KATOJENİK BESLENME MODELİ NEDİR?

 

Günlük karbonhidrat tüketimini minimuma indirerek, 130 g’dan daha az karbonhidrat (Şeker +Nişasta + Toplam lif) tüketimi ile, enerjinin %70’ini yağlardan karşılayarak veya 12 – 16 saatten fazla su hariç yemeden, veya yoğun spor yaparak, karbonhidrat ve glikojenin tüketilmesi sonucu vücudun yağ metabolize ederek enerjisini karşıladığı beslenme şeklidir.

Gıda alımı çok azaldığı zaman, karaciğerde yağ metabolizması başlamaktadır. Ketojenik metabolizma sonucu ketonlar (assettoasetik asit, D-3 hidroksi bütirikasit, aseton) oluşmaktadır. Vücut (kalp ve beyin) enerjisini kanda dolaşan keton maddelerinden sağlamaktadır.

Bu şekilde Karbonhidratlar alımını azaltıp, vücudun yağı metabolize etmesi sonucu kanda optimum keton seviyesinde, Ketojenik beslenme modelinde leptin, grelin kortizol hormonları artmakta, trigliseridler insülin ve inflamasyon azalmaktadır. Beslenmenin çok değişik şekilleri ve kişiye özel modifikasyonları bulunmaktadır. A B C D olarak verilen, normal beslenme modeli ile değişik oranlardaki makrobesinlerin oranları verilmektedir. Ketojenik beslenme, günlük (16 saat yememek gibi), haftalık veya daha uzun süreler içinde yapılmaktadır. Değişik beslenme modellerinin insan sağlığına, kronik hastalıklara ve performansına değişik etkileri olmaktadır.

Uzun Dönem Etkileri; Kas erimesi (sarkopeni), hafıza zayıflaması ve sürekli açlık hissi, böbrekte taş oluşumu, karaciğerde yağ birikmesi, hormonal dengesizlik olarak tanımlanmaktadır. Bu nedenlerden dolayı her insana uygun bir beslenme şekli olmayabilir.

KATOJENİK BESLENMENİN SAĞLIĞA FAYDALARI

1-Uzun Dönem Kilo Kaybı:Sağlıklı yağ ağırlıklı, normal protein ve düşük karbonhidrat, tüketimi açlık hissini ve insülin salgısını azaltmaktadır, vücutta depolanmış yağlar enerji kaynağı olarak kullanılmaktadır.

2-Tıp 2 Şeker Hastalığı Riskini Azaltmaktadır: Kandaki şeker miktarı normal düzeyde kalmaktadır.

3 -Kalp Hastalıkları Riskini Azaltmaktadır:LDL kolesterolu, trigliseritleri azaltarak, HDL Kolesterolü artırarak kalp hastalıkları riskini azaltmaktadır.

4- Kanser Riskini Azaltır: Kanser hücreleri şeker kullanarak çoğalmaktadır, fakat yağ metabolizması çok düşüktür.

5 – Beyin ve nörolojik hastalık riskini azaltır:Mitokondri fonksiyonu artar, beyindeki kynurenik asit (CIOH7NO3 ) nöroprotektif maddeyi artırarak, Alzheimer, Parkinson, epilepsi ve felç hastalıkları riskini azaltmaktadır.

6 – Sağlıklı Yaşam Süresini Artırmaktadır.

 

KETOJENİK BESLENMENİN YAN ETKİLERİ

Normal sağlıklı insanda, ketojenik beslenme metabolizmayı, karbonhidrat yakan değil, yağ yakan ketojenik metabolizmaya dönüştürmektedir. İlk 1-2 haftalık süreçte aşağıdaki yan etkiler görülmektedir.

✅ Baş ağrısı
✅Nefes kokması
✅Yorgunluk, halsizlik
✅Kas zayıflığı ve ağrısı
✅Uykusuzluk
✅Kabızlık, mide bulantısı
✅Beyin bulanıklığı
✅Huysuzluk, moralsizlik
✅ Cinsel isteksizlik

 

KETOJENİK GIDALAR LİSTESİ (25-50 gün karbonhidrat tüketimi)

1- Deniz Ürünleri (balık ve kabuklu deniz ürünleri);Vitamin ve minerallerce zengin, karbonhidratça çok az olan gıdalardır. Omega 3 yağ asitlerinden zengindir. Haftada 2 kez tüketilmesi önerilmektedir

2. Düşük Karbonhidratlı Sebzeler; Lif, antioksidanlar, C vitamini ve diğer vitamin ve mineralleri içerir. Ispanak, brüksel lahanası, brokoli, kabak, karnabahar, bezelye, yeşil fasulye, roka, maydanoz, nane, dereotu gibi sebzeler çok düşük karbonhidrat içermektedir.

3. Peynir: Kalsiyum, protein yağlar ve konjuge linoleik asit ile ketojenik beslenme modeline uygundur. Kas zayıflamasını da önlemekttedir.

4 .Avakado: Ketojenik beslenme modeline uygun bir gıdadır. Lif, potasyum, vitamin ve minerallerce zengin kolesterol ve trigliserid düzenleyici rol oynar.

5. Et ve Tavuk: Ketojenik beslenme modeline uygundur. Selenyum, çinko B vitaminler, Omega 3, konjuge linoleik asit, protein ve karbonhidrat yok denecek kadar azdır.

6. Yumurta: Ketojenik yaşam tarzına uygun ve 1 gramdan az karbonhidrat içeren bir gıdadır. Doygunluk hissi vererek kandaki şekeri düzenler. Yumurta sarısı göz sağlığı için önemli olan lütein ve zeaksantin antioksidan maddeler içerir. Kalp sağlığı için zararlı etkisi yoktur.

7.Hindistan Cevizi Yağı: Kotejenik beslenmede Orta zincirli trigliseridleri (MCT) içerir. Karaciğer de doğrudan ketonlara dönüşerek hızlı enerji kaynağı sağlar. Alzheimer ve diğer sinir sistemi hastalıklarında kullanılır. Özellikle bel bölgesi yağlarından zayıflamak için kullanılır. nokta

8. Yoğurt: Sade yoğurt protein, kalsiyum içerir. 100 g yoğurtta 15 g karbonhidrat vardır.

9.Zeytinyağı:Oleik asit ve antioksidanlarca zengin ve karbonhidrat içermediğinden, kalp sağlığı ve antiinflamatuar olarak ideal bir gıdadır.

10. Çerez ve Tohumlar:Düşük karbonhidratlı yağ, lif ve proteince zengin gıdalardır. Bu nedenle ketojenik beslenmeye uygundur. Badem, Brezilya fındığı, pikan cevizi, fındık, ceviz, keten tohumu, susam tohumu, tahin, kabak çekirdeği kalp damar sağlığı, kanserler ve kronik nörolojik hastalıkları önlemede önemli gıdalardır.

11. Üzümsü Meyveler: Genel olarak meyvelerde şeker miktarı yüksektir. Ahududu, böğürtlen, çilek, yaban mersini gibi meyvelerde lif oranı yüksek şeker oranı da nispeten düşüktür. Antioksidan oranları daha yüksektir.

12.Tereyağı ve Kremalar: Çok az karbonhidrat içerir. Doymuş yağ asit içerikleri zengin olan bu gıdalar, dengeli tüketildiği zaman kalp sağlığına, sinir sistemini olumlu etki yapmaktadır.

13. Zeytin: Antioksidan oleuropen içeriği, antiinflamatuar etkisi ile hücreleri hasardan korur. Tansiyon ve osteoporozu önler. Lif içeriği yüksek, hazmedilebilir karbonhidrat miktarı düşüktür.

14.Şekersiz Çay ve Kahve: Kafein içeriği ile metabolizmayı, fiziksel ve zihinsel faaliyetleri artırır, şeker hastalığını önler.

15.Bitter çikolata (en az %70 ve daha fazla kakaolu):Antioksidanlar, flavonoller içerir. Kalp hastalıkları riskini azaltır. % 85 bitter çikolata 3 gram karbonhidrat içerir.

 

www.instagram.com/acikvnet

www.twitter.com/acikve_net

 


2 Comments

  1. Merhaba zeynep hanım bu beslenme şekli çok güzel ellerinize sağlık sürekli yazılarınızı okuyorum teşekkür ederim .

Bir cevap yazın