TEVBE’NİN ÇEŞİTLERİ

Tevbe, Allahü Teâlâ Hazretlerinden bir nimettir. Allahü Teâlâ Hazretleri bu ümmete in’âm etti. Diğer ümmetlere Allah, bu nimeti vermedi. Tevbe’nin Dört mertebesi vardır.

1 Tevbe ismiyle ilgilidir.

O’da sâliklerin (seyrü sulük’a gidenlerin) ilk mertebesidir. Bu nefsi emmâre’nin tevbesidir. Bu mü’minlerden avâmların mertebesidir. Bu tevbe’de menhiyyatı (Allah’ın yasakladıklarını) terketmek, Allah’ın emilerini işlemek, kaçırdıklarını

(Namaz ve Oruç gibi İbadetleri Kaza etmek, hakları hak sahiplerine vermek, zulmettiği kimseler ile helâlleşmek, yaptıklarına pişman olmak ve bir daha onlara dönmemeye azmetmektir.)

2 İnâbe Mertebesidir.

Bu nefs-i levvâme’nin mertebesidir. Bu, evliyâ’dan mü’minlerin havassının (seçkin olanların) mertebesidir. Allah’a inâbet, dünyayı terketmek, dünyanın lezzetlerine karşı zâhid olmak, güzel ahlâka sahip olmak, nefsi, hevâ ve hevesine muhâlefet ederek temizlemek ve nefis ile mücâhede etmeye devam etmektir. Nefis inâbe mertebesini kazanırsa, kalb makamına girer. Kalbin sıfatıyla vasıflanır. Çünkü inâbe kalbin sıfatlarındandır.

3 MERTEBE “EVBE” MERTEBESİDİR.

Bu ise nefs-i mülheme’ye mahsus bir yerdir. Bu mertebe, evliyâ’nın havasının mertebesidir. Allah’a “evbe” etmek (Ona Yönelmek) mü’minin şevk ve iştiyak duygularının eseri olarak Allah ile karşılaşmaya ve buluşmaya yönelmesidir. Eğer ‘ evbe” mertebesine kazanırsa, “Ruh” makamına girer. “Evbe’ makamının emmârelerindendir. Allah’a müştak olmak, insanlara karışmayı uzlet ile değiştirmesi, dostlar ile halvet yapmaktan pişman olmak, halktan uzaklaşır, Hak Teâlâ Hazretleriyle ünsiyet eder ve Allah yolunda hakkıyla mücâhede eder. İki kâinatta ona taalluk eden herşeyi keser.

4 Mertebe Nefs-i mutmainne’nin mertebesidir.

Bu Peygamberlerin ve evliyânın ehassının mertebesidir.  Bu Rabbanî inayetin cezbenin şeklidir. Enbiya ve evliyâ’nın nefislerinde ruhlarındaki cezbe halidir. Enâniyetin cezbelerinden Rubübiyetin hüviyetine râzî olmuş yâni, bu ruhlar, büyük bir iştiyak ile (kendisinden yâni Rablerinden razı olmuş bir halde) Rablerine kavuşmak istemektedirler. Yâni, merdıyye (Allah’dan razı olunmuş) yolunda, nefsini zelil ve hâkir kılarak, Rabbine giderken; Rabbinin müşâhedesine kavuşmayı istemektedirler. Bunu, enâniyetin kalkması, Allah’a kavuşma ve müşâhedenin devam etmesi için isterler.

 


Bir cevap yazın