ÖN YARGILARINIZI GÖZDEN GEÇİRİN

Doğrulama sapması denilen şey, bir durum hakkında olumlu bir görüş oluşturduğumuzda bununla çelişen bilgilere değer vermemekle ortaya çıkıyor.

Ne kadar açık fikirli olursak olalım, hepimiz belirli önyargıları elemek de güçlük çekiyoruz .Özellikle yaşama uygulandıkların da yola aynı şekilde devam etmenize yardımcı oluyorsa .Ön yargılarımızı çoğu kendi deneyimlerimiz den değil, çocukluğumuzdan başkaları tarafından bize alışılanan fikir ve görüşler den geliyor. Tuhaf olanı ,bunları tek tek ele alıp incelemedikçe aslında biz var olmadıklarını bile fark ediyor oluşumuz.

Tüm önyarğıların kötü olduğu söylenemez .Ama içlerinden bazıları var ki gerçek potansiyeli ortaya çıkarmaya engel olmakla kalmıyor ,ilişkilere ve bir parçası olduğumuz sosyal sitelere de zarar veriyor. Çünkü bir konu hakkında önyargıya sahipsek o konuyla ilgili yeni veriler karşısında açık fikirli kalamıyoruz .Örneğin uzun yıllardan sürekli tekrarlandığı ve artık beyne kazındığı için kenevir bitkisinin zararlı bir uyuşturucu madde olduğunu dönüşürüz .Bilimsel araştırmalar bu bitkinin tıpta birçok alanda kullanabileceği kadar faydalı olduğunu gösteren verileri önümüze serse de  bulguları yok saymaya meyilli olabiliriz .Buradaki kilit sözcük; 'zararlı' aslında araştırmalar, bitkinin zararlarından  çok yararı olduğunu kanıtladı. Yine de bilim bu konuda ne derse desin mevcut yargılarımızın değişmesi pek kolay olmayacak.Tıpkı bu örnekteki gibi ,inandığımız şeye ters düşen verilerle karşılaşınca, kendi önyargılarımızı destekleyen bilgileri ortaya çıkarmanın peşine düşüyoruz. Ama zihnin sınırlarını aşmak isteyenlerin öncelikli adım olarak önyargılarıyla yüzleşmesi gerek. Onları bir filtre olarak kullanıp, bilgileri bu filtrede süzerek kendimize  uyan kısımları kullanmaktansa daha açık fikirli onlayı deneyebiliriz. Önyargılarınızla yüzleşmek ve onlardan kurtulup özgürleştirmek istiyorsanız aşağıdaki adımları uygulayabilirsiniz.

 

1.Meydan Okuyan Yeni Fikirlerden Korkmayın

Hepiniz kendimizi tanırız ve birçoğumuz düşündüğümüz şeyin dışında olan şeyleri kabul edemeyiz. Düşündüğümüz şeyin karşıtı olan bir savunucu karşısında onun savunduklarının, yanlış olduğunu kendi düşüncelerimizin doğru olduğunu düşünebilir. Kendimizi o konuda kapatabiliriz. Ama yeni fikirlere açık olmadığımız sürece, kendimizi geliştiremeyiz ve olduğumuz yerde dönüp dururuz.

 

2.Egonuz Bu Yeni Davranış Şekline Direnecek;Pes Etmeyin

Egolarımızın değişmesi çok zor gerçekleşiyor. Halihazırda bulunan egoların değişmesi de çok kolay bir şey değil. İnsanın egoları şahlanmış at gibi kendini taşmış ve yüksekte gördüğünden dolayı, yeni öğrendiği bir şeyi kabullenemiyor. Ayrıca bunu sindirmekden çok fazla hoşlanmaz.

Bu durumda nasıl hareket etmemiz gerekiyor ki egolarımızdan kurtulabilelim. Kendi görüşünün tersine bir insan görüş iddia ediyorsa, bu görüşün yanlış olduğunu biliyor veya kendi açımızdan yanlış olduğunu düşünüyorsak dahi alçakgönüllü bir şekilde bu, insana bu düşüncesinin yanlış olduğunu izah edebiliriz. Alçakgönüllülük her zaman için insanların fikrini değiştirmek de etkili bir çözümdür. Colorado Üniversitesi'nden Philips M.Fernbach yaptığı araştırmada "nasıl "sorusunun her şeyi değiştirdiğini gösterdi. Yani bundan anlayacağımız şudur ki görüşümüz farklı olan bir insana veya yaptığı şeyin yanlış olduğunu, anlatacağımız bir insana" neden" yerine "nasıl"   sorusunu yöneltmemiz gerekmekte. Bu soru ile birlikte eleştiri yönümüzü biraz daha düşürmüş oluyoruz. Egolarınızdan ve eleştirel yönümüzden nasıl kurtulmayı başaracağız. Şöyle ki zeka öncelikle bir şeyleri öğrenip geliştirmek için vardır ve zeki olan bir insan, zekasını kullanıp yeni bir şeyler eklemek ister. Yeni bir şeyler öğrenmek ister. Ancak egollarımıza yenik düştüğümüz zaman zekamızı arka plana atıp önümüze engeller koyuyoruz ve bu durumda zekamız da bir işe yaramamış oluyor. Ve bu engeller sayesinde kendimize yeni bir şeyler eklemiş olmuyoruz.

 

3.Düşüncelerinizin Özgün Olup Olmadığını Test Edin

Bazı olgular çevresel faktörler, gelenek ve yaşam şekillerine göre şekilalır. Sanki kendi düşüncemiz veya kendi fikrimizmiş gibi bu durumu içselleştiririz. Oysaki bu durum kusurlu bir durumdur. İnternet çağında olduğumuz bu dönemde, bir konuyu araştırdığımızda, doğru sandığımız şey ile ilgili farklı düşüncelerin olduğunu gördüğümüzde, bunları zihnimizde canlandırıp bilimsel olup olmadığını test ederiz. Ancak bunu her zaman yapamadığımız gibi bazen de başkalarının fikirlerini kendi fikrimiz mış gibi benimseyip o şekilde devam ederiz. Özellikle de cicili bicili güzel sözler ise bunlar. Sanki kendi sözümüzmüş gibi karşı tarafa aksettiririz. Oysaki özgürce düşüne bilmemiz, bu durumun içinden çıka bildiğiniz bu konuyu karşı tarafa aktarmanız. Eğer bilmediğimiz bir konuysa bilmediğimizi belirtip bu konu hakkında bilgi toplamayı önermeli ve kendimizin de bunu yapmayı sağlamalıyız.

Bu bağlamda, kendilerine gerçekten güvenen insanlar, bilmedikleri bir konu hakkında yöneltilen soruyu bilmediklerini dile getirirler. Çünkü yöneltilen her soruyu bilmek zorunda değiliz. Bu gerçeği kabul edip, yüzleşmeniz gerekmekte. Bunları sağladığımız takdirde, egomuzdan ve önyargılarımızdan daha çabuk kurtulabiliriz.

 

www.instagram.com/acikvnet

www.twitter.com/acikve_net

 

Bir cevap yazın