Misk Nedir? Misk Kokusu Faydaları Nelerdir?

Misk

Misk, erkek misk geyiğinin karın derisinin altındaki salgı bezinden çıkarılan, keskin kokulu sıvı. Elde edildiği hayvanın yaşına ve mevsime bağlı olarak niteleği değişen bu sıvı, parfüm yapımında kullanılan değerli bir hammaddedir. Misk eskiden Hindistan’da ve öbür Uzakdoğu ülkelerinde afrodizyak, uyarıcı ve kas gevşetici olarak kullanılırdı.

İlk elde edildiğinde koyu kıvamlı bir sıvı özelliğinde olmasına karşın bekletildiğinde kuruyarak taneli bir görünüm alan misk genellikle saf alkolde çözülerek saklanır. Miskin kokulu bileşenlerinin en önemlisi muskondur (3-metilsiklopentadekanon).

Parfüm sanayisinde kullanılan muskon ve miske özgün kokusunu veren öbür bileşikler, bireşimsel olarak da hazırlanır.

Misk Geyiği

Misk geyiği ( Moschus moschiferus), Artiodactyla (çiftoynaklılar) takımının Cervidae familyasından küçük ve tıknaz yapılı geyik türü.

Yalnız yaşayan bu ürkek hayvanlara Sibirya’dan Himalayalar’a kadar uzanan dağlık bölgelerde rastlanır. Misk geyiğinin kulakları iri, kuyruğu çok kısadır. Boynuzları yoktur. Öbür geyiklerdekinden farklı olarak bir safrakesesi bulunur. Kaba tüyleri grimsi kahverengi, omiz yüksekliği 50-60 cm, sağrısı biraz daha yüksektir. Erkeklerin üst köpekdişleri uzundur ve ağızdan dışarı taşar; karın bölgesinde ise misk maddesini salgılayan bir organ yer alır. Bu organdan elde edilen misk, parfüm ve sabun yapımında kullanılır.

Misk Kokusu

Her insanın kendine has bir kokusu vardır. Misk ve miski amber kokusu güzel naif biraz ağır güzel hoş kokusu olan misk geyiğinin karın bölgesinden çıkan nadide güzel kokulurdan birisidir.

Misk Kokusu Faydaları

Resûlullah efendimiz s.a.v; Misk ve miski amber gibi kokuları kullandığını sürdüğünü hadislerden öğreniyoruz. Misk ve amber gibi Resûlullah sürdüğü kokuları kullanmak sünnet bir ibadet olduğu için, bizlerde bu kokuları sürerek sünnet olanı yerine getirmiş oluruz. Hem de maddi ve manevi misk gibi kokulardan faydalanarak şifa buluruz.

” Hoş koku sünnettir”

Peygamber Efendimiz misk kokusunu sürerdi. Kullanması sünnet olan bu hoş güzel kokunun birçok faydaları vardır.

• Misk kullanmak sürmek sünnetdir.

• Misk kullanmak aklı güçlendirir.

• Uyarıcı bir kokudur.

• Kas gevşeticidir.

• Kalbi kuvvetlendirici etkisi vardır.

• Çok güçlü bir rahatlatıcı özelliği vardır.

• Peygamber efendimiz s.a.v miski alırdı, miski başına, saçlarına ve sakalına sürermişti.

• Mideyi kuvvetlendirir. Hazmı kolaylaştırır.

• Ter kokusunu giderir. İnsanın güzel kokmasını sağlar.

• Baş ağrısına iyi gelir.

• Soğuk algınlığı, nezle gribe, bulantı ve kusmaya, güçsüzlüğe iyi gelir.

• Kirli havayı temizleyici özelliği vardır.

• Salgın hastalıklarda havayı temizler.

• Zehirlenmelere faydalıdır.

• İştah açıcıdır.

• Maddi ve manevi şifa veren güzel kokulardan biriside misk kokusudur.

Peygamber Efendimiz Bir Hadisi Şerifte Şöyle Buyurur:

“Kokuların en güzeli misktir”

Peygamber Efendimiz s.a.v evinde “misk, kâfur, amber, ud/öd gibi ağaç yongaları yakılır ve bu suretle çıkan güzel kokulu dumanlarla ev tütsülenirdi.”

Kur’an’ı Kerim’in Mutaffifîn sûresindeki 22-26 ayette misk kelimesi kullanılır. Misk cennet nimetleri arasında bulunan nefis içkilerden birisi olarak zikredilir.

“İyiler elbette nimet içindedirler. Koltuklar üzerinde oturup seyredeler. İlâhi lutufların sevincini yüzlerinden okursun. Onlara mühürlenmiş, mührü de misk olan nefis bir içki sunulur. Yarışanlar, işte bunlar için yarışsınlar.”
Mutaffifîn 22-26

“Aydan arıdır yüzleri, Misk-u anberdir sözleri…”
(Yunus Emre)

“Her müslümanın yedi günde bir yıkanması ve varsa güzel koku sürünmesi Allah’ın bir hakkıdır.”

Muhammed İbnu Ali ra anlatıyor:
Hz. Aişe’ye ra sordum:

“Resûlullah s.a.v hoş koku kullanır mıydı?”
“Evet… misk ve amber kullanırdı.”
(Mevahib-i Ledünniye)

“Erkeklerin kokuları kokusu duyulan ve rengi olmayandır. Kadınların kokularının ise rengi olur, fakat kokusu başkaları (yabancı erkekler) tarafından fark edilmez olmalıdır.”
(Tirmizî, Edeb, 35)


"Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen bir HİÇ ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl çömleği tutan dışındaki biçim değil içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir." Hz. Mevlana

Bir cevap yazın