Kaygı Bozukluğu Nedir?

Kaygı Bozukluğu

Kaygı bozuklukları psikolojik pek çok hastalığı temelini oluşturmaktadır. Depresyon, sosyal fobi, takıntı bozuklukları gibi… Az miktarda stres ve kaygı motive unsuruyken haddi aşan kaygılar hayatı içinden çıkılmaz hâle getirebilmektedir. Çağımız insanın depresyonla ilişkili olarak ciddi manada kaygı bozukluğuyla baş etmeye çalıştığı gözlenmektedir. Bu durumda iman ve imanın getirdiği tevekkül hayat kurtarıcı rol oynamaktadır. Tevekkül eden insan vesvese ve kaygılardan arınır. Selim bir kalple Rabbine sığınır. Yapması gerekeni yapıp, O'ndan emin olmak gerektiği bilir. Bunu becerebilen insan ferah ve kaygısız olur. Kaygı özellikle bir sonraki adımı ve geleceği hesap edenlerin problemidir. Dolayısıyla ne geçmişe ne de geleceğe haddinden fazla odaklanmalıdır. Zamanın ve mekânın, her şeyin Rabbi olan Allah'a sığınmalı ve ölçülü bir şekilde tedbir alındıktan sonra yalnızca Allah'a tevekkül edilmelidir.

Zariyat sûresi 56. âyette Rabbimiz buyuruyor ki;

"Ben cinleri ve insanları bana kulluk etsinler diye yarattım."

Bu ayette biz kullar olarak yaratılış gayemiz olan Allah'a kulluk görevini Kur'an'ı Kerim'de Rabimizin buyurduğu gibi yapalım. Tedbirimizi alalım gerisini Allah'tan bekleyelim. O'na tevekkül edelim.

Allah'tan kula gelen her şeye razı olalım. Ne demiş Said nursi: Kaderden iman eden, kederden emin olur. Başımıza ne gelirse gelsin kaza ve kaderdir. Tabiki insanlar olarak sorumluluk ve iredemizi iyi şeylere kullanarak harcamak gerekir. İyi ya da kötü olan herşeyi yolu, gidişatı kendi irademizi seçimimizi yaparak önümüze bakmalıyız. İrademizi her zaman doğru, kullanarak ve hayata dair güzel seçimler yaparak yolumuzu istikametimizi kendimiz bize yüklenen sorumluluk dahilinde elimizden geleni yapmak. Gerisi ise takdiri ilahidir.

Çünkü tevbe sûresi 51. âyeti kerimede Rabbimiz buyuruyor ki;

"Allah'ın bize yazdığından başkası başımıza gelmez."

Allah'tan gelen her şeye razı olmak. Allah'a olan imanın kalbde sağlam olması, Allah'a tam bir teslimiyet gösteren kul olup, başa gelen, iyi ya da kötü, bela, musibet, keder, üzüntü, acı ne gelirse gelsin, ne yaşarsak yaşayalım, bunlar bize Allah'ın bir imtihanı olduğunu unutmadan, başımıza gelenlere karşı sabrederek, azim ve gayret ederek bu imtihanı başarıyla geçebilmek bizim görevimizdir. Ama bütün bunlara sahip olmak için en başta kamili mümin bir kul yani imanı bütün bir kul olarak başımıza gelenlerin bir imtihan olduğunu bilip buna sabretmektir aslolan…

Kalbinde Allah sevgisinden başka bir sevgiye yer vermemektir. Gerçek aşk ve sevgi kul için yalnızca ve yalnızca Allah azze ve celle'dir. Allah'a tam anlamıyla teslim olabilirse bir kul Allah'u Teâla onu en güzel şekilde hiç ummadığı ve akla hayale gelmez şeylerle bu dünyada ve ahirette mükafatlandırağına hiç şüpheniz olmasın. Çünkü her şey Allah'a göre çok kolaydır. Allah tek sözü birşeye "Kun fe yekun"der yani Ol der ve olur.

O halde son sözümüz de Allah'ın isimlerinden birisi olan Ya Vedud ismiyle Rabbimize seslenelim:

🌷Ya Vedud Seni Seviyorum🌷

Esmaül Hüsna İsminden El-Vedûd tıklayınız https://acikve.net/esmaul-husna-isminden-el-vedud/





Bir cevap yazın