Leyla vü Mecnun Öyküsü

Leyla vü Mecnun

Leyla vü Mecnun, Fars ve Türk edebiyatlarında ortak mesnevi konusu. Bir Arap efsanesine dayanan bu aşk öyküsünün kahramanlarından Mecnun, bazı araştırmacılara göre şair Kays bun el-Mülevveh el Amiri'nin lakabıdır ve sonradan adının yerini almıştır. Bu öykü onun şiirlerinin yorumundan doğmuştur. Leyla'nın gerçek adıysa binti Mehdi bin Sadi'l-Amiri'dir. Bazılarıysa bu öyküyü gizli biçimde amcasının kızını seven bir Emevi gencine mal ederler. Konu kısaca şöyledir:

Necid çöllerinde Beni Amir kabilesinden Kays ile Leyla küçük yaşta birbirini severler. Bu aşka karşı çıkan ailesi Leyla'yı çadıra kapatır. Kays omu göremeyince çöllere düşer ve bir süre sonra da Mecnun (deli) diye anılmaya başlar. Kays'ın babası Leyla'yı ister. Kızı vermezler. Sağlığına kavuşur umuduyla Kâbe'ye götürülen Kays, aşkını ve derdini anlatması için Allah'a yakarır. Duası kabul olur; o da çöllerde vahşi hayvanlarla yaşar. Bu arada Leyla başkasıyla evlendirilmiş, ama kendini ona teslim etmemiş ve üzüntüsünden ölmüştür. Kays da Leyla'nın mezarı başında can verir.

Arap edebiyatında Ebu'l-Ferec el-Isfahani, Halid bin Kulsüm, Ebu Bekrü'l-Valibi, İbnü'l-Müberred (ö.1504), Şemsüddin Ali bin Tulunu's-Salihi gibi yazarlar tarafından değişik biçimlerde ve bölük pörçük ele alınan Leyla vü Mecnun öyküsü bir bütünlük içinde ve mesnevi biçiminde ilk kez İran'da işlenmiştir. Genceli Nizamî'nin 1188'de yazdığı ilk Leyla vü Mecnun mesnevisi doğrudan Arap kaynaklarına dayanır. Yapıt 1943'de A.N Tarlan tarafından Türkçeye çevrilmiştir. İran edebiyatında aynı konuyu işleyen başka şairler arasında Hüsrev-i Dehlevi, Camî, Mektebî (ö.1512), Kâtibî (ö.1436), Derviş Eşref (ü. 15. yy), Süheylî (ö.1502) ve Misali-i Kâşânî (ü. 15 yy) sayılabilir.

Mir Muhammed Hüseyin Tecelli (ü.18 yy), Muhammed Vezir Han, Mirza Mehdi Han, Muhammed Kadir gibi yazarlarla Urdu edebiyatına da giren Leyla vü Mecnun öyküsünü Türk edebiyatına işleyen şairlerin çoğu Nizamî'nin etkisinde kalmıştır. Türk edebiyatında Çağatay şairi Ali Şir Nevaî'nin, Osmanlı şairlerinden Fuzulî'nin ve Hamddullah Hamdi'nin Leyla vü Mecnun mesnevileri ünlüdür. Ali Şir Nevaî'nin yapıtı 1967'de yeni harflerle ve kısaltılarak yayımlanmıştır. Fuzulî'nin tasavvuf yaşantısıyla yetkin bir lirizmi birleştirerek oluşturduğu yapıtı da 1943, 1958 ve 1981'de yeni harflerle basılmıştır. Türk edebiyatında Leyla vü Mecnun mesnevisi yazan başka şairlerde vardır.

Leyla vü Mecnun öyküsü halk edebiyatında da ele alınmıştır. Genel olarak Fuzulî'nin yapıtının benzeri olan bu öyküler yalın bir dille ve resimli olarak, bazen de araya şiirler serpiştirilerek kitap haline getirilmiş, 1847'den başlamak üzere birçok kez taş baskı olarak basılmış ve Karagöz oyunları arasında yet almıştır. Rusça, Ermenice, Almanca gibi dillere de çevrilen Leyla vü Mecnun öyküsü birçok kez filme alınmış ve operaya uyarlanmıştır.

Kaynak: Ana Britannica


Bir cevap yazın