Nevşehir'de turizmin yeni ilgi odağı: Kayaşehir

Kayaşehir, Nevşehir’de 2014 yılında TOKİ’nin ''Nevşehir Kalesi ve Çevresi Kentsel Dönüşüm Projesi'' çalışmaları sırasında tesadüfen ortaya çıkarıldı. 6.yy ait olduğu tespit edilen bu tarihi yamaç yerleşimi kazı, temizlik ve restorasyon çalışmaları sonrası turizme açıldı. Turizme açılmasının ardından ise binlerce turist tarafından ziyaret edildi.

Nevşehir, Kapadokya gibi doğal güzellikleri ile adını tüm dünyaya duyurmuş bir şehir. Sadece 2019 yılında 3 milyon 834 bin yerli ve yabancı turist uğradı. Nevşehir, tesadüf eseri bulunan tarihi yamaç yerleşimi Kayaşehir ile yeni bir turizm destinasyonuna sahip oldu.

Kayaşehir bölge turizminin yeni ilgi odağı

Kayaşehir; arkeolojik, kültürel ve tarihi değerleriyle turistlerin ilgisini çekti. İçinde fresklerle bezeli kaya kilisesi, geçiş tünelleri ve kayadan oyma bine yakın oda bulunuyor. Özellikle erken Hristiyanlık dönemine ait bir yerleşim olması nedeniyle yabancı turistleri bölgeye daha çok çekmesi bekleniyor.

Kentsel dönüşümle birlikte gelen restorasyonla aynı bölgede bulunan Nevşehir Kalesi’nin de turizme açılması bölgenin turizm gücünü arttırıyor. Nevşehir Kalesi'nde her akşam düzenlenen konserlere katılanlar hem eğleniyor hem de tarihi alanda geçmişe yolculuk yapıyor. Kayaşehir ve Nevşehir Kalesi sabahtan geceye kadar açık ve ziyaret ücretsiz.

Peki, oldukça eski bir zamana uzanan tarihi yamaç yerleşimi Kayaşehir kazısında hangi eserler çıktı?

Henüz ilk bölümü turistlere açılan Kayaşehir'de, 6'ncı yüzyılda inşa edilen Manastır ve 12'nci yüzyılda yapılan Bizans Kilisesi ortaya çıkarıldı.

Göre kasabasından Nevşehir'e uzanan su yolları, kaya oyma mezarlar, havalandırma bacaları, şırahaneler, tüneller, erzak depoları, büyük ve geniş ahırlar, işlikler ve askeri barınma mekanları gibi alanlar keşfedildi. Ayrıca Kayaşehir’de günlük yaşamanın nasıl yaşandığını gösteren mutfak gereçleri, 708 adet lüle ve 270 adet kandil çıkarıldı. Toplamda kazıdan çıkarılan 1271 tarihi eser Nevşehir Müzesi’ne teslim edildi.

Tesadüfen bulunan bu yerleşim yeri Anadolu’nun henüz daha keşfedilmemiş bir hazine olduğunu bir kez daha ortaya koydu.


Bir cevap yazın