İyilik Allah’tan Kötülük Nefsindendir

Kul Nefsi İle Mücadelesini Nasıl Yapması Gerekir?

“Sana gelen iyilik Allah’tan her kötülük ise nefsindendir.”

Nisa Süresi : 79. Ayet

Allah’ın ayetleri herşeyi o kadar güzel açıklıyor ki, lâkin biz insanlar ve kullar olarak şeytan her daim kandırmakla bizi oyunlarıyla hileriyle baştan çıkarmaya çalışan bir varlıktır. Nefis de şeytanla bir olursa halimiz perişan oluyor.
Biz kullar olarak nefse hakim olmayı öğrendiğimiz zaman doğru yola erişmiş olacağız aslına bakarsanız ama nefis ya işte her şeyi istiyor; iyi, yanlış, doğru ya da kötü ahir zamanda ki yaşam koşulları internetin bu kadar hayatımızın her alanına dahil olması yaşamımızı olumsuz yönde etkileri olduğu âşikardır.

Bizim en büyük düşmanımız nefsimizdir. Başka düşman aramamıza gerek yok ki, bu nefislerimize niye dur deyip hakim olamıyoruz, neden bu kadar bizi esir almış durumda bilinmeyen bir denklem gibi adeta… Çünkü dinden Kur’an’la hayatımızı tam anlamıyla geçmiş tarih ve sahabelerimiz gibi bir yapabilsek, müslümanlığı islâmın ne kadar zor şartlarla bugünlere geldiğini ve hâlâ daha bunu yıkmaya çalışan bir türlü islamı sindiremeyen zihniyetlerin hep içimizde olduğundan yaşamımızın her alanında heryerde onların etkisi büyük ölçüde bizlerin hayatına yaşam dünyamıza ta ki içimize kadar işlemiş durumda yer alıyor. Hep bir batı özentisi hayatı ve yaşantısı bizleri tv, radyo internet gibi her alanda tam anlamıyla esir almış vaziyette. Buna dur deyip artık kendimize bir çeki düzen verip müslümanca yaşamayı yaşantımıza bizler onlara örnek olmanın izin vakti saati geldi geçiyor bile. Çünkü her geçen dakika gün bizlerin aleyhine işliyor. Bizler ahir zaman ümmeti olduğumuz için dakikalar günler haftalar aylar o kadar çabuk geçiyor ki nasıl geçtiğini bile anlamıyoruz artık.

Kuran-ı Kerim’in ışığında onu okuyup anlayıp yaşantımıza geçirmemiz gerekiyor. Ey! Müslümanlar, vakit varken Bismillah! deyip; ilk başta kendimizi baştan aşağı önce eleyip sık dokuyalım. ‘Kendimizi düzeltirsek hayatımızda düzelir’ bu cümleyi hafızamıza kazıyalım. Kur’an ve hadislerde ışığında peygamber efendimizin sünnetlerini yani yaşam koşullarında nasıl bir hayat ve yaşam sürmüş onu örnek alarak yaşamaya gayret edelim. Nefisle mücadeleyi her daim sabırla sürdürmeye devam edelim.

Çünkü ilk başta bizleri Rabbim niye yarattı bir düşünün ona göre kulluk edin.

Bir ayetinde Rabbul-Alemin buyuruyor:

“Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım”

Zariyat Suresi – 56. Ayet

Biz ilk baş Allah’a iyi bir kul, Resulllaha’da S.A.V Efendimizede iyi bir ümmet olmak için son nefsimize kadar çalışmakla yükümlü sorumlu insanlar olduğumuzu unutmayalım lütfen.

Hasan Basri’den gençlere bir öğüt:

“Kuran-ı Kerim’ i okuyun, inceleyin dinleyin. Azıcık zamanınızı bile yararsız işlere ayırmayın.”

Bu dünya yalan değil insanlar yalandır. Bunu da unutmayalım. Lütfen…

Dünya gerçektir… Allah’ta Bâki’dir.

Ya Bâki Entel Baki…

Dünyaya aldanmayın ey insanlar gelip geçicidir.

Bir ayetinde Rabbimiz buyuruyor ki;

“Sakın Dünya Hayatı Sizi Aldatmasın”
Lokman Suresi : 33. Ayet

Diğer bir ayeti kerime;

“Bu dünya hayatı ancak bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte gerçek hayat odur. Keşke bilselerdi.”
Ankebut Suresi:  64. ayet

İnsanlar o kadar dünyaya ve dünyalık şeylere dalmış ki artık bu zamanda bundan çıkartmak uyarmak gerekiyor. Bende buna belki bir insanın bunun farkına varıp gerçekleri görmesini İnşaAllah sağlamış olurum. Acizane…

Rabbim bizleri sevdiklerimizle, evlatlarımızla, mal ve mülklerimizle her daim imtihan ettiğini unutmayınız… Bunların birer imtihan olduğunun farkına varıp sabredip bu imtahanlarımızı başarıyla geçmemizi Rabbim cümlemize nasip eylesin.

Neyi çok seversen Rabbim onunla bizleri imtihan ediyor…

En Güzel Denklem:

Sabır + Dua + Şükür = Hayat

Rabbimden gelen bütün imtihanlara, insanlara, hayata, dünyaya herkese herşeye sabırla ulaşılır. Herşeyin başı da sabır, ortası da sabır sonu da sabırdır. Sonuç mu güzel mükafatlara eriştirir kullarını Rabbul Alemin…

Aldığımız nefes, canımız bile bize emanetken bu emanetlere iyi bakıp Rabbimin huzurunda güzel giden Kullardan olmak bu dünyadaki son isteğimiz muradımız duamız olmalıdır.

Her emanetin bir teslim etme vakti saati vardır bu dünya aleminde…

Ölüm ise Allah’a Kavuşmaktır…

Allah aşıkları için cennette cemali ile buluşmak O’nun cemalini görmek bu dünyadaki tesellimiz ve duamızdır…

Nefs-i Emmare

“Kim Allah’a gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar.”

Talak Süresi2. Ayet

Bu ayettende anlaşıldığı gibi nefsiyle savaşan kulun tek yardımcısı yüce yaradandır. Canı gönülden biz inanıp Rabbimizden yardım diyelim mutlaka bize doğru yoldu hayırlara çıkartıp kötülüklerden ve nefsi arzulardan uzaklaştıracak sebepler önümüze çıkartacaktır.

Rabbul- Alemin bize ilk olarak aklımızı yaratmış ve akla da ilim, zeka, doğruluk, tevekkül, korku, ümit olmak üzere gerekli olan tüm vasıfları vermiştir.

Biz kullar olarak bize verilen bu akıl ile nefsi mücadele ederek ve nefsimize hâkim olmayı öğrenerek irademizle sahip olup nefsin size verdiği kötü arzuları yeneceğinize inanın ve bunu da başarın. Çünkü inanmak başarmanın yarısıdır. Nefse hoş gelecek sözlü fiili her ortamdan herşeyden kaçınarak kendimizi ilimle meşgul edersek sürekli ilim olan yerde kötü birşey barınmadığını ve olmadığını da göreceksiniz. İlimle uğraşmak bizi başta aşağı nefis ve şeytan başta olmak üzere birçok kötülükten de alıkoyduğunu yeri gelmişken söylemek gerekir.

Nefsimizi terbiye edersek şayet ona da hâkim olacağımız muhakkak kaçınılmaz bir gerçektir.

“İnanıp nefsini ıslah edene korku ve üzüntü yoktur”

En’am Suresi: 48. Ayet

İnsan olarak hele ki bu ahir zamanda her ortam ve koşulda nefsimize hâkim olmak çok zor olduğunu söylemek gerekir özellikle biz gençlerin. Şeytan bizi oyun ve hileleriyle günahları hoş gösterip birçok günaha girmemizi sağlıyor. Bu durumda gerek ibadetlerimizde gerekse bütün iyi ve hayırlı amellerimizi işlerken  bu tabiki nefislerimize zor geliyor. Hele birde imanı zayıfsa hepden şeytanda nefisde almış başını gitmiş oluyor malesefki, Bu durumda da ister istemez biz müslüman kullar olarak nefsimize aldanıp günah deryasına dalıp gidiyoruz. Bu hata yanlış ve günahımızın farkında olup günahlarımıza tövbe istiğfar edip tövbe-i nasuh yani bir daha o günahı işlememek üzere yapılan tövbeye tövbe-i nasuh diyoruz. Rabbimize yürekten pişmanlıkla bir daha o günahı işlememeye tövbe edip kendimizi pak temiz etmemiz gerekiyor.

“Nefsini temizleyen gerçekten kurtuluşa ermiştir.”

Â’lâ Suresi : 14. Ayet

İmani bütün salih kullar bile sürekli şeytan ve nefisle mücadele vermişler lâkin onlar bile yine de nefse hakim olamadıkları aşikare olarak ifade edip söylemişlerdir.

Nefse hakim olmak için tüm günahlardan uzak yaşamak, gereksiz yanlış, kötü herşeyden uzak durmak, tv, internet, sanal ortamlardan mümkün olduğunca kendini uzak tutup, işe güce ve ilme tevekküle, tefekküre dalıp vaktimiz boşa geçirmediğimiz heranımız bizim başarımız ve kazancımız olduğunu söylemek isterim. Doğru düzgün yaşam başta olmak üzere yalandan, yalan söyleyen insanlardan herdaim kendimizi mutlak uzak tutmak bu bizim yaşamdaki artımız olur. Yalan söylemeyi alışkanlık haline getiren insan herşeyi her kötülüğü yapmaya mahkum bir varlıktır. Arkadaşı da tabiki şeytanın ta kendisidir. Birde bu yeryüzünde şeytanlaşmış insanlar var olursa bir gün rast gelir fark ederseniz böyle bir insanı yanında ve çevrenizde o kişiden tamamiyle uzaklaşın. Bunu fark edebilmek için bu insanı iyi tanımak gerekir. Bu ahir zamandaki şeytanlaşmış insanlar çok tehlikeli şeytantan da daha tehlikeli diyebilirim sizlere.

“Hiçbir nefis yoktur ki; Başında bir denetleyici bulunmasın.”

Tarık Süresi : 4. Ayet

Rabbim hayırlı doğru vicdanlı merhametli insanlar çıkarsın mumin kullarının karşısına duamız neye ise aminimiz ona Ya Rab…

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: “Evliyanın çoğu her gece, o gün yapmış olduğu işlerini, sözlerini, hareketlerini, düşüncelerini, her birinin niçin olduğunu anlarlar. Kusurlarını ve günahlarını temizlemek için, tevbe ve istigfar ederler.

Her gece yatarken yüz defa:
‘Sübhanallahi vel-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber’ okuyan, muhasebe yapmış, kendini hesaba çekmiş sayılır.

Bir Hadis-ı Şerif:

“Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) teşehhüd okuyunca şu mealde zikirde, duada bulunurdu: “Hamd Allah’adır, O’na sığınır, O’ndan mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden de O’na sığınırız. Allah kime hidâyet verirse onu kimse sapıtamaz, kimi de sapıtırsa onu kimse hidayete götüremez. Şehâdet ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur. Yine şehâdet ederim ki, Muhammed O’nun kulu ve Resûlüdür. O’nu hak ile, Kıyametten önce müjdeleyici ve korkutucu olarak gönderdi. Kim Allah ve Resûlüne itaat ederse doğru yolu bulmuştur. Kim de o ikisine isyan ederse, (bilsin ki) sadece kendisine zarar verir, Allah’a hiç bir zarar verermez.”

Hasan Basri’nin Gençlere Sözleri:

“Heryerde davanızı yaymaya çalışın. Nefsinizle şiddetli bir şekilde mücadele edin ki, onun yularını ele alasınız, gözünüzü haramdan ayırın, duygularınıza hâkim olun.”

“Yarınlar rahatına düşkün olanların değil rahatına vazgeçmelerini olacaktır.”

Ve bir ayetle yazımızı sonlandıralım;

“Ve hüve âlâ kulli şey’in kadir.”

Allah’ın Rahmeti hidayeti üzerinize ve üzerimize olsun.

Lâ İlâhe İllalah…

 

www.acikve.net

www.instagram.com/acikvnet

www.twitter.com/acikve_net

www.facebook.com/acikvenetinternet

 

 

Bir cevap yazın