıp şişirilerek asılıp kurutulmaya bırakılır. Kurutma işleminden sonrasında devamlı yumuşak kalabilmesi için badem yağı ya da gliserin kullanılmaktadır. Kırılmaya bırakıldığında çatallama olmaması adına bu yağların kullanımı şarttır.

Nav:

Şimşir ağacından yapılmalıdır yaklaşık olarak 40 derece eğri şimşir ağacının iç kısmını uygun bir biçimde uyuduktan sonrasında analıklar ismi verilmiş olan delikli 10 mm çapında budağı ayrıca kamıştan özel şekilde hazırlanmakta olan çubuğun ismi verilen sipsiler özenle ayrıca doğru şekilde yerleştirilir. Burada mühim olan nokta 2 adet sipsinin de benzer sesi vermesi gerekir analıklarda 6 mm  delinmiş olan 5 adet çift sıralı delik yer almaktadır. Ya da yan yana olan bu deliklerden çıkan seslerin benzer ayarda olabilmesi gerekmektedir aksi takdirde, ses bozuk ve anlamsız çıkar. Ses ayarları yapıldıktan sonrasında nav’ı tutumun diğer kol tarafına bağlanır ve şişirilir. Havanın kuvvetinden alınan kuvvet desteği ile sipsileri gelmiş olan baskı sesin çıkmasını sağlamaktadır ayrıca parmak vuruşları ile ses notalarına dönüşür

Ağızlık Dudula
Başta tulumun şişirilmesi gerekir.
Bunun yanı sıra bunun için, kullanılmış olan Dudullu yuvarlak bir aracın içi delinip yapılmaktadır. Ayrıca havanın arkaya kaçması adına, iç tarafa naylondan bir kapak yapılır ve raptiye ile tutturulmuş işleminden sonrası havanın tutumu daha da kolaylaşır. Ayrıca içeriye giriş de engellenir.

 

www.acikve.net
www.instagram.com/acikvnet
www.twitter.com/acikve_net
www.facebokk.com/acikvenetinternet

Bir cevap yazın