Kılavuz Kur’an-ı Kerim Önderimiz Hz. Muhammed Mustafa S.A.V

50 Oda’nın Sırrı Nedir?

BismilahirRahmanirRahim

Büyük bir bina düşünelim. Bu binadada yer alan 50 oda mevcut.

Binanın ön kısmında girişinde, gezindiginizde bu binada dikkat edilmesi gereken şartlarların yazılı olduğu bir levha göze çarpıyor.

Bu binadaki yasakları dikkat edilmesi gereken hususları yani bu binanın nasıl ne şekilde kullanılacağını yazmış olan bu levha da bir bir alt alta maddeler halinde sıralandığını burada görmekteyiz.

Binanin görevlileri teçrifatçısı,gezdireni ve önderi ve görevlisi mevcuttur.Bu görevlilerin görevi ise gelen misafirlere bu binayı ve özelliklerini önemli hususların birebir anlatıp tanıtmasıdır.

Binaya gelmiş olan misafirler var. Bu Binadaki odaları gezdikten sonra burada bulunan nimetlerden faydalanacaklar. Eğlenip yiyip içip yatıp uyuyup bunlardan nimetlenmiş olacaklar.

Burada kaldıkları süre zarfında ise hiç para dahi ödemeyecek olmalarıdır.Burda bulunan teçrifatçı binayı gezdirip onlara bu binadaki odaları gösterip tanıtacak olmasıdır.

Bu binayı gezen misafirleri hiç beklemedikleri bir sürpriz vardır. Bu binada bulana 50 oda’dan 45′ i açık bir vaziyette diğer geriye kalan 5 kısım oda ise kapalı bir vaziyetde’dir.

Binaya gelmiş olan misafirler teçhizatçı olan kişiye bu durumu sorduklarında ise aldıkları cevap şöyledir:

Binanın sahibi siz misafirlerden hiçbir karşılık beklemedigi gibi sizlerden herhangi bir ücrette talep etmeyecektir. Binanın sahibi odur çünkü.O çok cömert birisidir.Burada görmüş olduğunuz herşeyde O’nundur.Amma velakin bu bina sahibinin siz gelen misafirlerden bir şartı vardır.

Bu binaya girdiğinizde o kapıda yazılı bulunan şartlara ve kurallara riayet edip onlara uyum uyacaksınız. Burada bulunan yasakları hiçbir şekilde çiğnememeniz gerekiyor.

Burada mevcut bulunan 50 oda’dan 45’i açık durumdadır. Bu 45 odada bulunan bütün nimetlerden yararlanıp faydalanabilirsiniz.

Lâkin burada bulunan 5 oda kilitli bir vaziyetdedir. Buraya hiçbir şekilde girilmeyecektir. Ve burayı zorlamayın da. Bu bina sahibinin siz gelen misafirlerinden istediği bir tek şeyde budur.

Burayı gezmekte olan misafirlerin çoğunluğu bu teçhizatçının söylemiş ve uyarmış olduğu kurallara riayet edip kendilerine sunulmuş olan bu şart ve kuralları çiğnememişlerdir.

Buraya gelmiş olan bir grup misafirler ise isyankar edip uyumsuz davranışlar sergilerler burada. Ve burada kapalı bir vaziyette bulunan 5 kısım odayıda açıp göreceğiz derler. Bu konuda diretip azgın bir hareket sergilerler âdeta…

Teçrifatçı ve kurallara uyan buradaki misafirler bu saldırgan tavır sergileyen obur, hazımsız ve isyankâr bu grubu uyarıda bulunurlar.

Şunları söylemiş olur onlara;Amma Velakin bu binanın sahibi cimri biri olsa idi sizleri burada hiç bir karşılık beklemeden misafir etmezdi, hiç şüphesiz…

Burada bulunan 5 odasını açıp diğer mevcut bulunan 45 odayı da kapatıp kitlerdi. Ayrıca sizler bu binaya girerken kapıda yazılı bulunan şart ve kurallara uymanız gerekirdi. Öyle yada böyle binaya madem girdiniz. Sizlere yakışan bir tavır sergileyerek bu kurallara hiçbir şekilde ihanet edilmeyecektir.

Burada bulunan azgın ölçüsüz bu grup teçhizatçının sözlerine kulak asamayıp hiç dinlemediler bile. Kapalı ve kilitli bulunan bu 5 odanın kilitlerini kırıp içeri daldıklarında gördüğü manzara karşında âdeta dehşete kapılıp irkildiler resmen.

Bu kilitli odaya girdiklerinde buranın bomboş bir oda olduğunu görmüş oldular. 45 oda’da bulunan zengin nimet çeşitlerinin hiçbiri de burada yoktu, elbetteki… Şaşkınlıklarını gizliyemeyip burada birbirlerine bakınıp kaldılar. Bu odayı açtıklarına çok pişman oldular olmasına da son pişmanlık hiçbir zaman fayda vermez insana.

Bu gurup insan yasak ve ilkeleri çiğnemiş oldular. Ve herşeyin bir bedeli vardır bu dünyada er yada geç. Onlarda bunun bedeli ne ise ödüyeceklerdir… Muhakkak ki…

Burada anlatmış olduğumuz bir örnek aslında hayatımızdan bir kesittir…

Bu örnekte anlatmış olduğumuz “bina” buradaki “dünya”dır. Vesselam…

Bu bina girişine girerken verilmiş olan ‘talimatname’ ise;

“Kuran’ı Kerim’dir.” Hz.Muhammed Mustafa Sallahu Aleyhi Vesselem Efendimize inmiş olan vahiy’dir…

Bu binanın ‘teçrifatçısı’ ise “Hz. Peygamber”dir. Muhammed Mustafa Sallahu Aleyhi Vessellem’dir.

Bu binaya gelen ‘misafirler’ de “insanlardır.”

Binadaki 50 oda Yüce Mevlamızın yaratmış olduğu kainatta bulunan helal ve haram olan davranışlar ve nimetlerin hepsidir.

Bu binada bulanan ‘Kırk Beş Oda’ helallerdir. ‘Beş’ oda ise ‘haramlardır.’ Helal dairesi geniştir. Helallerin sayısı haramlara göre oldukça çok sayıdadır.

Binanin girişindeki bu talimata uyan kimseler ‘Sadık Müminlerdir.’

Binanın girişindeki bu talimatlara uymayan kişilerde ‘günahkârlardır.’

Bizler bu dünyada bir misafir birer emanetçiyiz. Bu dünyadaki helal ve haramlara uyup Allah’ın bize göndermiş olduğu yüce kitabımız Kuranı Kerim’i Rehber edinip, Hz. Muhammed Mustafa S.A.V Efendimizi bizlere önder ve yoldaş olarak kabul ettiğimiz takdirde misafir olarak yaşamış olduğumuz bu dünya aleminde ihanete uğramadan göçüp gideriz. İnşaallah…

Burada bulunan 45 odanın nimetlerinden faydalanırken bununla doymayıp diğer 5 odayıda açmaya çalışan isyankârlar ve günahkârlar olarak anılacaklardır.

Bu fani imtihan dünyasında insanlara tek kılavuz hiç şüphesiz Kuran’ı Kerim’dir…

Bizlerin tek önderi ve mihmardarı da elbetteki Muhammed El-Emin olan Yüce Peygamberimizdir.

Edep Ya Hu

Mümin doğru söz, vakar, ağırbaşlılık ve yumuşak sözleriyle tanınan ve bilinen kimsedir.

Güzel Bir Söz

Hırsız malı yalanci ise aklı çalandır.

Bir Hadis

Üç kişi vardır ki, ahiret gününde Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onlara azıklı bir azap verecek.

Bunlar şu sınıflardır:

● Zina eden yaşlı kişi
● Yalan söyleyen idareci
● Kibirli fakir

Bir İbret

Adam bir bilgeye dedi ki; Ben doğru bir insan göremiyorum.

Bilge cevap verdi:

Sen doğru olsaydın doğruları görürdün…

Çocuğa Yalan Söyleme

Abdullah bin Amr anlatıyor:

Peygamber S.A.V Efendimiz  birgün evimize gelmişti. Bende küçük bir çocuktum.Oyun oynamak için evden çıktım. Bir ara annem beni çağırdı. Abdullah gel sana birşey vereceğim dedi.

Hz. Peygamber S.A.V anneme sordu: Ona ne vereceksin? Annem hurma verecem deyince:

Peygamber Efendimiz S.A.V şöyle buyurdu:

Eğer çocuğa hurma vermesiydin sen, yalancı olarak yazılacaktın…

Yağmur Yağmaz Olunca

Enes R.A Anlatıyor:

Bir Cuma günü Efendimiz S.A.V Medine’de hutbe okurken bir adam kalktı ve şöyle dedi.

Ey Allah’ın Rasulü! Yağmur kesildi. Rabbine dua et de yağmur yağdırsın.

Efendimiz göğe baktı. Gökte hiç bir bulut görmedik. Hz. Peygamber Efendimiz yağmur duası yaptı. Gökte yağmur bulutları belirdi ve birbirine girdi. Sonra yağmur yağdı…

Medine’de seller aktı. Vadiler su ile doldu. Bir sonraki cuma gününe kadar yağmur devam etti.

Ertesi cuma aynı adam (veya başka birisi) ayağa kalktı ve şöyle dedi:

‘Ey Allah’ın Rasulü!’ Boğulduk suların çokluğundan.Rabbine dua et de yağmuru durdursun. Bu Sözü duyan efendimiz güldü.
Sonra Efendimiz iki yada üç kere şöyle buyurdu. ‘Allah’ım etrafımıza yağdır üstümüze değil. Allahümme heveeleyna La aleyna yağmur bulutları Medine’den uzaklaştı. Sağa sola dağıldı.Yağmur etrafımıza yağıyor. Üstümüze yağmıyordu.

Burdada görmüş oluyoruz ki; Allah’ın insanlara peygamberlerin duasının kabulünü ve değerini göstermiş oluyor…

Seni Öldürese de Doğruluktam Ayrılma…

Hz. Ömer Anlatıyor:

Ölümüne sebep olacak olsada sakın doğruluktan ayrılma. Yalan büyük bir günah sayılmıştır. Yalan isede söz ile yada eylemle olur.

Doğruluk dinin yıkılmaz direğidir. Edeb’in kalesidir. Şeref ve onur. Doğrulukla ayakta kalır. Olduğundan farklı görünmek sahtekarlıktır.

Hz. Bilal kardeşine kureyşli bir kızı isterken karşı aile şöyle der. Siz bizi tanıyorsunuz. Biz köleydik. Allah bizi hür yaptı. Yoldan çıkmıştık. Alah bize hidayet verdi. Biz fakirdik. Allah bizi zengin etti. Eğer kızınızı verirseniz hamd ederiz. Vermezseniz Allah büyüktür. Kızı verdiler. Hz. Bilal olduğundan farklı görünmedi.Ne ise o oldu. Sonra kardeşi Hz. Bilal’e sitem etti.

Sonra şöyle dedi. Bizim eski halimizi anlatmak zorundamıydın? Bilal cevap verdi sakin ol. Doğru söyledik. Doğruluk ise seni evlendirdi.

Doğruluktan dolayı ölmek, yalanla yaşamaktan daha hayırlıdır. ‘Münafikların özellikleri sayılırken “yalan söyler” maddesi başa konulmuştur.

Efendimiz şakadan olsa bile yalanı hoş görmemiştir. Yazıklar olsun. İnsanlar gülsün diye yalan söyleyene.

Yazık ona… Yazık ona…

Peygamber Efendimiz Sallahu Aleyhi Vessellem Efendimizin Duası Şöyleydi:

Allah’ım!.. Kalbimi nifaktan arındır.

Amelimi riyadan uzak tut.

Dilimi yalandan koru.

Gözümü hainlikten alıkoy…

Amin…

Elfü Elfi Salatin Ve Elfü Elfi Selamin Aleyke Ya Rasulullah!..

Elfü Elfi Selatin Ve Elfü Elfi Selamu Aleyke Ya HabibAllah!..

Elfü Elfi Salatin Ve Elfü Elfi Selamin Aleyka Yâ Emi’ne Vahyillah…

Bir cevap yazın