Kendinizi Sevin, Mücadele Edin!

 

İlişkilerde anlaşmazlıklardan kaçınırsak, ilişkimizi daha uyumlu bir hale getireceğimizi sanırız. Oysa güven temelli ilişkiler kurmak için, anlaşmazlıkları masaya yatırmak gerekir. İşte er meydanına çıkmak için 3 sebep!

1. Hayatınızı Kaçırmamak İçin

Hayat zor bir mücadeledir. Seçimlerimiz gözümüzü açtığımız anda başlar ve gözümüzü kapatana kadar devam eder. Kafamızın içinde fırtınalar kopar; işte varoluş dediğimiz de budur. Psikanalizde içsel çatışma kavramı en az bilinç dışı kadar kilit bir yere sahip. Freud, hastalarındaki belirtilerin sebeplerini anlamaya çalışırken, bunların uzlaşmaz düşüncelerin, birbirine zıt güdüsel güçlerin sonucu olduklarını keşfetmişti. Çözüm yolu, özel arzuların yasak korkusuyla bastırılması, ardından kendilerini esrarengiz ve patolojik şekillerde dışa vurması olmuştu. İçsel sahnemizde birbiriyle çatışan her tür gereklilik karşı karşıya gelir. Arzularımızın çokluğu, sosyal ve kültürel koşullarımız, gerçekliğin kısıtlamaları bize, “İsterim, ancak yapamam” isimli oyunu sahneler.

Terazinin bir kolunda başarı ve sevinç, diğer kolunda vazgeçiş ve kendini sevmeme dengede durmaya çalışır. Çatışmalar hakkında bilgi sahibi olmamak sağlığımız için uyku kaybı, iştahsızlık, aşırı düşünme, depresyon gibi riskler taşır. Hayatımızı tüm potansiyeliyle yaşayabilmek için, bir noktada er meydanına girip rakipleri ayırmamız ve anlaşmaya davet etmemiz gerekir. İçimizdeki çatışmayı çözebilmek sadece bir olgunlaşma göstergesi değil, orta yaş krizinin de önemli bir meselesidir.

Psikoterapistler bize bu konuda yardımcı olabilirler. Çünkü söz konusu mutluluk ve özgürlük seçimimizdir. Türkiye Şiddetsiz İletişim Derneği Kurucusu ve Başkanı Vivet Alevi, kendi içimizdeki çatışmayı çözebilmek için kendimizle empatik bağ kurmaya ihtiyacımız olduğunu belirtiyor. “Dikkatimizin odağını neyin doğru/yanlış, kimin haklı/haksız olduğunu bulmaya uğraşmaktan neye ihtiyacımız olduğuna yönelttiğimizde, kendimizle empatik bağ kurarız. Bu ihtiyaç; bir anlayış, kabul, şefkat, özen veya saygı ihtiyacı olabilir.”

Duygularımızı anlayıp ihtiyaçlarımızı belirledikten sonra kendimizle bağlantı kurmuş oluruz. Böylece, hem gereksinimlerimize uygun hem de bilinçli seçimler yapabilecek beceriye kavuşuruz. Kendinizi sevin, korku ve eleştirilere rağmen arzularınızı bulmak ve yaşamak için mücadele edin. Başkalarını ve gerçekliği unutmayın, evet, ama kendinizden de vazgeçmeyin.

Aşkı Kaçırmamak İçin

İlişkide her zaman iki kişiyiz. Çiftler zorluklarla yüzleşmek için iki kör yönteme başvururlar : Devekuşu tekniği (hiçbir şey olmamış gibi davranmak) veya kıyamet günü (her şey mahvoldu). Günümüzde birçok çiftin kriz içerisinde olma sebebi, tartışmayı bilmemeleridir. Nitekim bu eksik beceri, yakınlıkları ve samimiyetleri üzerinde olumsuz sonuçlara yol açar. Sahte bir uyum veya ayrılık yerine tartışmak, anlaşmazlıkları masaya yatırmayı ve sökük yerleri dikmeyi sağlar. Ancak amaç kavga etmek için tartışmak değildir. Burada amaç, iki tarafında kazanacağı, herkesin yararına olan bir anlaşma noktası bulmaktır. Vivet Alevi’nin belirttiği gibi, “Anlaşmazlıkları ‘anlaşmak için bir fırsat’ olarak değerlendirebiliriz. Kendimizle ve karşımızdaki ile ihtiyaçlarımızı anlayacağımız empatik bağlar kurabildiğimizde, güven zemini oluşturabiliriz. Güven, gökten zembille inen bir şey değildir. İletişim çabasıyla bağkurarak doğar. Doğru yada yanlış ötesinde iletişime adım atmamızı ister”. Çift hayatında, ailede ve arkadaşlık ilişkilerinde tartışma ilişkiye bağlılık göstergesidir. Sorunları çözmek, ilerlemek için savaşırız; çünkü kendimiz, diğeri ve ilişkilerimiz için arzularımız vardır.

Taşın altına elini koymaktan korkmamak gerekir. Unutmamak lazım, aşkın zıttı nefret değil, bilgisizliktir. O zaman seviyorsanız, tartışın! Tabii tartışırken kullandığımız dile dikkat etmeliyiz. Şiddetsiz İletişim metodu da bu iletişim üzerinde çalışıyor. “Şiddetsiz İletişim yaklaşımı burada bize basit ve öğrenilebilir araçlar sunar. Duygu ve ihtiyaç farkındalığımız arttıkça, kendimizi ifade edecek kelime hazinesine kavuştuğumuzda, şiddete altarnatififade yolları geliştirebiliriz. Öğrenmeye başladığımız andan itibaren ilişkilerimizde dönüştürücü etkisini görmeye başlarız “. Tartışma ilişkideki iki insanı duyguları, düşünceleri ve inançları ile var olabileceği bir koşul sağlar. Daha fazla samimiyet ve ortaklık vaat eder. Tartışma, bağları sağlamlaştırırken, iki tarafın da kendini daha güçlü hissetmesini sağlar, şiddet içermemesi koşuluyla.

3. Diğerleriyle Daha İyi Anlaşmak İçin

Toplumda diğerleriyle her zaman hemfikir olmak istemek nasıl bir hayalse, beraber yaşamak da bir o kadar gerçektir. Alman Filozof Kant’ın verdiği bir örnekte olduğu gibi; ağaç tek başınayken biçimsiz ilerler, ormana ait ağaçlarda gökyüzüne doğru dümdüz beraber uzanırlar. Ancak bu armoni, uzakta dallarının kaçınılmaz olarak birbirine değmesi ve iç içe geçmesi ile oluşur. Her ağaç kendi yerini bulmak için mücadele eder ve diğerine de yer bırakır. Toplumsal ve sosyal hayatta da diğeriyle beraber yaşamdan kaynaklanan anlaşmazlıklar oluşabiliyor. Vivet Alevi, bu anlaşmazlıkların birbirimizi dinleyemediğimizden ve duyduklarımızı hemen yargıladığımızdan kaynaklandığını açıklıyor. “Empati, anlaşma yolunu açacak anahtar niteliğindedir. Empati, konuşan kişinin dünyasını ziyaret etmek ve nasıl olduğunu merak etmektir. Kendi yorum, fikir ve eleştirilerinizi bir an için susturup tüm mevcudiyetimizi karşımızdakinin söylediklerine yönelttiğimizde, aynı bizim gibi bir insanın kendini bilebildiği en iyi şekilde ifade etme çabası içinde olduğuna şahit oluruz. Bu şahitlik ve merak, anlamamıza alan açar. Birbirimizi empati ile anladığımızda, doğal olarak birlikte çözüm arama arzusu uyanır”. Tartışmayı anlaşmaya çevirebilecek sevgiye ve güce sahipsiniz, unutmayın!

ŞİDDETSİZ İLETİŞİME DAİR

Amerikalı psikoterapist Marshall Rus Hamburg geliştirdiği Şiddetsiz İletişim, kendi değerlerimizden ödün vermeden karşımızdakini empati ile anlamaya, karşımızdakini suçlamadan gerçek duygu ve ihtiyaçlarımızı dürüstlükle ifade etmeye yardım ederek, iktidar kavgalarından güven ve işbirliğine doğru hareket etmeye, böylelikle ilişkilerimizin niteliğini temelinden düzeltmemiz de katkıda bulunur.

Yaşamın her alanında etkili biçimde kullanılan şiddetsiz iletişim, bugün dünyada 65’i aşkın ülkede okullarda, işyerlerinde, siyasi kurumlarda, sağlık merkezlerinde, hapishanelerde topluluk ve ailelerde çatışmaları çözmeye ve önlemeye yardımcı oluyor.

 

 

Www.acikve.net
Www.instagram.com/acikvnet
Www.twitter.com/acikve_net
Www.facebokk.com/acikvenet

 

Bir cevap yazın