SEVGİ OLMADAN İMAN, İMAN OLMADAN CENNET OLMAZ

Fertleri birbirine sevgi ve saygı bağları ile bağlı toplumlar güçlü olur. Önlerine çıkan her engeli kolaylıkla aşar ve her alanda başarı sağlar. Çünkü her başarının temelinde mutlaka sevgi vardır. Hatta iman yönünden kişilerin olgunlaşması da aralarındaki sevgiye dayanır. Nitekim Ebû Hureyye (Radıyallahü anh)'dan rivayete göre Hz.Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)

"Canım kudret elinde olan ALLAH Teâlâ'ya yemin ederim ki, sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız! Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz şeyi haber vereyim mi? Aranızda selam yaygınlaştırın!"  buyurmuşlardır.

Görülüyor ki Hz. Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) kişiyi cennete girdirecek imanı birbirimizi sevmeye bağlamışlardır. Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) İslâm'a göre her işin başı ve âhiretin yegâne geçer akçesi olan iman ile sevgi arasındaki bağı en çarpıcı biçimde bu Hadis-i şerifinde dile getirmiş bulunmaktadır. Konunun ehemmiyetine binâen yemin ederek söze başlamış ve önce kesin bir gerçeği, imansız cennete girilmeyeceğini haber vermiştir. Sonra da cennete girebilmenin vazgeçilmez şartı olan imanı elde edebilmek için mü'minlerin birbirlerini sevmeleri gerektiğini, aynı kesinlikle ve aynı açıklıkla bildirmiştir. "Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız!"

Bundan şu sonuç çıkmaktadır: İman, nasıl cennete girebilmenin vazgeçilmez şartı ise, mü'minleri sevmek de tam ve kâmil bir imana sâhip olabilmenin biricik şartıdır. Mü'min, kendisiyle aynı imanı paylaşan herkesi, ırkına, rengine, yurduna ve diline bakmaksızın sevecek, onlara karşı muhabbet ve sorumluluk duyacaktır. Çünkü imana sınır, yine imanın kendisiyle çizilebilir. Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) sadece tesbit ve teşhis ile kalmaz, mutlaka tedavi yollarını da müslümanlara gösterir. Bu Hadis-i Şerifte de Onun böyle bir uygulamasını görmekteyiz. Müslümanlar arası ilişkilerin sevgi düzeyine çıkarabilmesi için nereden başlanması gerektiğini. "Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi, aranızda Selâmı yayınız!" sözleriyle ortaya koymuş bulunmaktadır. Artık sonuç belli, vâsıta belli, o vâsıtayı elde edebilmek için gereken sermâye, sevgi belli, o sermâyeye ulaşmak için atılacak ilk adım da bellidir. Ötesi müslümanlara kalmıştır. Cennet-iman-sevgi-selâm irtibâtı, konumuz olan sevginin önem ve yerini göstermesi bakımından başka hiçbir söze ihtiyaç bırakmayacak kadar açıktır.

Kısacası: İmansız cennete girilmez. Birbirlerini sevmeyenler gerçek mânâda iman etmiş sayılmazlar. Çünkü iman sevgiden doğar, sevgi ile kemâl bulur. Selâmlaşmak müminler arasındaki sevgi bağlarının kuvvetlenmesine vesiledir. Mü'minlerin birbirlerini sevmemeleri, iman zayıflığının işaretidir.

www.instagram.com/acikvnet

www.twitter.com/acikve_net


Bir cevap yazın