Kanuni’yi Ağlatan Mısralar

The following two tabs change content below.

Fatma

"Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen bir HİÇ ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl çömleği tutan dışındaki biçim değil içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir." Hz. Mevlana

Yazarın Son Yazıları Fatma (Tümünü Gör)

Kanuni Sultan Süleyman

Osmanlı Padişahı

Kanuni’yi Ağlatan Mısralar

Türk milletinin şevket güneşi Kanuni Sultan Süleyman bir gün, Şeyhülislam Ebussuud Efendi’ye manzum olarak şöyle sordu:

“Dürr-i Hebb-i meyveye düşse karınca,
Günahı var mıdır anı kırınca?”

Ebussuud Efendi’nin yüzünde görülmemiş bir ışık. İman dudakları hemen harekete geçti ve Sultana şu karşılığı verdi.

“Yarın mahşerde Hak kadı olunca,
Süleyman’dan alur hakkın karınca!”

Bu muhteşem karşılık koca sultanı ağlatmaya yetti.

İşte şanlı ecdat böyle idi. Onlar, ruhlarını ilahî adaletin emrine sermişlerdi. Gönüllerinde sadece Allah aşkı ve Allah korkusu vardı. Onlar, haktan ve adaletten başka bir değer tanımıyorlardı. Onlar, o mübarek insanlardı ki, asırlar boyunca onlara İslâmî ruh hâkimdi. Cemiyet şuuruna imanın nuru ışık tutuyordu. Onlar Türk’ün billûr fenerine İslam’ı fitil olarak takmışlardı. Onlar, bu ruh ile üç kıtada İslam-Türk medeniyetinin âbidelerini dikmişlerdi.

Eyvah bize ki, şimdi çöken muhteşem bir ahlâk ve iman nizamını enkazı üzerinde şuursuz, kıymet bilmez, mirasını tekmeleyen felâketzedeleriz.

Dürr- Hebb-i, inci tanesi demektir.

 


"Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen bir HİÇ ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl çömleği tutan dışındaki biçim değil içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir." Hz. Mevlana

Bir cevap yazın