PAZARLAMAYA DAİR İLHAM VEREN TAVSİYELER

Q.Tarantino,B.Obama,S.King,D.Negreanu ve S.Hawking’den Öğrenebileceğimiz İpuçları
Steve Jobs’ın yenilik ile ilgili söylediği çok güzel bir söz var :”Lider ve takipçiyi birbirinden ayıran şey yeniliktir “. Tam da bu noktada aklımıza şu soru takılıyor; işimizde sürekli olarak nasıl yenilikçi olabiliriz? Bu konuda bize kesinlikle yardımcı olabilecek bir öneri , her zaman kendi alanımız dışında ilham arayışı içinde olmaktır.Örnek vermek gerekirse, Adidas ,”Adidas Goodyear” koşu ayakkabılarını çıkarma kararından önce lastiklerden esinlenmiştir; Listerine ise,ürünlerinin “cep versiyonunu “çıkartırken cep telefonlarından ilham almıştır.
Kendi alanlarımızın veya kategorilerimizin dışına çıkarak , sınırlarımızı genişletiriz ve karşılaştığımız değişimlerde ilhamı bulabiliriz ve disiplinler arası öğrendiklerimizi kendi pazarlama stratejimizi çözerken uygulayabiliriz. Bu yazımda da kendi deneyimlerinden yola çıkarak, bir film yönetmeninden, politikacıdan,poker oyuncusundan, yazardan ve teorik fizikçi den pazarlamaya dair öğrendiğim notları örneklerle beraber sizler için aktardım.

 

Tavsiye1:Tarantino’dan tutarlı olmayı öğrenin
Quentin jerome Tarantino 1963 yılında doğmuştur ve tanınmış bir Amerikalı film yönetmenidir. En ünlü filmlerinden bazıları şunlardır:Kıll Bill, Ucuz Roman(Pulp Fictioni),Jackie Brown,Dango ve Nefret Sekizlisi(The Hateful Eighit).
Klasikleşmiş zalimlik /şiddet unsurunu Trantino filmlerinin adeta patentli bir unsuru haline geldi ve Tarantino bu zalimlik unsuru üzerinde kullandığı estetik, metinsel ve sinematografik seçimleri bakımından kendini diğer yönetmenlerden ayrıştırır. Yine aynı şekilde, filmlerinde Kült filmlere,kitaplara ve müziklere sürekli olarak göndermeler yapması onu diğer yönetmenlerden ayrı kılan diğer bir noktadır. Kill Bill 1 ve 2 yi, Bruce Lee’nin anısına yapmıştır. Jessie Browning 1970’lerin Kült dizisi Foxy Brown’a gönderme yapar. Pazarlama açısından konuşmak gerekirse , bu sanatsal seçimler, şiddetin farklı bir estetik açıdan açıkça kullanılmasıyla birlikte Tarantino onun eserlerindeki farklılaşma noktalarını oluşturuyor. Tarantino ,bu bahsettiğimiz tutarlılık unsurları ile tıpkı çok başarılı bir marka gibi, tüketicilerin aklında yer edinmeyi başarmıştır.

 

Tavsiye2:Barack Obama’dan doğru kanallarla anlamlı mesajlar iletmeyi öğrenin.

Amerika Birleşik Devletleri’nin 44 başkanı Barack Hüseyin Obama Twitter Facebook ve YouTube gibi sosyal medya araçlarını başkanlık seçimlerinde etkili bir şekilde kullanan ilk başkan adayıydı .Ardından Donald Trump da aynı şekilde sosyal medya araçlarını başarılı bir şekilde kullanarak benzer bir strateji yürüttü.
Obama’dan önceki başkan adayları destekçi ya da takipçi sayılarını artırmak için televizyonu çok fazla kullanıyorlardı .Obama ise , nüfusun önemli bir kısmında sosyal medyanın bir Trend haline geldiğini fark etmeyi başarmış ve bu kitlelere ulaşmak için de bu sosyal medya mecralarını kullanmıştır.Başka bir deyişle, hedef kitlesinin istek ve ihtiyaçlarını keşfetmiş ve bu ve doğru kanallar aracılığıyla iletmek istediği mesajı ulaştırmıştır. Sonuç olarak , Obama politikacı olarak bilgi ve becerileri sayesinde piyasaya giriş yapmış ve Hedef kitlesinin ihtiyaçlarını anlayıp bu ihtiyaçlara cevap vererek de kendini farklı ulaştırmıştır. Nihayetinde,doğru kanal seçimi hedeflediği kitle ile duygusal anlamda iletişim kurmak için oldukça önemli etkendi.

 

Tavsiye 3: Stephen King ‘den hikayenizin ana kahramanını müşterisiz yapmayı öğrenin.

“Yeşil yol ” (The Grreen),”sadist “(Misery), “Medyum “(The Shining)gibi sinemaya da uyarlanmış kitapların ünlü yazarı Stephen King, ana sırlarından birini şöyle ifşa ediyor: “Bence en güzel hikayeler olaylardan ziyade insanlara odaklanıyor , yani kısacası karakter odaklı oluyor.” Stephen King ‘in bu sözü sadece yazarların yapıtlarını geliştirmeleri için değil bir gün şirketlerinde işlerinin ana odak noktasını yeniden gözden geçirmeleri ve neden sorusunu düşünmeleri adına kullanılabilir. Şirketlerin çoğu günümüzde müşteri odaklı olduğunu söylüyor,peki gerçekten de müşteriyi hikayelerinin merkezine koyup bir gün onların baş kahraman yapıyorlar mı ! Doğruyu söylemek gerekirse,malesef bu soruya cevabımız hayır ve büyük bir hata yaptıklarını da belirtmeden geçemeyeceğim. Yani ,başarılı olmak için , şirketler daha insan odaklı Man Center olmalılar

 

Tavsiye4:Daniel Negreanu’dan rakiplerinizin hamlelerini tahmin etmeyi öğrenin.

Kanada’nın altı World Series of Poker bileziğini ve iki World Poker Tour şampiyonluğunu kazanan Daniel Negreanu, poker dünyasındaki en popüler figürlerden biridir . (WSOP- poker) tarihinin en büyük turnuvası olarak bilinmektedir. Yılda bir kez gerçekleştirilir.Dünya Poker serisi (WSOP) bileziği ise bir poker oyuncusunun kazanabileceği en cömert maddi bir değeri olmayan ödül olarak düşünülür. 1976 yılından bu yana WSOP’daki her etkinliğin galibi için bir bilezik ödüllendirildi. Her bir WSOP şampiyonluğu artık bir bilezik olarak adlandırılıyor.) Negraanu nadir görülen ama onun oyunlarında çok sıklıkla uyguladığı bir strateji kullanır ve bu strateji diğer oyuncuların önüne geçmesini sağlar. Kanadalı oyuncunun en ünlü Poker hilesi ,rakibin elindeki kartları okuma yeteneğidir.Onun doğuştan gelen yetenekleri bana stratejik pazarlama da daha çok sık kullanılan ünlü sözlerini hatırlattı. “Kendini tanı, düşmanını tanı . Bin Savaş, bin galibiyet getirir. Pazarlamada kendinizi rakiplerinizin yerine koymanız ve kendi şirketinize yönelik olası saldırıları simüle etmeniz önemlidir .Bu,yarışmalarda rakiplerinizin hamlelerini derinlemesine anlamanıza ve kartlarını okumanıza yardımcı olacaktır ve dolayısıyla pota konulan ve arttırılan paraları kazanmanızı sağlayacaktır . (Poker terimlerinde sıkça kullanılan “pot,”oyunun başında veya oyun sırasında her oyuncunun diğer oyuncuyu görerek veya artırarak ortaya koyduğu paranın tümü anlamına gelmektedir.)

 

Tavsiye 5:Stephen Hawking’den basit tutmayı öğrenin

Pazarlama ile hiç ilgisi görülmeyen bir alan gibi duran teorik fizikçi ve kozmolog Stephen Hawking ‘in bize pazarlamaya dair ne öğretebileceğini merak ediyorsunuzdur . Fakat , açıkça belirtmek gerekirse Stephen Hawking pazarlama stratejisinin de çok karmaşık bilgiler evren bile basit bir şekilde nasıl uyarlanabileceğinin en güzel örneğidir. 21 yaşında teşhis konulan ALS hastalığı yüzünden tekerlekli sandalyeye bağımlı olduğunu göz önünde bulundurursak , hayatı boyunca harika işlere imza attığını söyleyebiliriz . Pazarlamacılar olarak bizler için daha dikkat çeken nokta ise kitaplarını nasıl yazdığıdır. Evren ,karadelik ve insanın varlığı gibi karmaşık konu ve konseptleri bile basit bir şekilde açıklayabilen dünyanın en zeki insanlarından birisidir .Yazdığı kitap ve makaleler de karmaşık ve anlaşılmayan terminolojileri kullanmak yerine , okuması ve anlaşılması daha kolay,daha geniş bir kitleye ulaşabilen basit bir dil kullanır .Bundan çıkarabileceğimiz pazarlama mesajı şu olabilir : İşleri karıştırmayın! Özellikle de iş modelleri teknoloji ile haşır neşir olan şirketlerin bu konuda çok dikkatli olması gerekir. Şirketlerin çoğu zaman detaylara çok fazla takıldığına şahit oluyoruz , kesinlikle bu detaylar şirketleri kendi rakiplerinden ayrıştıran ve farklı kılan noktalar ,fakat anlaşılması çok zor olduğu için çoğu zaman müşteriye bir anlam ifade etmez .Yani , kendi alanınızda tıpkı Steven Hawking gibi profesyonel olun ,fakat konu müşteriler olunca kolay ve tükete bilecekleri bilgiler sunarak onlara gerçekten değer verdiğinizi gösterin.
Pazarlamaya ilişkin kitaplar okuyunuz , videolar izliyoruz fakat gözümüzü ve ekranlardan , kitaplardan kaldırarak , çevremize bir göz gezdirmeyi deneyelim. İşte etrafımıza gerçekten baktığımızda, Pazarlamanın aslında hayatımızın her alanında olduğunu ve birçok ünlünün kendi başarı ve örnekleriyle aslında bir nevi “ücretsiz ders “verdiklerini görebiliriz .

 


Bir cevap yazın