KISIRLIK (İNFERTİLİTE)
10 Ara, 2017 20:30 tarihinde eklendi

KISIRLIK (İNFERTİLİTE)

KISIRLIK (İNFERTİLİTE)

Bir çocuğa sahip olma arzusu sadece kadının veya erkeğin bir isteği olmayıp, ailelerin baskısı, ayrıca her iki cinsin doasında bulunan biyolojik bir ihtiyaçtır. İki yıllık bir süre içerisinde, düzenli cinsel ilişkiye rağmen, herhangi bir korunma yöntemi kullanılmadığı halde gebelik olmaması halinde kısırlıktan (infertiliteden) bahsedilmektedir. Gebe kalındığı halde canlı çocuk sahibi olamama halinde ise sterilite den bahsedilmektedir. Normal koşullarda bir kadının gebe kalma şansı evliliğin ilk bir yılı içerisinde düzenli ilişki ile yüzde 80 civarında olmaktadır. Bu oranlar ikinci yılda %50’lere, 3 yılda yüzde 12 ‘lere 4. yılda ise yüzde 6’ lara kadar düşe bilmektedir.

Kısırlığın çok çeşitli sebepleri olabilir. Önceki yıllarda çocuksuzluğun sebebi her zaman kadında olduğu düşünüldü halde günümüzde çocuksuzluk sebeplerinin hemen hemen yarısının erkeğe ait olduğu artık bilinmektedir. Nadir de olsa bazı çevrelerde bu düşünme tarzının hakim olduğu maalesef halen zaman zaman görülmektedir. Bir ailede kısırlık problemi varsa hem kadında hem de erkekte gerekli tetkiklerin bir arada yapılması gerekmektedir.

Normal yollardan çocuk sahibi olabilmek için en az bir adet fonksiyonel yumurtalığa (over), sağlıklı geçirgen bir tüp (yumurtalık yolu, tuba uterina) ve çocuğu taşıyabilecek rahime (uterus) sahip olmak gereklidir. Aynı zamanda erkeğin de yumurtayı dölleyebilecek sperm sayısı, yeterli hareket ve normal yapıda sperme sahip olması gereklidir. Dolayısıyla normal yollardan gebe kalmak için kadın ve erkeğin belli şartları taşıması gerekmektedir.

Kısırlık nedenlerine bakacak olursak %40 kadarının kadına, %40 kadarının erkeğe, yüzde 20 kadarının çiftlerden ikisine ait olduğunu görmekteyiz. Bu bölümün yüzde 10’luk bölümünü ise yapılan araştırmalar sonucunda herhangi bir sebep bulunmayan çiftlerin oluşturduğu bilinmektedir (idopatik infertilite).

KISIRLIK NEDENLERİ

Yumurtalıklara Ait Nedenler

Yumurtalıklar beyindeki hormonel merkezlere bağlı olarak çalışan organlardır. Yumurtalıklar ile ilgili oluşabilen sorunlar olabileceği gibi hormonal sistemi ilgilendiren sorunlar da da kısırlık ortaya çıkabilir. Yumurtlamanın (ovulasyon) hiç olmaması veya normalden daha uzun zamanda olması kısırlığa yol açmaktadır. Yumurtlamanın olmaması haline çoğu zaman adet düzensizlikleride olaya eşlik etmektedir.

Ovulasyonun olmaması adet kanamasından itibaren bir dahaki adete geçen sürenin yarısını geçtikten sonra kanda yapılan progesteron hormonu düzeyi ölçümü ile veya ultrasonografik takip ile ortaya konabilir. Yumurtlama olmaması halinde buna sebep araştırılırken mutlaka hormon tetkikleri değerlendirilmelidir. Hipotalamus, hipofiz ve over arasındaki hormonal işleyişte ortaya çıkacak aksaklıklar buna sebep olabilmektedir.

TUBAL FAKTÖR

Daha önce belirtildiği gibi yumurta ile sperm hücresinin karşılaştığı ve döllenmenin olduğu yer tüplerdir. Her kadında normal koşullarda 2 adet fonksiyonel tüp mevcuttur. Bu tüplerin sadece geçirgen değil aynı zamanda fonksiyonlarının da normal olması gerekmektedir. Her iki tüpün kapalı olması halinde kendi halinde gebe kalma şansı olamamaktadır. Tüplerin kapanması değişik sebeplerle olabilmektedir. Bu sebepler arasında:

a) Her iki tüpün dış gebelik, tüberküloz veya değişik sebeplerle alınmış olması.

b) Spesifik ve non-spesifik enfeksiyonlar.

c) Endometriosis

d) Daha önce çocuk sahibi olup tüplerini bağlatmış olmak.

e) Karın içi yapışıklıklara sebep olabilecek müdahaleler geçirmiş olmak yer almaktadır.

Tüplerin tıkalı olması halinde tıkanma sebepleri önem kazanmaktadır. Daha önce çocuğu olan ve tüplerini bağlatmış olan olgularda mikro cerrahi yöntemlerle tüplerin açılması denenebilir. Ancak enfeksiyon sebebiyle kapanmış tüpler söz konusu ise bu olgularda tüpler mikrocerrahi ile açılsa bile fonksiyonları bozuk olacağından gebelik oluşma şansı azdır.

Rahime Ait Nedenler

Rahime ait nedenler gebe kalmayı önlemek ten ziyade oluşan gebeliğin devamını önleyici rol oynarlar. Özellikle gelişim sırasında oluşan bazı etkenler nedeniyle çift rahim, rahim içerisinde septum (perde), rahimin normalden küçük olması gözlenebilir.

Bunun dışında rahimin iç tabakası olan endometrium ile ilgili problemlerde de kanamalar devam edeceği için cinsel ilişki sıklığı etkilenecek ve gebeliğik oluşmayacaktır.

 

Hazneye Ait Nedenler

Doğuştan haznenin olmaması, veya kapalı olması ile cinsel ilişki gerçekleşmeyecektir. Bazı durumlarda kızlık zarı kapalıdır. Böyle durumlarda yapılacak müdahale ile kızlık zarı açılabilmekte ve cinsel ilişki mümkün hale getirebilmektedir. Ayrıca vajinal enfeksiyon varlığında hazneye boşalan spermlerin aktivitesi etkileyeceğinden gebelik sorunları ortaya çıkabilecektir. Rahim ağzından salgılanan sıvının yapısında olan problemlerde spermlerin geçişine izin vermeyerek etkili olabilmektedir.

Cinsel Organlar Dışındaki Nedenler

Özellikle böbrek üstü bezi, tiroid bezinin normal dışı fonksiyon göstermesi halinde, kalp, böbrek, kan hastalıkları, şeker hastalığı, ileri yaş beslenme bozukluklarında, alkol, sigara alışkanlığı olanlarda gebelik açısından sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Ülkemizde özellikle daha önceki yıllarda sık görülen akciğer tüberkülozu veya bağırsak tüberkülozu geçirilmesi sebebiyle tüplerin tıkanması veya rahimin en iç tabakasının etkilenmesi söz konusudur.

Psikolojik Nedenler

Gebelikten korkma, çok şiddetli çocuk arzusu, cinsel isteksizlik, haznenin ilişki sırasında kasılması nedeniyle ilişki olamaması (vajinismus) halinde gebelik oluşması mümkün olamayabilir.

Geçirilmiş Enfeksiyonlar

Geçmişinde pelvik enfeksiyon geçirmiş olgularda en sık gonore, klamidya enfeksiyonları kısırlığa yol açmaktadır. Enfeksiyonun tekrarlanma sıklığı ise tubal harabiyete bağlı olarak kısırlık riskini arttırmaktadır.

ENDOMETRİOSİS

Doğurganlık çağında daha sık görülen ve gerek oluşma mekanizmaları gerekse tedavi ve gebelik üzerine olan etkileri konusunda pek çok bilinmeyeni içeren bir hastalıktır. Daha ileri yaşlara doğru veya doğurmamışlarda daha çoktur. Normal koşullarda rahimin (uterus) en iç tabakasını oluşturan ve adet kanaması ile atılan endometrium tabakasının rahimin kas tabakası, dış yüzeyi, karın içi zarı üzerinde, yumurtalıklarda veya vücudun diğer bölgelerinde yer alması haline endometriosis adı verilmektedir. Bu dokularda her adet ile kanama olması söz konusudur.

Endometrioziste en sık görülen şikayet şiddetli ağrılı adet kanamalarının oluşmasıdır. Özellikle ağrıların adet kanamasının ilk günü başlayıp ilerleyen günlerde şiddetini artırması çok tipiktir.

Endometriosisli olgularda görülen bir diğer bulgu da çocuk sahibi olmadaki sıkıntılıdır. Her ne kadar bu hastalıktan sorumlu bir gen tespit edilmemişsede endometriotik dokularda bazı kromozomal bozukluklar ile ilgili veriler vardır.

 

MYOM VE KISIRLIK

Miyom, doğurganlık çağındaki kadınların yaklaşık yüzde 20’sinde görülen iyi huylu urlardır. Miyomların direkt kısırlığa yol açmaları ile ilgili bilgiler kesin değilse bile yerleşim yerleri, sayıları, büyüklükleri nedeni ile kısırlığa yol açabilmektedirler. Miyomlar yerleşim yerlerine göre uterusun en iç tabakası (endometrium), orta kas tabakası (myometrium), ve dış yüzeyi (seroza) göre isimlendirilirler. Ayrıca rahim ağzında, rahimi tutan bağlara doğru gelişmiş miyomlarda mevcuttur. Kısırlıkla ilgili olarak yerleşim yerleri çok önem kazanmaktadır.

ERKEĞE AİT NEDENLER

Aşılama Gücündeki Yetersizlikler

Sperm kanallarının doğuştan tıkalı olması veya olmaması, veya geçirilmiş enfeksiyonlara bağlı olarak kapanmış olması ile menide sperm hiç olmayabilir (azospermi). Aynı tablo testis dokusunda sperm yapımı hiç olmaması ile de ortaya çıkabilir. Sperm sayısının azlığı (oligospermi), hareketinin azlığı, yapı bozukluğuna bağlı olarak döllenme yeteneği kısıtlanmış olabilir. Bunun dışında bazı kalıtsal hastalıklar ve hormonal bozukluklar erkek ile ilgili problemlere yol açabilir.

Isı

Sıcak su ile sık sık yapılan banyolar veya aşırı dar kullanılan iç çamaşırları testis ısısını yükselterek spermleri bozabilir. Ateşli hastalıklardan sonra yaklaşık 1 ay süreyle sperm sayısı düşebilir.

Sistem Hastalıkları

Özellikle erişkinlik döneminde geçirilen kabakulak enfeksiyonu kısırlığa yol açabilmektedir. Şeker hastalığı veya sarılık, tüberküloz gibi enfeksiyon hastalığı olan erkeklerde sperm geçici veya kalıcı olarak düşebilir.

İlaç Sigara, Alkol Kullanımı

Bazı ilaçların sperm sayısını düşürdüğü bilinirken, özellikle devamlı alkol veya sigara kullanımının spermlerde bozukluklara neden olduğu bilinmektedir.

Psikolojik Nedenler

Özellikle stres erkekte cinsel fonksiyon kaybına neden olabilir. Cinsel güçsüzlük (impotans) ise cinsel ilişki olmaması sebebiyle kısırlığa neden olabilmektedir.

KISIRLIK TEDAVİLERİ

Cerrahi Tedaviler

Uterus ile ilgili : Rahim yapısına ilişkin doğumsal anomaliler de cerrahi tedavi ile mümkün olan düzeltmeler yapılabilmektedir. Miyomların cerrahi müdahaleyi yerleşim yerlerine ve büyüklüklerine göre değişmektedir. Özellikle adet düzensizliklerine yol açan, uterusun iç tabakasına bası yapan miyomlar cerrahi olarak çıkarılmalıdır. Tuba uterinanın kapalı olması halinde yapılan incelemeler sonucunda tubaların iç yapıları bozulmamışsa, özellikle daha önce çocukları olmuş ve tüplerini bağlatmış olgularda, yaşları genç ise tubal mikrocerrahi yöntemiyle tüplerinin açılması alternatif bir tedavi yöntemidir.

Miyomlar, over kistleri, tubaların uçlarının kapanarak içlerinin sıvı ile dolması (hydrosalpinx) halinde cerrahi müdahale yapılabilir.

YARDIMLI ÜREME TEKNİKLERİ

Kısırlık tedavileri aslında yukarıda bildirilen sıralamada uygulanmalıdır. Ancak bazen yapılan tetkikler sırasında elde edilen sonuçlarda kadının bu konuda çok fazla zaman geçirmemesi gerektiği doğrultusunda sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Özellikle kadının yaşı bu konuda çok önem kazanmaktadır. Gebelik oranları 35 yaşın üzerine çıkıldığında giderek azalmakta ve 40 yaşın üzerinde yüzde onların altına düşmektedir.

Ovulasyon İndüksiyonu : Hormonal olarak yumurtalıkların uyarılması için yapılan tedavilerdir. Özellikle aşılama veya tüp bebek veya mikro enjeksiyon uygulaması yapılacak olan olgularda birden fazla asit elde edilmek için yapılan tedaviler.

Özellikle adet düzensizlikleri veya yumurtlama problemi olanlarda yapılacak yumurtlama tedavileri ile gebelik elde etmek mümkündür. Bu tedaviler ağızdan alınan ilaçlarla olabileceği gibi daha ileri evrelerde enjektabl uygulamalar ile de yapılmaktadır.

Aşılama (Intrauterin inseminasyon) :Yumurtlama tedavisine ek olarak gebelik şansını artırmak için aşılama yapılmalıdır. Çok çeşitli teknikler uygulanmaktadır. Özellikle androlojik faktörlü olgularda sperm parametreleri yıkama işlemi sonrası 5 milyon /mil üzerinde ise aşılama yapılabilir. Aşılama ile yumurtlama tedavisi sonrasında hastanın eşinden alınan ve yıkama işlemi sonrası elde edilen spermler ince bir kateter yardımı ile direkt rahim içerisine verilir. Ağrısız, anestezi gerektirmeyen bir yöntemdir.

Tekrarlayan Düşükler

Geçmişte üç veya daha fazla düşük yapmış kadınlarda tekrarlayan düşüklerden bahsetmek mümkündür. Bir gebeliğin düşük olarak adlandırılması için 20 gebelik haftasından önce veya düşük materyalinin 500 gram dan küçük olması gerekmektedir. Daha önce bahsedildiği gibi gelişim sırasında oluşan bazı doğumsal anomaliler düşüklere yol açabilmektedir. Bu anomaliler arasında T şeklinde uterus,uterus bicornis, septumlar sayılabilir. Bir başka sebep de rahim ağzındaki yetersizliklerdir. Böyle bir tespit halinde servix gebeliğin 3. ayı civarında dikilmelidir (serklaj ). Etki mekanizmaları tam bilinmemekle birlikte enfeksiyonların özellikle gebelikte geçirildikleri takdirde düşüklere yol açtığı bilinmektedir. Bu enfeksiyonların arasında özellikle Toxoplazmosis gebelikte geçirilmesi tehlikeli enfeksiyonlardır. Tekrarlayan düşüklerin en sık sebebi olarak gösterilen kromozom anomalileridir. Çoğu zaman bu olgularda sebep bulunamaz. Düşükleri olan olgularda mutlaka anne ve babadan kromozom analizi yapılmalıdır. Tiroid hastalıkları, diyabet ve polikistik over sendromlu olgularda tekrarlayan düşükler görülebilmektedir.

TÜP BEBEK

1978 yılında ilk tüp bebek Louisa Brown’un dünyaya gelmesi kısırlık konusunda bir çığır açmıştır. İlk zamanlarda sadece tüpleri kapalı olan kadınlarda uygulanan tüp bebek tedavisi günümüzde farklı sebeplerle kullanım alanı bulmaktadır. Aşılamaya göre farklı sperm ve oositin vücut dışına alınarak burada döllendikten sonra bölünme safhalarında uterusa transfer edilmesidir.

 

Www.instagram.com/acikvnet

Www.twitter.com/acikve_net

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *