KÜBA HAKKINDA HER ŞEY

Karayiplerde bir ada ülkesi olan Küba, her dönem ilgi duyulan ve dünyanın dört bir yanından turist çeken ülkelerden birisi. Mesafenin ve uçuş süresinin gözünüzü korkutmasına izin vermeyin. Küba gerçekten görmeye değer bir ülke. Bir dönem ambargoya maruz kalmış ve ada devleti olmasından dolayı izole bir halde yaşamış Küba bu sayede kendine has kültürünü bugün hala koruyabilmiş. İşte tam bu sebepten Küba hakkında ne yazılsa eksik kalacağı aşikar.

Küba, Kristof Kolomb’un keşfi ile İspanyol toprağı ilan edilen ve 1511’de ilk kalıcı yerleşimin kurulduğu ada ülkesi… Küba denilince akla ilk gelen isimlerden biri Kübalı şair ve yazar Jose Marti. Rejim muhalifi olan Marti bir çok kez sürgün edilmiş ve 11 Nisan 1895’te sürgünde olduğu İspanya’dan memleketine ulaşarak yanında bulunan muhaliflerle birlikte isyan başlatmıştır. Başarısızlıkla sonuçlanan isyan sonucunda ise 19 Mayıs 1895 tarihinde yaşamını yitirmiştir. Mezarı Santigo de Cuba şehrinde Efigenia mezarlığındadır.

Küba bağımsızlığını 1 Ocak 1899’da imzalanan Paris Antlaşması neticesinde kazanır. Gerçi her ne kadar bağımsızlık dense de aslında yıllarca düzgün yönetilemeyen Küba siyasi tarihi 1933 yılında Fulgencio Batista Zaldivar’nın askeri operasyonla ülkenin başına geçmesine zemin hazırlar. 1953 yılında Batista diktatörlüğünü yıkmak amacıyla bir grup oluşturan (artık hepimizin ismine aşina olduğu) Fidel Castro, 26 Temmuz’da bir baskın düzenler ama başarısızlığa uğrar ve 21 ay hapis yatar. Batista’nın emriyle bağışlanan Castro Küba’dan ayrılır ve 26 Temmuz Hareketi adı altında yeni bir örgüt kurar. 2 Aralık 1956’da Granma yatıyla Küba’ya geri dönerek tekrar ülke rejimine karşı harekete geçer. İki yıl süren çatışmalar sonucunda Batista ülkeden kaçar.

Küba’dan bahsedip, ülkede 22 yılını geçirip bugün  tek başına bir turizm konusu haline gelmiş  Ernest Hemingway’den bahsetmemek olmaz. Ernest Hemingway’in yerleşik hayatına başladığı, bugün müze olarak kullanılan Ambos Mundos otelinin 511 numaralı odasını, San Francisco de Paula kasabasında ki çiftlik evini ve Nobel ödüllü romanı ”İhtiyar  Balıkçı ve Denizi”e ilham veren balıkçı kasabası Cojimar ziyaret edip gelmiş geçmiş en sıradışı yazarın izini sürebilirsiniz.

Seyahatinize dair ufak ipuçları 

Küba’da para birimi biraz farklı. Ülkede halkın kullandığı CUP ( Cuban Peso) ce turistlerin kullandığı CUC (Cuban Convertible Peso) olmak üzere iki para birimi var. 1 CUC = 1 USD fakat Küba’ya giderken yanınızda mutlaka Euro veya Kanada Doları götürün. Çünkü Amerikan Doları bozdurduğunuz zaman %10 vergi kesiliyor.

Ayrıca kalacağınız gün sayısına yetecek kadar nakit para almanızda fayda var. Küba’da kredi kartı her yerde geçmiyor, geçse bile hatlarda sıkıntı olabiliyor.

Küba’da Wİ-Fİ büyük otellerin lobilerinde ve bazı meydanlarda mevcut, ücreti ile saati 3 CUC. İnternete bağlandığınız zaman sıklıkla kopmalar olabiliyor.

Tropikal iklim kuşağında olan Küba’ya yağışsız bir dönem olan Aralık-Nisan arasında gitmeniz daha uygun. Ayrıca 110V elektrik kullanılan Küba’ya giderken yanınızda dönüştürücü adaptör almakta fayda var.

Nasıl  gidilir?

THY’nin Havana’ya direkt uçuşu mevcut. Alternatif uçuş fiyatlarına göz atmak isterseniz Rusya,Fransa,Kanada,Hollanda aktarmalı olarak da Küba’ya uçabilirsiniz. Küba Umuma Mahsus Pasaport sahiplerinden vize istese de bir turizm ülkesi olmasından dolayı vize süreci pek sorunlu sayılmaz. Ankara’da ki Küba Büyükelçiliğinden ya da anlaşmalı tur şirketlerinden Küba vizesini alabilirsiniz.

Şehirler arası yolculuklar için kalabalıksanız pazarlık yaparak özel araçlarla ve taksilerle anlaşabilirsiniz veya devletin Viazul isimli otobüs firmasını kullanabilirsiniz.Şehir içinde ise yerel halkın kullandığı otobüsleri kullanabileceğiniz gibi CocoTaxi, BiciTaxi veya yoldan geçen herhangi bir aracı kullanabilirsiniz. Hangisine binerseniz binin pazarlık mutlaka yapın.

Küba’da yeme-içme

Küba’da en seçici bünyeler için bile bizim damak tadımıza uygun alternatifler mevcut. Klasik latin mutfağından pek farkı olmasa da özellikle deniz ürünlerinin lezzeti bile tek başına bir Küba seyahati planlamak için yeterli bir sebep. Istakoz, karides ve türlü balıklara doymadan dönmeyin. Devletin İşlettiği Paladar’lardan tutun, otellerin restoranlarına ve özel işletmelerine kadar her yerde her keseye göre yemek çeşidi mevcut.

Bir Karayip ülkesi olan Küba’nın tabii ki kendine has kahvesi de mavcut. Havan Plaza Vieja’da ki Cafe el Escorial’de kahvelerinizi çektirebilirsiniz ve kahve kokteyllerinin tadına bakabilirsiniz. Ayrıca kapalı paketlerde satılan Cubita ve Seranno gibi kahveleri marketlerden satın alabilirsiniz.

Konaklama

Dilerseniz otellerde dilerseniz de halkın içine karışıp Casa Particular adı verilen ve devlet kontrolünde ki evlerde konaklayabilirsiniz. 1 CUC’un 1 Amerikan Doları’na eşit olduğunu düşünürseniz iki kişilik otel odası için 100-300 CUC arası fiyatlar ödemek en azından şu anki kur seviyemiz için biraz pahalı olacağı aşikar. Bu da sizi devlet kontrolünde işletilen ”Casa”lara yönlendirebilir. Casa, turist sayısı günden güne artan Küba’nın, bu turistlerin konaklama sorununu çözmek adına geliştirdiği ve bölge için artık çok doğal kabul edilen bir yöntem. Halkın yaşadığı evler, kayıtlı olmak şartı ile turistlerin konaklamasına açılmış. Hem halkın artan turizmden gelir ettiği, hem de turistlerin Kübalıların yaşamını daha yakından gözlemleyebildiği harika bir sistem. Casa fiyatları oda başına 20 – 50 CUC arasında, her keseye bir alternatif mevcut.

GEZİLECEK YERLER  

Klasik araçlarla şehir turu

Tatilinize Havana’dan başlayacağınızı düşünürsek ilk sıraya klasik otomobil almak hiç de fena fikir değil. Küba deyince akla gelen o rengarenk eski Amerikan araçları işe küçük bir şehir turu yapabilirsiniz. Bir saatlik turun yaklaşık maliyeti  ise 35 CUC.

Museum of Revolution 

Eski Başkanlık Sarayı olan Museo de la Revolucion şu anda müzeye çevrilmiş. Müzenin büyük kısmı fotoğraflardan ve devrim ile ilgili kişilerin eşyalarından oluşuyor.

Malecon

Eski Havana’dan başlayıp 8 km boyunca Vedado’ya kadar devam eden sahil yolu. Kesinlikle gün batımını izlemelisiniz. San Salvador de la Punta Kalesi ve hemen karşısında ise Los Tres Reyes Del Morro Kalesi bu yol üzerinde bulunmakta.

Plaza de Armas

Havana’nın en eski meydanlarından, yapımı 1520’lere dayanıyor. Türkçesi ”silahlar meydanı” çünkü yapıldığı yıllarda askeri girişimler için kullanılmış bu bölge. Şimdi ise çevresinde bir sürü tarihi binasıyla, insanların dolaşmaya, alışveriş yapmaya geldiği bir meydan haline gelmiş. Plaza de Armas’ın bir önemli özelliği de tam ortasında Pazar günleri hariç her gün ikinci el kitap satan bir pazar kurulması.

Plaza Vieja 

Plaza de Armas kadar olmasa da burası da oldukça eski bir meydan. Özellikle Kübalıların bitmek bilmeyen neşesini, rahatlığını, dans edilişlerini rahatlıkla gözlemleyebileceğiniz bir mekan. Burası da ilk açıldığında askeri girişimler için kullanılsa  da sonradan insanların keyif yaptığı, ufak tefek alışveriş yaptığı bir yere dönüşmüş. Yaklaşık 1835 yılından beri açık hava marketi olarak kullanılıyor. Bir sürü dükkan, bar, oturabileceğiniz cafe tarzı yerler var, çok şeker bir yer. Tabi neredeyse her an meydanın bir yerinde kendi halinde müzik yapan ve meydana neşe katan insanları da atlamamak gerekir.

 

 

 

 

Plaza de la Revolucion

Küba ile ilgili fotoğraflarda iki ayrı binanın üzerinde Che ve Camilo’nun silüeterini mutlaka görmüşsünüzdür. İşte orası Jose Marti anıtının da yer aldığı Devrim Meydanı.

 

 

 

 

El Capitolio 

Beyaz Saray ile benzerliği eski dönem Amerika ile iyi işlerinin bir yansıması. Küba’nın eski başkanlarından Machado tarafından 1926’da yaptırılmış.

Hotel Nacionel

Otel Nacionel Küba’da zenginliğin sembolü olmuş bir yer. Şu an devlet tarafından işletilen otel devrim öncesi Havana’nın en meşhur kumarhanesine sahipmiş ve maftanın da genel merkezi konumundaymış.

Calle Obispo

Gelelim Havana’da ki en hareketli caddeye. Obispo caddesi baştan sona gençlerin ve turistlerin uğrak yeri. Yazar Ernest Hemingway’in favori mekanlarından…

Playa del Este

Başkent Havana’nın turkuaz renkli plajı. Vakti kısıtlı olup seyahat planınına Varadero’yu eklemeyenler için en iyi alternatif diyebiliriz.

 

Guanayara Şelalesi 

Ülkenin doğa tutukunlarına sunduğu en keyifli noktalardan biri. Trinidad’a bağlı dağları ovaları geçerek ve yaklaşık 3-4 km yürüyüşle ulaşılabilen Guanayara Şelalesi gezisi ile ufak bir trekking turu yapabilirsiniz.

Varadero

Küba’nın turizm bölgesi… Küba’nın kuzeyde Bahama denizine bakan lüks ve bunun dışında her şey dahil hizmet veren çeşitli sınıflarda ki otellerin yer aldığı bir yer. Küba’nın gelirine katkı sağlamak için oluşturulmuş Küba kültürünü pek de barındırmayan bir bölge olsa da harika plajları olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Deniz, güneş, kum üçlüsünü seviyorsanız planınıza mutlaka ekleyin. Ayrıca hatırlatmakta fayda var, bu bölge Küba’nın tüplü dalış merkezi durumunda.

Vınales

Sahip olduğu bio çeşitlilik nedeniyle UNESCO’nun koruması altında olan Vınales Milli Parkı, aynı zamanda dünyanın en kaliteli purolarının tütünlerinin yetiştiği yer. Küba’da gezilecek yerler arasında liste başında ki duraklardan biri. Turistler buraya Küba’da kırsal hayata karışmak ve tütün tarlaları arasında trekking, binicilik, bisiklet gibi çeşitli doğa sporları yapmak için geliyor. Aynı zamanda tütünün yetiştirip, kurutulması ve puroya dönüşmesi için bolca turlar mevcut.

 

Www.instagram.com/acikvnet

Www.twitter.com/acikve_net

 


Bir cevap yazın