TERSANE-İ AMİRE

TERSANE-İ AMİRE

Osmanlıların ilk donanımlı tersanesi Sultan I. Bayezid döneminde (1389-1403) 1390’da ilk Kaptan-ı Derya olan Saruca Paşa tarafından Gelibolu’da inşa ettirilmiştir. İstanbul’un fethi ile Haliç’e küçük bir tersane kurulmuş, Sultan II. Bayezid döneminde( 1481-1512) tersane genişletilmiş ve Yavuz Sultan Selim (1512-1520) ve Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) dönemlerinde ise gemi yapım tezgâhları, ambarlar, top ve barut dökümhaneleri, yelken ve halat imalathaneleri ilave edilmiştir.

Kanuni Sultan Süleyman’dan sonra gelen hükümdarların denizcilikle ilgilenmemeleri sonucu tersanede teknolojik anlamda bir duraksama yaşanmıştır. Sultan II. Mahmut devri (1808-1839) ise buharlı gemilerin faaliyete geçmesi nedeniyle tersanede esaslı değişikliklerin yapıldığı bir dönemdir. Bu dönemde Amerikalı Mühendis F. Rhodes buharlı bir gemi inşa etmiş; Böylece Tersane-i Amire Türkiye’de ilk buharlı gemi inşasına ev sahipliği yapan yer olmuştur.

Sultan Abdülaziz devrinde (1861-1876) ilk zırhlı gemiler Avrupa’ya sipariş edilmiş ve Tersane-i Amire’de çok sayıda gemi inşa edilmiştir.

Sultan II. Abdülhamit döneminde (1876-1909) ise İstanbul Tersanesi’nde büyük zırhlı gemiler inşa edilmiştir. Hamidiye Zırhlı Fırkatiyni, ilk Osmanlı denizaltıları olan Abdülhamid ve Abdülmecid denizaltıları ve ilk torbidobot olan Mecidiye Torpidobotu burada inşa edilerek Osmanlı Donanması’na katılmıştır.

Cumhuriyet’in ilanından sonra, Taşkızak, Haliç ve Camialtı Tersaneleri modern tezgâh ve aletlerle donatılmış ve gemilerin tamir ihtiyaçları ve bu tersanelerde giderilmeye çalışılmıştır.

 

 

www.acikve.net

www.instagram.com/acikvnet

www.twitter.com/acikve_net

www.facebook.com/acikvenetinternet

 

 


"Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen bir HİÇ ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl çömleği tutan dışındaki biçim değil içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir." Hz. Mevlana

Bir cevap yazın