Hz. Ali (R.A.) Kimdir? Hz. Ali'nin Hayatı

Hz. Ali Kimdir?

Hz. Ali (ra), Hicretten yaklaşık yirmi yıl önce (M.602) Mekke'de doğdu. Babası  Hz. Peygamber 'in (s.a.v) amcası Ebû Tâlib, annesi Fâtıma bint. Esed'dir. Mekke'de başlayan kıtlık sebebiyle Hz. Muhammed (sav) Hz. Ali 'nin (ra) bakımını üstlendi. Bu sebeple o küçük yaşlarından itibaren Resul-i Ekrem 'in (sav) terbiyesi altında  büyüdü.
(İbn Sa'd, III, Ibn Abdilberr, III, 1089)

"Hz. Ali (ra), Hz. Muhammed 'in (sav) peygamber olmasından sonra 9 veya 10 yaşlarındayken Müslüman olup  çocuklar arasında İslâm'a girenlerin ilki olma şerefine  erdi."

(İbn Hişâm, I, 263-264).

Hz. Ali'nin Hayatı

"Daha sonra Mekke devrini teşkil eden 13 yılı Hz. Peygamber (sav) ile birlikte geçirdi."

(İbn Abdilberr, III, 1099).

"Hicret esnasında Allah Resulü'nün (sav) yatağında kaldı. Onun yanında Mekkelilere ait bulunan emanetleri sahiplerine verdikten sonra şehri terk etti."

(İbn Hişâm, II, 139-140)

"Medine döneminde Hz. Ali (ra) Hz. Peygamber 'in (sav) neredeyse bütün faaliyetlerinde yer aldı. Bedir savaşında iki ordu arasında karşılıklı olarak gerçekleşen meydana okumadan sonra  Müslümanlar adına çarpışmak için meydana  çıkarak hasmı Velîd b. Utbe'yi öldürdü."

(Buhârî, Meğâzî, 8)

"Uhud savaşı esnasında  Hz. Peygamber (sav) ölümle karşı karşıya kaldığında onu savunan  ve müşriklerin saldırılarına sebatla cevap veren  kişilerden biri de Hz. Ali (ra)'dir. Hz. Ali (ra), Hendek savaşında Müşriklerin Medine tarafına  geçmelerine müsaade etmeyen birliği komuta  etti. Hayber Yahûdîlerine karşı  gerçekleştirilen seferde Hz. Ali (ra) büyük yararlıklar gösterdi."

(Buhârî, Cihad ve's-Siyer, 122; Müslim, Fedâil, 33, 34, 35; Vâkidî, Meğâzî, II, 653-670; İbn Hişâm, III, 349-350

"Mekke fethi esnasında Müslümanların sancağını Hz. Ali (ra) taşıdı. Mekke 'nin fethinden sonra meydana gelen Huneyn savaşının başlangıcındaki bozgun esnasında Allah Resulü'nü (sav) saldırılardan koruyanlar arasında yer aldı."

(İbn Abdilberr, III, 1096-1097).

"Hicretin 9. yılında tertip edilen Tebük seferine katılamayan Hz. Ali (ra), bu esnada Hz. Peygamber'in (sav) emriyle  Medine 'de kalarak Ehl-i beyt ve diğer  Müslümanların muhafazasını üstlendi."

(Müslim, Fedâil, 31, 32; Tirmizî, Menâkıb, 21).

"Hicretin 10. yılında da tebliğ amacıyla Yemen'e gönderilen Hz. Ali (ra) burada İslâmlaşma faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde önemli rol oynadı."

(İbn Abdilberr, III, 1100).

"Hz. Ali (ra), Hz. Peygamber'in (sav) techiz ve teknifiyle meşgul olması sebebiyle Benî Sâide Gölgeliği'nde Ensâr ile Muhâcirûn arasında gerçekleştirilen ilk halife seçimi toplantısına iştirak edemedi. Kendilerinden habersiz olarak halife seçimi yapılmasından rahatsız olduğunu ifade eden Hz. Ali (ra), bununla beraber gecikmeli de olsa ilk halife seçilen Hz. Ebû Bekir'e (ra) biat etti."

(Buhârî, Fedâil, 12; Müslim, Cihâd, 52-53)

"O, aynı şekilde ilk halifenin vasiyeti doğrultusunda halife seçilen Hz. Ömer'e (ra) de herhangi bir itirazda bulunmadı.

Hz. Ömer'in (ra) vefatından önce isimlerini belirlediği halife adaylarından olan Hz. Ali (ra), şûrâ neticesinde halifelik makamına gelen Hz. Osman'a (ra) halife olarak biat ettiği gibi, her konuda yönetime yardımcı olmaya çalıştı. Zaman zaman halifeyi bazı uygulamaları sebebiyle tenkit etmekle birlikte hiçbir zaman kendisine yapılan teklif ve telkinlere rağmen Hz. Osman (ra) karşı herhangi bir harekete iştirak etmedi. Üstelik, halifenin özel talebiyle yönetim muhalifleriyle idare arasındaki problemlerin çözümünde arabuluculuk yaptı."

(Belâzürî, Ensâb, Jerusalem 1936, V, 67; Taberî, IV, 358-360)

"Hz. Osman'ın (ra) şehid edilmesinden sonraki kaos ortamında halifelik görevini üstlenen Hz. Ali (ra) pek çok dâhilî problemle karşı karşıya kaldı. Bu problemlerin başında, onun Müslümanların tamamının desteğini alamamış olması gelir. Zira gerek Muhâcir, gerekse Ensâr'dan bazı ileri gelen Müslümanlar, onun halifeliğine razı olmayıp kendisine biat etmediler. Hz. Ali (ra) bunun sonucunda Cemel savaşında Hz. Âişe (ra)-Hz. Talha (ra) ve Hz. Zübeyr (ra) karşı karşıya geldi."

(Taberî, IV, 498-499)

"Diğer taraftan Hz. Osman'ın (ra) katillerinin cezalandırılmasını isteyen ve Şam valiliğinden azledilmesine şiddetle karşı çıkan Muâviye de, Hz. Ali (ra) için büyük bir problem teşkil etmişti. Cemel savaşını kazanarak Irak'taki Müslümanları bir araya getiren Hz. Ali (ra), daha sonra Muaviye liderliğindeki Şamlılar üzerine yürüdü. Burada gerçekleşen Sıffin savaşında istediği sonucu alamadı. Hakemler tayin edilerek gerçekleştirilen sulh görüşmelerinde de yönetim krizi çözülmemiş, daha da derinleşmiştir. Sıffin savaşı ve ardından gerçekleştirilen Hakem Olayı'nda istediğini elde edemeyen . Sıffin savaşı ve atdih, bu defa kendi ordusu içinde yeni bir problemle yüz yüze geldi. Problemin kaynağı ise Irak'da halifeye karşı çıkan Hâricîlerdi. Onların gerçekleştirdikleri şiddet hareketleri halifenin ülkedeki birliği sağlama gayretlerini tümüyle boşa çıkardı. Bu iç mücadelelerle uğraşması esnasında Hz. Ali (ra), Hicretin 40. (M.661) yılında İbn Mülcem isimli Hâricînin suikasti neticesinde şehid oldu. Onun ölümünden sonra Iraklılar, oğlu Hz. Hasan'ı (ra) halife seçtiler."

(İbn Sa'd, III, 33-40; Taberî, V, 144-149)

"Hz. Ali (ra) hayatı boyunca her zaman Hz. Peygamber'in (sav) en yakınında oldu. Allah Resulü'nün (sav) terbiyesi altında yetişen Hz. Ali (ra), bizzat kendisinden Kur'ân-ı Kerîm'i öğrendi. Bu sayededir ki, Kur'ân-ı Kerîm'i hıfzetmiş, sahâbenin en önemli tefsir ve fıkıh alimlerinden biri olmuştur. Hz. Ali (ra) aynı zamanda vahiy katipliği yaptı. Allah Resulü'nden (sav) 586 adet hadis rivayetinde bulunmuştur ki, onun aktardığı hadislerin büyük kısmı, fıkhî konulara dairdir. Hz. Ali (ra) tasavvuf dünyası için de vazgeçilmez bir figürdür. Bu sebepledir ki, İslâm tasavvuf edebiyatında ve Türk kültür hayatında onun adına sıkça rastlamak mümkündür. Özetle Hz. Ali (ra)'nin ilim, takva, ihlas, samimiyet, fedakârlık, şefkat, kahramanlık ve cesaret gibi yüksek insanî ve ahlâkî değerlerde müstesna bir şahsiyet olduğu gerek Sünni, gerekse Şiî kaynaklarda ittifakla kaydedilmektedir."
(Fığlalı, E. Ruhi-Kandemir, M. Yaşar, "Ali", DIA, II, 371-378)

Hz. Ali'nin mezarı nerededir?

Hz. Ali'nin türbesi Irak Necef'de bulunmaktadır.

Hz. Peygamber Efendimiz (sav)'e  Hz. Ali'ye ve Ehl-i Beyte Selam Olsun.

Selam ve Dua ile Kalın...

 


Bir cevap yazın