Mevlana Celaleddin Rumî

Mevlana

Büyük mutasavvıf, âlim ve şair Mevlana Celaledd-i Rumî 1207 yılında Horasan’ın Belh şehrinde dünyaya geldi. Moğol istilası sebebiyle ailesiyle Belh’ten göç ederek Anadolu’da bir süre kaldı ve Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat’ın daveti üzerine Konya’ya yerleşti. Mevlana âlim olan babasının yanında eğitimine çok küçük yaşlarda başladı ve Seyyid Burhaneddin Tirmizì başta olmak üzere devrin kıymetli hocalarından dersler aldı.

Müderrislik yapan Hz. Mevlânâ, hayatında Kur’an ve sünnetden bir adım ve bir nefes dahi ayrılmamaya çalıştı. Bu iki ana kaynağın dışında kendisine isnat edilecek şeylerden bizar olduğunu ifade edip “Ben sağ olduğum müddetçe Kur’an’ın bendesiyim, Hz. Muhammed’in yolunun tozuyum.” demiştir.

“Ömrümün özeti şu üç sözdür:
Hamdım, piştim, yandım.” diyen Mevlana, 17 Aralık 1273 yılında vefat etmiştir. Allah’a kavuşma gecesi olarak gördüğü ölümüne Mevleviler, “Şeb-i Arus” (düğün gecesi) adını vermişlerdir. Mesnevi, Divan-ı Kebir, Fihi Ma fih, ve Mektubat gibi kıymetli eserlerin sahibi olan Mevlana’nın öğütleri tüm dünyada akis bulmuştur.

Mevlana’nın Vermiş Olduğu 7 Öğüt:

• Cömertlik ve yardım etme konusunda akarsu gibi ol.

• Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.

• Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.

• Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.

• Tevazu ve alçakgönüllükte toprak gibi ol.

• Hoşgörülülükte deniz gibi ol.

• Ya olduğunu gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

Mevlana Şiirleri

Olduğun Gibi Görün

Güneş gibi şefkatte, merhamette.
Gece gibi ol, ayıpları örtmekte.
Akarsu gibi ol keremde, cömerlikte.
Ölü gibi ol öfkede, asabiyette.
Toprak gibi ol tevazuda, mahviyette
Ya olduğunu gibi görün, ya görüdüğün gibi ol.

Ben Bende Değil

Ben bende değil, sende de hem sen hem ben,
Bem hem benimim, hem de senin, sen de benim,

Bir öyle garip hale bugün geldim ki
Sen ben misin, bilmiyorum, ben mi senim.

Mevlana Sözleri:

• Sıkıntılar, sevgilinin gönderdiği misafirdir; gelir ve gider. Önemli olan gönderenin hatrına o misafire sabredebilmektir.

• Nice bilgin vardır ki hakiki bilgiden, hakiki irfandan nasipleri yoktur. Bu çeşit bilgin, bilgi hafızıdır, bilgi sevgilisi değil.

• Hak kuldan intikamını kul ile alır.
Din irfan bilmeyen bunu kul etti sanır.

• Bir insanın aynalara gösterdiği sadece bir yüzü, kimseye söylemediği bin hüznü vardır.

• Bir delil ile kırk alimi yendim.
Kırk delil ile bir cahili yenemedim.

• Kalp sırrına erenler neler yapar bilir misin?
Kızmazlar, küsmezler…
Kırmazlar, kırılmazlar…
Her şeyde bir güzellik bulurlar…
Hiçbir şeyi insanoğlundan bilmezler; Rabbi’nden bilirler.
Herşeyi O’ndan umar, O’ndan beklerler.
Ve susarlar!
Susarak konuşurlar…

• Sevgi şifadır. Sevgi güçtür. Sevgi; değişimin mührüdür.

• Marifet,
Can için sevgili aramak değil,
Sevgili için Can taşımaktır.

• Susmalıyım belkide.
Kefenleyip tüm kelimeleri, cümleleri,
öylece mısraları gömmeliyim.
Ne sahibim bu yerde nede kiracı,
Sadece bir ömürlük misafirim ben,
Yüreğimiz kıymet bilene emanet…

• Gel, gel, ne olursa olsun yine gel,
İster kafir, ister mecusi,
İster puta tapan ol yine gel,
Bizim dergahımız, ümitsizlik
dergahı değildir,
Yüz kere tövbeni bozmuş olsan
da yine gel…

Mevlana Celaleddin Rumî’yi 745 Vuslat yılında Rahmetle yadediyoruz.

Allah Rahmet Eylesin…




"Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen bir HİÇ ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl çömleği tutan dışındaki biçim değil içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir." Hz. Mevlana

Bir cevap yazın