Süleyman Çelebi Mevlid-i Şerif Peygamberin Doğuşu

Süleyman Çelebi

Mevlid-i Şerif

Peygamberin Doğuşu

Şefiul’usâti fî yevmi’l-arasât, Hazret-i Ahmed ü Mahmud ü Muhammed Mustafâ râ Salavât

Amine hâtun Muhammed ânesi
Ol sadefden doğdu ol dür dânesi.

Çünkü Abdullâhdan oldu hâmile
Vakt erişdi hefte vü eyyâm ile.

Hem Muhammed gelmesi oldu yakin
Çok alâmetler belirdi gelmedin.

Ol Rebiul evvel âyı nicesi
On ikinci gice isneyn gicesi.

Ol gice kim doğdu ol hayrül beşer
Anesi anda neler gördü neler.

Dedi gördüm habibin ânesi
Bir aceb nur kim, güneş; pervânesi.

Berk urup çıkdı evimden nâgehân
Göklere dek nur ile doldu cihân.

Gökler âçıldı ve feth oldu zulem
Üç melek gördüm elinde üç alem.

Biri meşrık biri mağripde anın
Biri dâmında dikildi Kâbe’nin.

Bildim anlardan kim ol halkın yeği
Kim yakin oldu cihâna gelmeği.

Kâ’be savt etdi o demde nâgehân
Dedi doğdu bu gice şems-i cihân.

Geldi huriler bölük bölük buğur
Yüzleri nurundan evim doldu nur.

Hem havâ üzre döşendi bir döşek
Adı sündüs döşeyen ânı melek.

Çün göründü bâna bu işler ayân
Hayret içre kalmış idim ben hemân

Yârılıp divâr çıkdı nâgehân
Geldi üç huri banâ oldu ayân.

Bâzılar derler ki ol üç dilberin
Asiyeydi biri ol meh peykerin.

Biri Muhammed hâtun idi âşikâr
Birisi hem hurilerden bir nigâr.

Geldiler lutf ile üç mehcebin
Verdiler bâna selâm ol dem hemin.

Çevre yânıma gelip oturdular
Mustafa’yı birbirine muştular.

Dediler oğlun gibi hiç bir oğul
Yâradılâlı cihân gelmiş değil.

Bu senin oğlun gibi kadr-i cemil
Bir anâya vermemiştir ol celil.

Ulu devlet buldun ey dildâr-sen
Doğiserdir senden ol hulk-ı hasen.

Bu gelen “ilm-i ledün” sultânıdır
Bu gelen tevhid ü irfan kânıdır.

Bu gelen aşkına devreyler felek
Yüzüne müştâkdürür ins ü melek.

Bu gice ol gicedir kim, ol şerif
Nur ile âlemleri eyler hâtif.

Bu gice dünyâyı il cennet kılar
Bu gice eşyâya Hak rahmet kılar.

Bu gice şâdân olur erbâb-ı dil
Bu giceye cân verir eshâb-i dil

Rahmetin lil’âlemindir Mustafâ
Hem şefiul müznibindir Mustafâ.

Vasfını bu resme tertib etdiler
O mübârek nuru tergib etdiler.

Amine eder çü vakt oldu temâm
Kim vücude gele ol hayrül enâm.

Susadım gâyet harâretten kati
Sundular bir câm dolusu şerbeti.

Şerbeti karşımda tutdu huriler
Bunu sâna verdi Allâh dediler.

Kardan âk idi ve hem soğuk idi
Lezzeti dâhi şekerde yok idi.

İçdim ânı oldu cismin nura gark
İdemezdim kendimi nurdan fark.

Geldi bir akkuş kanâd ile revan
Arkamı sığâdı kuvvetle hemân.

Doğdu ol sâatde ol sultân-ı din
Nura gârk oldu semâvât ü zemin.

Sallu Aleyhi ve Sellimu teslimâ
Hattâ tenâlu cenneten ve naimâ

Essalâtü vesselâmü aleyke yâ Resullullâh.
Essalâtü vesselâmü aleyke yâ Habiballâh.
Essalâtü vesselâmü aleyke yâ Seyyidil-evveline vel’âhırın
Vel Ham Dulillahi Rabbil Alemin…

(Süleyman Çelebi)

 


"Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen bir HİÇ ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl çömleği tutan dışındaki biçim değil içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir." Hz. Mevlana

Bir cevap yazın