Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın Kızı Hz. Fâtıma R.A
30 Ara, 2018 13:58 tarihinde eklendi

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın Kızı Hz. Fâtıma R.A

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın Kızı Hz. Fâtıma R.A

Hz. Fâtıma (R.A)

Resûllah’ın en küçük kızı olan Hz. Fatıma Mekke’de Kureyş’in Kâbe’yi tamir ettiği sıralarda doğmuştu. Allah Elçisi o sırada otuz beş yaşlarındaydı. Hz. Peygamber’in hicretin ardından aynı yıl içerisinde Medine’ye getirtilmişti. Hicretten beş ay sonra Hz. Ali, Fâtıma’yı babasından istemiş, Allah Resülu de onları Bedir Savaşı’nın hemen akebinde evlendirmişti. Bu evlilikten Hasan, Hüseyin, Ümmü Gülsüm ve Zeynep isminde dört çocuk dünyaya gelecekti.


Peygamber kızı olmasına rağmen Hz. Fâtıma, kocasının yanında fakir ve mütevazı bir hayat sürmüştü. Evin yükü kendisine ağır gelmiş, değirmende un öğüten elleri nasır tutmuştu. Kendisinin yanı sıra eşi de bu durumdan muzdarip olunca Allah Resûlu’ne gidip bir hizmetçi talebinde bulunmuşlardır. Resûlullah onlara Suffe Ashâbı’nın çektiği sıkıntıları hatırlatarak Allah’a şükretmeleri tavsiyesinde bulunmuştu. Bununla beraber Resûlullah kızına çok düşkündü ve “… Fâtıma benden bir parçadır…” buyururdu. Hz. Fâtıma, hâli, tavırları, ve yürüyüşü ile babasına çok benzerdi. Nitekim Hz. Aişe validemiz onun hakkında şöyle demişti: ” Resûlullah’a (sav) tâvır, hâl ve davranış bakımından Fâtıma’dan ( Allah onun yüzünü ağartsın) daha fazla benzeyen birini görmedim. Fâtıma onun huzuruna girdiği zaman Resûlullah ayağa kalkar, onun elini tutar, onu öper ve kendi yerine oturturdu. Resûlullah Fâtıma’nın yanına girdiği zaman da o ( aynı şekilde) hemen ayağa kalkar, babasının elinden tutar, onu öper ve kendi yerine oturturdu.

Hz. Fâtıma genel kabul gören görüşe göre, hicretin on birinci yılında Resûlullah’ın vefatından altı ay kadar sonra vefat etmişti. Öldüğünde yaklaşık yirmi dokuz yaşında olduğu söylenmektedir.

Hz. Fâtıma (RA) Kimdir?

Mîladî 609 yılında, Mekke’de doğdu. Hz. Peygamber’in (sav) en küçük kızıdır. Lakabı “beyaz, parlak, ve aydınlık yüzlü kadın” anlamında Zehrâ’dır. Aynı zamanda “iffetli ve namuslu kadın” anlamındaki Betûl lakabıyla da anılmıştır.

İbn Abdilberr, IV, 1893

Siyer kaynaklarında Hz. Fâtıma’nın (rah) adı ilk kez müşriklerin Hz. Peygamber’e (sav) karşı gerçekleştirdileri bir saldırı vesilesiyle geçer. Buna göre Kâbe’de namaz kılmakta olan Resul-i Ekrem’in (sav) secdeye vardığı sırada omuzlarına müşriklerden Ukbe b. Ebû Muayt tarafından bir deve işkembesinin atılması üzerine küçük yaştaki Fâtıma koşarak babasının üzerindeki pislikleri temizlemiş ve bunu yapanlara kızıp söylenmiştir.
Buharî, Salât, 109

Hz. Fâtıma (rah) ve Hz. Ali’nin Gökte Kıyılan Nikâhları :

Hadis-i Şerifleri:

İbn Ebi’l-Hadid şöyle der:

“Hz. Peygamber’in (sav) Ali’yi Fâtıma ile evlendirmesi Allah’ın gökte meleklerin şahitliğinde Ali’yi Fâtıma ile evlendirmesinden sonra gerçekleşmiştir.

Cabir b. Abdullah’ın şöyle söylediği rivayet olunur:

“Resulullah (sav) Fâtıma’yı (rah) Ali (ra) ile evlendirdiği zaman, Allah onları Arş’ının üzerinde evlendirmişti.

İmam Muhammed Bâkır’dan (as) şöyle rivayet etmiştir:

” Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
Ben ancak sizin gini bir insanım. Sizin aranızda evlenirim ve sizleri evlendiririm. Ama Fâtıma (rah) hariç. Onun evlenmesi gökten gelen vahiyle olmuştur.

Hz. Fâtıma (rah), Hz. Peygamber (sav) tarafından Hz. Ali (ra) ile evlendirildi.

Hz. Fatıma o sırada yaklaşık on sekiz yaşındaydı. Resûlullah, kızına çeyiz olarak kadife bir yaygı, bir su kırbası, içi lifle doldurulmuş yastık ve iki el değirmeni vermişti. Bu evlilikten Hasan, Hüseyin, Ümmü Gülsüm ve Zeynep isminde dört çocuk dünyaya gelecekti.

HM819 İbn Hanbel I, 104

Hz. Fâtıma (rah) hicretin 3. yılının Ramazan ayında (Şubat 625) ilk çocuğu olan Hasan’ı, bir yıl sonra Şaban (Ocak) ayında Hüseyin’i dünyaya getirdi. Daha sonraki yıllarda küçük yaşta ölen Muhassin ile Ümmü Gülsüm ve Zeyneb doğdu.
İbn Abdilberr, IV, 1894

Uhud Gazvesinde on hanımla birlikte gazilere yiyecek ve su taşıyan Hz. Fâtıma (rah), bu esnada yaralıları tedavi etti. Bu savaşta Hz. Peygamber’in (sav) dişinin kırılması üzerine yüzündeki kanları temizlemiş, kanın dinmediğini görünce bir hasır parçasını yakıp küllerini Resûllah’ın (sav) yüzüne bastırmak suretiyle kanı durdurmaya çalışmıştır.
Vâkıdî, Meğâzî, I, 249

Allah Resulü (sav), Hz. Fâtıma’ya (rah) son hastalığı sırasında Kur’ân-ı Kerîm’i Cebrail ile her yıl bir defa birbirlerine okuduklarını, bu sene Cebrail’in aynı maksatla iki defa geldiğini, bunun ise vefatının yaklaştığına işaret olduğunu söylemesi üzerine Fâtıma (rah) ağlamaya başladı. Ancak Hz. Peygamber’in (sav), ailesinden ilk önce kendisine onun kavuşacağını, ayrıca onun mümin kadınların hanımefendisi olduğunu söylemesi üzerine de tebessüm edip sevinmiştir.
Buhârî, Menakıb, 25

Hz. Fâtıma (rah), Resûllah’ın (sav) ölümünden beş buçuk ay sonra 3 Ramazan 11 ( 22 Kâsım 632) tarihinde vefat etti. Cenaze namazını Hz. Abbâs (ra) veya Hz. Ali (ra) kıldırdı. Vasiyeti üzerine geceleyin Hz. Ali (ra), Hz. Abbâs (ra) ile oğlu Fazl (ra) tarafından Cennetü’l-Bakî’a defnedildi.
Buhârî, Fedâil, 12; İbn Sa’d, VIII, 29-30; İbn Abdilberr, IV, 1898-1899

Resûlullah’ın (sav) terbiyesiyle yetişen Hz. Fâtıma (rah), babasının hem haya ve edep gibi özelliklerine, hem de konuşma tarzından yürüyüşüne kadar birçok vasfına sahip oldu. Bu güzel vasıfları sebebiyle Resul-i Ekrem (sav) Fâtıma’yı (rah) görünce sevinir, kendisini ayakta karşılar, elini tutarak ona iltifat edip yanına veya kendi yerine oturturdu. Hz. Peygamber (sav) sefere giderken aile fertlerinden en son Fâtıma (rah) ile vedalaşır, seferden dönünce de ilk olarak onunla görüşürdü.
İbn Abdilberr, IV, 1895

Kadınlardan en çok Fâtıma’yı (rah) erkeklerden de Ali’yi (ra) sevdiğini söyleyen Resul-i Ekrem (sav), ” Fâtıma benim bir parçaamdır, onu sevindiren beni sevindirmiş, onu üzen de beni üzmüş olur” ve “Bana melek gelerek Fâtıma’nın (rah) cennetliklerin hanımefendisi olduğunu müjdeledi” demiş, cennetlik kadınların en faziletlilerini saydığı bir başka hadisinde de önce Hz. Hatice (rah) ile Fâtıma’nın (rah)n sonra da Âsiye ile Meryem’in adlarını söylemiştir.
Buhârî, Menâkıb, 25, 31

Allah Resulü (sav) Fâtıma’nın (rah) oğulları olan Hasan (ra) ve Hüseyin (ra) çok severdi. Ebû Hureyre (ra) bir gün Allah’ın Resulü (sav) ile dışarı çıktıkları ve Fâtıma’nın (rah) evine geldiklerinde Peygamber’in (sav) Hasan’ı (ra) kastederek “Küçük adam orada mı? Küçük adam orada mı?” buyurduğunu ve Hasan’ın (ra) geldiğini, kucaklaştıkları sırada Allah’ın Resulü’nün (sav): “Ey Allah’ım ben onu seviyorum, senin de onu ve onu sevenleri sevmeni niyaz ediyorum” buyurduğunu rivayet etmiştir.
Buhârî, Menâkıb, 27; Müslim

Üsâme b. Zeyd’in (ra) rivayetine göre, Hz. Peygamber (sav) Hasan’ı (ra) ve onu alır: “Ey Allah’ım!, onları sevdiğim için, onları sevmeni niyaz ediyorum”diye dua ederdi. Bir başka rivayette Üsâme b. Zeyd’in (ra) , Resûlullah’ın (sav) kendisini ve Hasan’ı (ra) dizlerine aldığını bir dizine kendisi ve bir dizine Hasan’ı (ra) oturttuğunu ve “Ey Allah’ım! Onlara merhamet etmeni niyaz ediyorum” diye dua ettiğini söylemiştir. Yine Üsâme b. Zeyd’in (ra) şöyle der: “Bir gece bir işin için gittiğimde, Peygamber dışarıya elbisesinin içinde bir şeyle çıktı. Ben, ona elbisesinin içinde ne olduğunu sorunca elbisesini açtığında Hasan (ra) ile Hüseyin (ra) gördüm. Hz Peygamber (sav) şöyle buyurdu: ” Bunlar benim oğullarım, benim kızımın oğulları! Ey Allah’ım! ben onları seviyorum, senin de onları ve onları sevenleri sevmeni niyaz ediyorum”.
Buhârî, Menâkıb, 27; Tirmizî, Menâkıb, 31; Kandemir, M.Yaşar, Fâtıma, DİA, XII, 219-222
* Adem Apak

Kaynak: Hadislerle İslam

MA140011 Abdürrezzâk, Musannef, VII, 494.
ST8/26 İbn Sa’d, Tabakât, VIII, 26.
ST8/22 İnb Sa’d Tabakât, VIII, 22.
HM819 İbn Hanbel I, 104.
HM715 İbn Hanbel I, 92.
N3386 Nesâî, Nikâh, 81.
ST8/26 İbn Sa’d, Tabakât, VIII, 26.
HM838 İbn Hanbel I, 107.
M6310 Müslim, Fedâilü’s-sahâbe, 96; B5230 Buhârî, Nikâh, 110.
D5217 Ebû Davûd, Edeb, 143, 144; B3623 Buhârî, Menâkıb, 25.
ST8/28 İbn Sa’d , Tabakât,

Salat ve Selam Peygamber Efendimiz, Hz. Hatice, Hz. Fâtıma, Hz. Ali ve Hz.Hasan, Hz. Hüseyin ve tüm ehli beyte, asr-ı saadete, sahabe-i kirama tüm şehitlerimizin ruhu için 11 ihlas ve bir fatiha okuyup ruhlarına bağışlayalım…

Rabbim cümlesinden razı olsun…

Rabbim bizleri cennette Peygamber Efendimize, cennetin hanımefendisi Hz. Fâtıma, Cennet gençlerinin efendisi Hz. Hasan ve Hüseyin Efendimize bizleri komşu eylesin…

Amin… Amin… Amin… Ecmain…


Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *