Kırım Tatar Türklerinin Sürgün Soykırımı

Kırım’ın yerli halkı (indigenous people) Kırım Tatarları, Kırım’da asırlar boyunca hüküm sürmüş Türk-İslâm Medeniyetinin mirasçılarıdır. 

18 Mayıs 1944 tarihinde Kırım Tatar Türklerinin sürgün soykırımı nasıl gerçekleşti?

1774 yılında Kırım Hanlığı, Osmanlı ile Rusya arasında yapılan Küçük Kaynarca Antlaşması sonucu müstakil oldu. Aradan geçen 9 yılın ardından Rusya 1783 yılında Kırım’ı işgal etti.  1939 – 1944 yılları arasında (2. Dünya Savaşı) ise Karadeniz için önemli bir stratejik nokta olan Kırım’da bir çok olaylar yaşanmaya başladı.

Bu dönemde bir süre Nazi Almanyası’nın kontrolüne geçti. Kızıl Ordu’nun Kırım’ı tekrar ele geçirmesinin ardından Kırım Tatar Türkleri büyük baskılar görmeye başladı. Ardı arkası kesilmeyen dedikodular ve raporlar üzerine Tatarların sürgününe karar verildi…. Kırım Tatar Türklerinin sürgün edilmesine resmi gerekçe olarak ise “Vatan hainliği, Sovyet halkını imha etme girişimi ve Nazi işgalcileriyle işbirliği” gösterildi. Zaten resmi bir gerekçeye de ihtiyaç yoktu aslında. Çünkü günümüzde tarihçiler, Sovyet lideri Joseph Stalin‘in Tatarları ‘olası sabotajcı ve hainler‘ olarak gördüğünü onlardan kurtulmak için mesnetsiz iddialar ortaya attıklarını sık sık dile getiriyorlar. Öte yandan bazı tarihçiler ise Kırımlı Tatarların, Türkiye ile yakın ilişkiler içinde olduğunu ve Sovyetler Birliği’nin Kırım gibi stratejik öneme sahip bir noktanın güçlü olmasını ve Türkiye ile işbirliği içinde olmasını istemediğini aktarırlar…

Tarih 18 Mayıs 1944…
Stalin’in gizli kararnamesi ile Kırım Tatarları’nın Orta Asya’ya sürgün edilmesi kararı alındı. Sovyet İçişleri Halk Komiserliği, Tatarların evlerine giderek onlara sürgün kararını açıkladı.

15-20 dakika içerisinde evlerinden apar topar çıkarılan 423 bin (Sovyet Ordusunda savaştırılanlar hariç) büyük çoğunluğu kadın, yaşlı ve çocuk olan Kırım Tatarı, önce kamyonlarla tren istasyonuna oradan da trenle 20 gün sürecek ölüm dolu sürgün yolculuğuna gönderildi. (Urallara, Orta Asya’ya ve Sibirya’ya)

İnsanlar tren istasyonlarında, yolculukta birbirlerini kaybettiler. Sürgün sırasında 195 bin Türk hayatını kaybetti. Sürgünden ilk üç yıl sonra sürgün edilenlerin yüzde 20 ila yüzde 46’sı açlık, bitkinlik ve hastalıklar nedeniyle öldü.

Stalin’in ölümünden sonra Kırım, 1954 yılında Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyetibe hediye edildi. Sürgündekilerin tekrar topraklarına dönmesi için büyük mücadele verildi. Ardından Sovyetler birliği dağıldı. Kırım 1991 yılında Ukrayna’ya bağlı özerk bir cumhuriyet oldu. Günümüzde ise 2014 yılında Rusya tekrar Kırım’ı işgal etti.

Kırım Tatarlarının yaşadıkları bu olaylar araştırmacılar tarafından “Sürgün soykırım” olarak nitelendiriliyor. Çünkü BM’nin soykırım tanımına uyuyor. Çünkü o tarihlerde Sovyetler Birliği, Tatarları Türklerden ayrı bir etnik grup olarak gördüğü ve bölgedeki tüm Tatarların canına kast ettiğini ortaya koyuyor. Ancak tarih kitaplarında sürgün olarak geçmekte…

Birleşmiş Milletler Soykırım Tanımı

“ulusal, etnik, ırksal ve dinsel bir grubun bütününün ya da bir bölümünün yok edilmesi niyetiyle girişilen şu hareketlerden herhangi biridir: grubun üyelerinin öldürülmesi; grubun üyelerine ciddi bedensel ya da zihinsel hasar verilmesi; grubun yaşam koşullarının bunun grubun bütününe ya da bir kısmına getireceği fiziksel yıkım hesaplanarak kasti olarak bozulması; grup içinde doğumları engelleyecek yöntemlerin uygulanması; [ve] çocukların zorla bir gruptan alınıp bir diğerine verilmesi.”

2016 Eurovizyon şarkı yarışmasında Ukrayna’yı temsil eden ve birinci olan Cemile (Jamala) de, seslendirdiği “1944” isimli şarkı da bu sürgünü anlatmıştı.

 


Bir cevap yazın