Mutlu Çocuğun Sırrı

Mutlu çocuğun tanımını yapmak bir bakıma zor. Ancak mutlu çocuk sorunsuz çocuk anlamına gelmiyor. Genellikle mutlu çocuk denilince akla; hiç sorun çıkarmayan , ailenin her istediğini yapan, uslu kurallara uyan çocuklar geliyor. Halbuki çocuklar surkeli büyüyüp gelişme gösterdikleri için, büyümeyle birlikte artan merak, ilgi deneyimleme istediği beraberinde çatışmaya da getirmektedir. Bu nedenle ailenin sırları ile kendi ihtiyaçlarının çatışmasının üstesinden gelebilen, arzu ve yasak arasındaki dengeyi sağlayabilen, kendisini ifade edebilen çocuklar sorun yaşasalar, yaşatsalar da mutlu çocuklardır.

Elbette ki çocugun içinde bulunduğu aile ortamıyla çok ilgili; aile ortamı dengeli, ebeveyn tutumu tuttarlı, evde sınırların olduğu fakat kurallarını anlaşılır oldugu ortamlarda büyüyen çocukların, böyle aile ortamında büyüyen çocuklara göre özgüven gelişmelerinin daha olumlu olduğu bilinmektedir.

Çocukların doğdukları andan itibaren başlayan ebeveynleri tarafından sevgi, onay ve dikkat ihtiyaçları ömür boyu devam eder. “Mutlu çocuğun tek bir tarifini yapmak oldukça güç olsa da eğer yapılacak olursa bana göre ailesi tarafından, sevgi onay ve dikkat gösterilme ihtiyaçlarinin karşılandığı çocuklar mutlu çocuklardır diyebiliriz.

ÇOCUKLAR SEVĞİYLE BÜYÜR VE İLGİYE MUHTAÇTIR; 

Toplumumuzda genellikle yedirme, içirme, soğuktan koruma gibi fiziksel ihtiyaçların karşılanması in planda tutuluyor ve duygusal ihtiyaçlar ise göz ardı edilebiliyor. İnsan biyo-pisko-sosyal bir varlıktır ve belki de diğer canlılardan bizi ayıran biyolojik yapımızın dışındaki psiko – sosyal bir varlık olma özelliğimizdir.

Duygusal ihtiyaçların çocuk ruhsal gelişiminde ne derece önemli olduğu olduğu psikoloji biliminde pek çok farklı araştırmaya da konu olmuştur. Bu anlamda “Still face ezperiment ” bebeğin, annesinin yüz ifadesine göre reaksiyonlarının nasıl değiştiğini gösteren önemli bir deneydir.

Annenin yüzünde sevgi, ilgi ve mutluluk ifadesi gören bebeğin huzur içerisinde gülücükler atarak annesine karşılık verdiği, anne tepkisiz ve donuk bir yüz ifadesiyle bebege baktığında ise bebeğin huzursuzlaştığı bir süre sonra stresinin artarak çığlıklar atmaya başladığı görülür. Çocuklar, annelerinin yüz ifadelerini okumakta, özel yeteneklere sahiptirler ve annelerinin yüz ifadelerine göre kendilerini konumlandırıyorlar. Annenin sevgisi ve duygusal desteği, çocuğun ileride nasıl bir insan olacağına dair bilgi veren kişilik gelişiminin oluşumundaki en önemli faktörlerden birisidir.

Çocukların mutlu olması için sadece fiziksel ihtiyaçların karşılanması yeterli değildir. Çocuklar sevgiyle büyür ve ilgiye muhtaçtır. Ebeveynlerin yapmaları gereken en önemli şey sevgi ve ilgilerini çocuklarına göstermeleridir.

ÇOCUKLARIN GELİŞİMİNE KATKI SAGLAYAN EN ÖNEMLİ AKTİVİTE OYUNDUR; 
Teknoloji ürünlerinin yerine, daha fazla oyun oynama, sosyal etkileşim ve fiziksel aktivite fırsatları sağlamalıyız. Oyun sırasında çocuğun hayal dünyasında gelişir, ancak teknolojik ürünlerle bunu sağlamak pek mümkün değildir.

✓ ÇOCUĞUNUZUN MODELİ OLDUĞUNUZU UNUTMAYIN; 

Çocuklar, büyürken önce doğduğu ailedeki davranışları gözlem yoluyla model alırlar. Genellikle, anne ve babaların davranış kalıpları çocukları doğuştan getirdikleri mizacı ile birlikte kişilerinin oluşumunda önemli bir role sahiptir.
Çocuklar, sosyal öğrenme aracılığıyla anne ve babalarının davranışları model alır ve onlar gibi davranırlar. Yani ” söylenenlerden” çok ” yapılanlar ” daha çabuk öğrenilir. Çocuklar büyürken, onlara örnek davranış lar sergilemek, doğru yönlendirmelerde bulunmak psikolojik gelşim için üzerinde durulması gereken önemli bir konudur.

✓    ÇOCUGUN SEVDİĞİ BİR ETKİNLİGE EBEVEYİNİN EŞLİK ETMESİ ÖNEMLİDİR; 

Televizyon izlemek veya tablet oyunları dışındaki her türlü aktivite olabilir. Oyun oynamak, birlikte sanat çalışmaları yapmak, resim yapmak gibi … Kontrolün tamamen çocukta olduğu, ebeveynin çocuğun duygu ve düşüncelerini çocuğa yansıtarak eşlik ettiği özel bir zaman …

Çocukla birebir zaman geçirmenin etkisi o kadar yüksek ki, bazı psikolojik sorunlarıda iyileştirici özelliği olduğu biliniyor. Kliniğe gelen, özellikle DEHB (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu), davranım problemleri gibi dışsallaştırma sorunları olan çocuklu ailelere, başka hiçbir meşguliyetin olmadığı, birebir ve dikkatin tamamen çocuğun üzerinde olduğu, oyun zaman dilimi uygulamaları öneriyoruz.

Çocukların anne ve babalarıyla özel zaman geçirmeye ihtiyaçları var. Bu özel zaman lardaki etkileşimin gücü çok yüksek , çünkü o sırada çocuğa verilen mesaj; ” seni dinliyorum” , ” seni anlıyorum ” , ” senin için buradayım” , ” sana değer veriyorum ” … gibi anlamlar içeriyor. Çocuklar başka ne ister ki !

 

 

www.acikve.net
www.instagram.com/acikvnet
www.twitter.com/acikve_net
www.facebokk.com/acikvenetinternet

Bir cevap yazın