MÜNAFIKLAR SAĞIR DİLSİZ VE KÖRDÜRLER

 

 صم “(Onlar) sağırdırlar.”

Yani onlar, hakkı işitmekten sağırdırlar,onu kabul etmezler, kabul etmedikleri zaman sanki işitmemiş gibidirler. Summün. (Kulakların) işitme deliklerinin kapanmasıdır. Böylece kendisine yönelen sesleri meydana getiren hava kendisine ulaşmaz olur.

بكم “(Onlar) dilsizdirler.”

Hakkı konuşmaktan ahrazdırlar (laldiler) hakkı söylemezler. Münafıklar, izhar ettiklerinin zıddını gizlediklerinde sanki hakkı söylememiş gibidirler. بكم Dilin afetidir. Dil bu hastalığa tutulduğu zaman, harflerin çıkış yerlerine dayanamaz. Dil harflerin çıkış yerlerine vurulmadığı zaman da, konuşma olmaz.

 عمي “(Onlar) kördürler.”

Yani kendilerini hidayete götürecek olan, ibrete ulaştıran nazardan (gözlerin bakmasından ve gözlerinin görme ışığını ve dolasıyla) görmelerini kaybettiler. Kör oldular. Aynı zamanda “basiret’lerini de kaybettiler. Çünkü basireti olmayan, gözü olmayan kör gibidir.

عمي

Kelimesi burada göz ve basiret (kalb gözünün) beraberce görmelerinin olmaması yani görmemeleri demektir. Bu onların dünyadaki sıfatlarıdır. Bundan dolayı, âhirette bu cezânın cinsi ile cezâya çarpıldılar.

” Ve her kime Allah hidayet ederse, o doğru yolu tutar; her kimi de dalâlete bırakırsa, artık onlar için O’nun berisinden veliler bulamazsın ve biz onları kıyamet günü- kör, dilsiz, sağır oldukları halde yüzleri üstü haşrederiz! Varacakları yer cehennem! Her dindikçe onlara bir sair(alev) artırırız.

Münafıklar, Allah’ın selâmını işitmezler, Allah’a muhâtab olmazlar (kıyamet günü Allah onlar ile konuşmayacaktır) ve onlar. Allah’ı görmezler.

Müslümanlar, Hakk’ı işitir, hakk’ı söyler ve hakk’a bakarlar. Onlar da kıyâmet günü, Allah’ın hitabı. Allah’a kavuşma ve Allah’ın selâmıyla İkram olunurlar.


Bir cevap yazın