Her Yönüyle Dış Gebelik

Kadınların doğurganlık özelliği, bir mucizeyi de beraberinde getiriyor. İçinde bir canlı büyümenin mucize gibi geldiğini bir kez daha İtiraf etmeliyim. Ancak bazen mutlu başlayan hikaye, farklı sonuçlanabiliyor, dış gebelikte bunlardan birisi…

Düşük, ölü bebek ya da dış gebelik gibi vakalar sonucu, gebelik mutlu sona ulaşmadan sona eriyor ya da er diriliyor. Bu yazımda dış gebelik konusunu anlatırken, yaşamış olanlar bu satırlarda kendi yaşadıklarını bulacaklar belki ama bilgi paylaşmanın ne denli önemli olduğunu bilerek hemcinsleri adına yararlı olacağından eminim.

DIŞ GEBELİK  NEDİR?


Dış gebelik döllenmiş bir yumurtanın rahim içinde değil de rahmin dışında bir yere yerleşmesi sonucu oluşur. Dış gebelik her kadında belirtiler vermez ve muayene olunmadan normal bir gebelik mi yoksa dış gebelik mi olduğu anlaşılmaz. İstatistikler şunu ortaya koyuyor ki, kadınların yüzde ikisinde dış gebelik oluşabiliyor. Döllenmiş yumurtaların en çok görüldüğü yer olan tillop tüplerine yerleşir ve burada büyümeye başlar. Zamanla tüpler gerilir ve yırtılarak kanama meydana gelir. Dolayısıyla, döllenen yumurta rahim dışında kaldığı için burada büyümeye başlar. Ancak ömrü kısadır, çevresindeki dokulara zarar verebilir ve anne adayının hayatını riske sokabilir. İşte bu aşamada, yoğun kanamalar, karın ağrıları gibi belirtiler gösterebilir.Hatta bu kanamalar ölümle sonuçlanabilecek ciddi boyutlara kadar yol açar.

Dış gebelik normal gebelik gibi olup, genel anlamda belirtileri birebir aynıdır. Adet döneminin gecikmesi, göğüslerin hassaslaşması, baş dönmeleri ve mide bulantıları gibi belirtiler gösterebilmektedir. Eğer ki, dış gebelik yaşadığınızdan şüpheniz varsa, muhakkak vakit kaybetmeden bir sağlık kurumuna başvurup muayene olmanızda yarar vardır. Çünkü dış gebelik tillop küpüne zarar verdiği için, kişilerin ileri dönemlerde gebe kalma şansını da azaltabilir. Ayrıca, bu durum anne adaylarını fiziksel ve psikolojik olarakta yıpratabilir. Bu nedenle, dış gebeliği önlemek açısından, anne adayı daha önce bir dış gebelik yaşadıysa ya da dış gebelik riski yüksekse, gebeliğin ilk haftalarında muhakkak kontrollerini yaptırmalıdır. Erken teşhis ile en azından bazı noktalara dikkat ederek dış gebelik riskini düşürebilirsiniz. Ayrıca, özellikle ilaç tedavisi yöntemi ile dış gebelikte tüpe zarar vermeden hastalığı tedavi etmeye yönelik tedavi seçenekleri geliştirilmeye çalışılmış ve bu konuda önemli oranda başarı sağlanmıştır. Gelişmiş bir dış gebelik için güvenli bir yöntem olarak kabul edilen cerrahi müdahale ise kesin çözümdür.

DIŞ GEBELİK NEDENLERİ NELERDİR?

Tüplerde kısmi tıkanıklık yapan ya da tüplerin hareket kabiliyetini azaltan bütün durumlar dış gebelik için uygun zemin hazırlar.Bunlardan en sık görüleni geçirilmiş enfeksiyonlardır. Her enfeksiyon atağı dokularda bir miktar harabiyet bırakır. Enfeksiyon sayısına ve şiddetine bağlı olarak yapışıklıkların derecesi de değişiklik gösterir. Bu yapışıklık hem tüplerin içinde olur ve tüpün iç kanalını kapatır, hem de tüpün dışında meydana gelerek tüplerin doğal yapısını bozar. Eğer bu tıkanıklıklar spermin geçişini engelleyecek kadar şiddetliyse bir infertilite( kısırlık) söz konusu olacaktır. Eğer tıkanıklık kısmi ise döllenme gerçekleşebilir ancak bu kez dış gebelik şansı oldukça yüksek olacaktır. Dıştan olan yapışıklıklar da hareket kabiliyetini bozarak ektopik gebeliğe uygun zamin hazırlar.

Yapışıklığa yol açan tek etken enfeksiyonlar değildir. Geçirmiş operasyonlarda dokularda yapışmalara neden olur. En sık over kisti nedeni ile yapılan cerrahi girişimler, apandisit ameliyatları sonrası bu tür yapışıklıklara rastlanır.

Bir diğer etken tüplerde var olan doğumsal şekil bozuklukları. Yine aynı mekanizma ile döllenmiş yumurtanın rahim içine ulaşması engellenir ve neticede ektopik gebelik ortaya çıkar.

Spirallerin (rahim içi araç) uzun süreli dış gebelik riskini artırıp artırmadığı tartışılmıştır. Gerçekte spiral gebelik şansını son derece azaltır. Spiral kullanan birinin gebe kalması son derece zordur, fakat bir gebelik oluştuğunda bunun bir dış gebelik olma olasılığı normale göre daha yüksektir. Yani spiral dış gebelik riskini artırmaz. Ama eğer spiral kullanan bir kadında gebelikten şüpheleniyor ise bunun bir dış gebelik olmadığı mutlaka tespit edilmelidir. Sadece progesteron içeren mini pil türü doğum kontrol hapları Tubal hareketleri azaltarak dış gebelik olasılığını artırırlar. Bazen benzer şekilde progesteron içeren spiraller de risk biraz daha yüksektir.

Daha önce ektopik gebelik geçirenlerde risk normale göre daha yüksektir. Bir dış gebelik geçiren kadının sonradan yine dış gebelik geçirme şansı %10 oranındadır.

DIŞ GEBELİĞİN TEDAVİSİ

Dış gebeliğin seyrinde eğer bir yırtılma meydana gelmişse ve iç kanama mevcutsa tek tedavi cerrahi girişimdir. Burada Laparoskopi ile ya da açık cerrahi ile var olan dış gebelik temizlenir. Uygun vakalarda tüp korunabilir ancak bazen dış gebeliğin geliştiği tüp alınmak durumunda kalınabilir. Yırtılmanın meydana gelmediği vakalarda eğer geneli bazı şartlar sağlıyorsa yakın takip altında beklenebilir. Buna “Bekle ve gör yaklaşımı” adı verilmektedir. tubal gebeliklerin bir kısmında gebelik ürünü tüpleri yırtacak ve kanamaya neden olacak büyüklüğe ulaşmadan canlılığını yitirmekte ve bir süre sonra vücut tarafından ya absorbe edilmekte ya da bir vajinal kanama ile dışarıya atılmaktadır. Bu tür vakalarda beklemek hastayı cerrahi bir girişimden kurtarmakta, bu sayede hem operasyona bağlı gelişebilecek yapışıklık riski ortadan kaldırılmak da hem de tüpün alınması gibi bir komplikasyon yaşanmaktadır. Bekle ve gör tedavisine alınacak hastalar çok iyi seçilmeli, hasta durumu hakkında detaylı olarak bilgilendirilmeli ve bilinçlendirilmeli, iç kanamaya ait tetkikler hasta ve yakınlarına iyice öğretilerek ortaya çıkma durumunda hiç vakit kaybetmeden hastaneye ulaşmaları sağlanmalıdır. Bu tedavi grubundaki hastalar her gün ya da gün aşırı kontrollere çağrılmak, her seferinde ultrason ve bhCG testi ile takip edilmelidir. bhCG değerleri düşmeye başladıktan sonra artık iç kanama ve diğer komplikasyonlarının gelişme riski son derece azalmıştır. Değerler gebelik öncesi değerlerinde düşene kadar bu takipleri devam edilir. Bazı durumlarda ultrasonla tüp içerisinde gebelik ürünü görülebilir. Eğer bebeğe ait kalp atımları saptanmıyorsa bu durumda bir cerrahi girişime gerek kalmaz. Yukarıdaki şartlarda takip yeterli olur.

Bir diğer tedavi yaklaşımı ise kemoterapi uygulanmasıdır. Yine belirli kriterlere göre dikkatli seçilmiş vakalarda bebek canlı bile olsa kemoterapi uygulayarak bebeğin iç kanamaya neden olmadan sonlandırılması mümkün olmaktadır.

Dış gebelik yaşayan kadınlar, yeniden gebe kalma konusunda tereddüt ediyor ve gebelik almaları halinde de stres yaşıyorlar, duygusal olarak da bunu son derece olanğan buluyorum. Ama unutmayalım ki gebelikte mutlu, rahat ve huzurlu olmak sağlığı da beraberinde getiriyor. Olumsuzlukları arkamızda bırakıp kendimizi doktorunuzun güvenli ellerine bırakalım ve gebeliğin tadını çıkaralım, niyetimiz varsa yeniden deneyelim, niyetimiz yoksa kendimize zaman tanıyalım, olmaz mı? Unutmayın, her biriniz harika birer anne adayısınız.


www.acikve.net
www.instagram.com/acikvnet
www.twitter.com/acikve_net
www.facebokk.com/acikvenetinternet


Bir cevap yazın