SU DÜNYALARI, GÜNEŞ SİSTEMİ VE ÖTESİNDEKİ OKYANUSLAR

 

Okyanuslar Dünya'ya yaşam kıpırtısı verdi, gezegenimizin ''canlanmasını'' sağladı. Gökbilimciler okyanusların varlığını, yaşamın başlangıç aşaması olarak değerlendiriyor. Öyleyse okyanusları alan diğer gezegenler de dünya dışı yaşama ev sahipliği yapıyor olabilir mi? NASA araştırmacıları bu sorunun cevabını arıyor. Hem Güneş Sistemimizde hem de ötesinde okyanusları olan gezegen ve uydular tespit etmiş olmak ilk aşamaydı. Öyle görünüyor ki su dünyaları pek de nadir rastlanan bir durum değil. Hatta aralarda bir yerlerde  şu ana dek keşfettiklerimizden çok daha fazlası gizleniyor olabilir. Onları bulmak için önce yakınlarımızda olanları derinlemesine araştırmak, yani uzay araçları göndererek incelememiz gerek. Ve nereden başlayacağımızı biliyoruz.

SUYUN KAYNAĞI

Su molekülleri bir oksijen ve iki hidrojen atomundan oluşur. Hidrojen, Büyük Patlamada oluştu. Oksijen ise Güneş’ten çok daha büyük dev yıldızların kalbinde üretiliyor. Galaksimizdeki dev yıldız fabrikaları olan nebulalar olağanüstü miktarlarda su içeriyor. Ancak bu su genelde gaz halinde oluyor.

Hubble teleskobu, Helix nebulasına odaklandığında su molekülleriyle karşılaştı. Ölmekte olan bir yıldızın çevresine püskürttüğü içerikte bir araya gelmeyi başaran hidrojen ve oksijen atomlarıyla oluşan su, okyanuslarımızı meydana getiren suyun yıldızlarda oluştuğunu gösterdi. Orion nebulasındaysa oluşum aşamasındaki su molekülleri tespit edildi. Nebula içeriğinin büyük kısmı hidrojen gazından ibaret. Orion öyle büyük ki her gün Dünya okyanuslarının 60 katı kadar su oluşturacak malzemeye sahip. Nebulanın bebek yıldızlarla dolu bölgelerinde diğer moleküllerin beraberinde su molekülleri de şekillenmeye devam ediyor. Yıldızların doğumuna ev sahipliği yapan bu bölgelerdeki moleküller, gelecekte oluşmaya başlayacak yıldız sistemlerinin hammaddesi olacak.

Su moleküllerinin, yıldızların çevresinde şekillenmeye başlayan gezegen sistemlerinde de bolca bulunduğu biliniyor. Örneğin 20 milyon yaşındaki yıldız Beta Pictoris’in çevresini saran muazzam büyüklükteki gaz ve toz bulutunda da su molekülleri olduğu görüldü.

DÜNYA'DAKİ SU 

Biricik evimiz, Güneş Sistemi'nin mavi gezegeni Dünya şimdilik yaşamın olduğunu bildiğimiz tek yer. Dünya'ya ''okyanus gezegeni'' de deniyor çünkü %71'i suyla kaplı. Gezegenimizde  ki suyun %96,5'i okyanuslarda. Bunca suyun sadece %3'üne karşılık gelen bölümü içilebilir durumda. Ve içme suyunun üçte ikisinden fazlası da buzullarda hapsolmuş.

Gezegenimizin Güneş'ten uzaklığı, dünya dışı yaşamın izlerini arayan gökbilimcilere yol gösterdi. Burada yaşamın kıpırdanmasına olanak tanıyan öncelikli durum, Dünya'nın Güneş'e çok yakın, ne de  çok uzak olması. Ancak Dünya örneği, yıldızından uzak gezegenlerde yaşam oluşmayacağı anlamına gelmez. Bu mümkün olsa da böyle bir gezegende karşılaşabileceğimiz yaşam türünün bizimkine benzeme şansı çok az. Diğer bir deyişle; burada ki gibi her yerinden yaşam fışkıran bir gezegen için gereken en ideal koşullar, Dünya ve Güneş arasında ki mesafeye sağlandı.

Okyanus Gözlemi

NASA, okyanusları, özellikle de deniz seviyesindeki değişimleri yakından izliyor.

Küresel sıcaklıklar arttıkça okyanuslar da bu durumdan etkilenir. NASA verilerine göre, her yıl 0,33 santimetre yükselen deniz suyu seviyesi, Grönland’daki buz tabakasının erimesiyle daha da artabilir. Şu anda erime oranı yılda 287 milyar ton. Antarktika’daki buz tabakasıysa yılda 134 milyar ton kaybediyor. Dünya okyanuslarındaki yaşam, okyanusun renginde dalgalanmalar yarattığı için uzaydan da tespit edilebilir nitelikte. Bu renk değişiminde bitkisel planktonlar büyük öneme sahip. Onların varlığı, zengin bir okyanus ekosisteminin işareti sayılıyor.

 

 

Www.instagram.com/acikvnet

Www.twitter.com/acikve_net


Bir cevap yazın