Sovyetler Birliği'nde müziğin yasaklanması ve "Röntgen Plaklar"

Müzik insan için hatta diğer canlılar için de hayatın vazgeçilmez bir parçası. Her duygu durumuna karşılık bir ritim var. Müziğin alfabesi olan notalar adeta kulakla okunan bir edebi eser gibi büyüleyici. Tabii bu ritimler üzerine usta kalemler tarafından yazılan her bir söz de bu hislerin ete kemiğe bürünmüş hali.

Ancak tarihte (günümüzde de örnekleri var) baskıcı yönetimlerde her şeyin zamanla birbir yasaklanmasından payını müzik de almıştı.

Özellikle Soğuk Savaş döneminin ilk yıllarında, Sovyetler Birliği'nde çok sayıda müzik türü yasaklıydı. Yönetime göre batı tarzındaki caz ve rock düşmanların; yurt dışında yaşayan Rus vatandaşlarının yaptığı pop müzik ise vatan hainlerinin müziğiydi.

Günümüzde dilediğimiz gibi sayısız müzik listesi oluşturup en kaliteli cihazlarla bu müzik listelerini dinlemek çok kolayken bahsettiğimiz baskı ortamında müziğe ulaşmak oldukça zordu. Hükümet, müziği vatan hainliği gibi büyük bir suçlamayla bir görüyordu.

Buna rağmen 1950li yıllarda Sovyet Birliği"nde yaşayan genç, yaşlı her kesimden insan, popüler müzikleri dinleyebilmek için birtakım yol arayışına giriştiler. Bu yol oldukça riskli bir yoldu.

Öyle ki devletin müzik üzerindeki baskısını saf dışı bırakmak için geliştirilen çabalardan birini belgelemek üzere X-Ray Audio Projesi'ni kuran İngiliz müzisyen Stephen Coates, Sovyetler'in "tempo tutulacak her tür müziği" yasakladığını söylüyor. Bu ifade de olayın boyutunu gözler önüne seriyordu.

Orijinal müzik ülkeye genellikle denizciler tarafından uyuşturucu gibi kaçak yollardan sokuluyordu. 1946'da, Leningrad'da yaşayan girişimci müzikseverler Ruslan Bugoaslovski ve Boris Taigini ise kaçak yollarla sokulan bu plakları kopyalamanın O dönemlerde SSCB'de malzeme kıtlığı vardı. Bu nedenle mezkûr kayıt makinesinin yapımında matkap gibi aletler ile eski gramofonların parçaları kullanılmıştı.

Plak malzemesi için de umulmadık bir kaynağa başvurmuşlardı: Kayıt makinesi tarafından kesilecek kadar yumuşak plastikten yapılmış eski röntgenler.

Ruslan Bugoaslovski ve Boris Taigini ikilisinin bu anarşist ürünleri çok ilginçti: Kırık kaburga röntgeninden bir Rus tangosu yayılıyor, kırık leğen kemiğinden ise bir Broadway şovunun müziği çalıyordu.

İlginç olduğu kadar çarpıcı da olan bu isyankar plaklar, adeta çalan müziğe bir fon bir hikâye oluşturuyordu. Mesela kimin olduğu meçhul bir kafatası röntgeni Amerikan cazına iç sıkıcı bir dekor olabiliyordu. Müzik bu kemiklere bir ruh katıyordu.

Bu yöntem yavaş yavaş farklı kentlere yayılıp 20 yıl kadar süren bir yeraltı plak kültürünün ortaya çıkmasını sağlamıştı. Ancak bu durumun farkına varan oteriterler, Bugaslovski'yi üç kez hapse atarak cezlandırdı.

Bu kemik plaklardan birine St.Petersburg'da tesadüf eseri rastlayan Röntgenzdat meraklısı Stephen Coates, "Sovyet vatandaşlarının içine, gizliden gizliye hoşlandıkları yasak müzikler kaydedilmiş" diyerek; tarihe çarpıcı bir not olarak düşen röntgen plaklar (Kemik Müziği) olayını çok güzel özetlemiş.

Bir cevap yazın