HAYATA GÖZLERİNİ ERKEN AÇAN BEBEKLER...

 

Prematüre doğum oranı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de %10 oranında görülüyor. Her yıl 125 bin prematüre bebekler aramıza katılıyor...

Normal gebelik süresi son adet tarihinin başlangıcından itibaren 37 ile 42 hafta aralığında olarak kabul ediliyor. Anne karnında 37. haftayı tamamlamadan doğmuş olan bebeklere preterm bebekler deniyor. Eğer bebek 34 ile 37. haftalar arasında doğarsa geç preterm, 32 ile 34. hafta arasında doğarsa orta preterm ve 32. haftadan önce doğarsa erken preterm olarak gruplandırılıyor. Neyse ki, preterm bebeklerin yaklaşık %75'i geç preterm denen , gelişmesi nispeten daha iyi olan bebeklerden oluşuyor. Tıbbi sorunların en sık görüldüğü 32. haftanın altındaki bebekler ise bu grubun yüzde 5 kısmını oluşturuyor. Acıbadem Kadıköy hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım uzmanı Yardımcı Doçent Doktor Atalay Demirel Prematüre doğum ile ilgili bilinmesi ve dikkat edilmesi gereken noktaları dikkat çekti.

ANNEDEN YA DA BEBEKTEN KAYNAKLANABİLİR 

Prematüre doğum anne kaynaklı, bebek kaynaklı ve rahim içinde anne-bebek birlikteliğini sağlayan Plasenta dediğimiz doku kaynaklı olabilmektedir. Annen diyabet, hipertansiyon, böbrek ve akciğer hastalığı gibi kronik bir hastalığın olması, bebeğin genetik bir hastalığın olması ve anne karnında bir enfeksiyon geçirilmesi, plasentanın ise zamanından önce rahim duvarından ayrılması başlaması erken doğumu başlatan sebeple olarak karşımıza çıkmaktadır.
Anne karnında bebeğin bütün organı 13. gebelik haftasından şekil olarak oluşur. Bu zamandan sonra doğum anına kadar geçecek olan yaklaşık 24 ile 25. haftalık süreden tüm organları boyut olarak büyümekte ve fonksiyon olarak gelişmelerini tamamlamaktadır. 22 ila 23. haftada yaşam sınırı olarak bilinir. Bu dönemden önce gerçekleşen doğumlar düşük olarak kabul edilmektedir. Prematüre doğan bebekler en sık solunum sıkıntısı sorun yaratmaktadır. Akciğerlerin kolay açılması ve rahat nefes alıp vermeyi sağlayan surfaktan denilen madde bebekte kabaca 32. Haftadan sonra üretilmeye başlamaktadır. 32. haftadan sonra doğan preterm bebeklerde solunum sıkıntısı görülmekle birlikte bu haftadan önce doğan bebeklerde ciddi solunum sıkıntısı görülmektedir. Beslenme açısından da baktığımızda emme refleksi 30 ile 32. haftalarda başlamasına rağmen emme, yutma ve nefes alıp vermenin koordineli bir şekilde olması 34 ile 35. haftalarda olmaktadır. Bu yüzden erken doğan bebekler ancak 34 ile 35. haftalarda ağızdan kendi başlarına beslenebilir hale gelir. Doğum haftasından bağımsız olmak üzere bebeklerin çoğu 35. haftalık olduklarında kendi başlarına nefes alıp verebilir, ağız yolu ile beslenir ve normal kıyafetler de vücut ısılarını koruyabilir.

ÜÇ YAŞINA KADAR YAŞITLARINA YETİŞİYORLAR 


Prematüre doğmuş olan bebeklerin gelişimine ve büyümeleri düzeltilmiş haftalarına göre dikkate alınır. Normal doğum 40 hafta olarak hesaplanır. Örnek olarak 32 haftalık doğmuş olan bir preterm bebek doğumdan sonra 5 aylık olduğunda boy, kilo ve gelişim basamaklarının değerlendirmesine bakalır ve 5 ay 2 ay (8 hafta) 3 aylık olarak kabul edilir. Bu düzeltilmiş yaş çocuk 2-3 yaşına gelene kadar dikkate alınmaktadır. Prematüre doğmuş olan bebeklerin yaklaşık yüzde 90'ı 3 yaşına gelene kadar bu gelişmeyi yakalanmaktadır. Geri kalan yüzde 10 luk kısmı yakalamayı yapamaz ve yaşıtlarına göre geri kalabilir. Bu durumda da endokrinoloji ve gastroenteroloji diğer bilim dallarının yardımıyla bebeklerimizi mümkün olan en sağlıklı seviyeye getirmeye çalışmaktayız. Prematüre bebeklerin ,düzeltilmiş yaşları dikkate alındığında bakımları açısından miadında doğmuş olan bebeklerden çok farkları yoktur. Yalnızca normal bakımlarına ilave göz muayenesi, işitme muayenesini, nöroloji muayene ve fizyoterapi gibi periyodik olarak takip edilmesi gereken özel muayeneleri eklenmektedir. Aşıları doğum yaşlarına uygun olarak yapılmaktadır.

TAKİPLARİNİ ZAMANINDA YAPTIRIN...

Prematüre bebekler doğum haftalarına bağlı olarak pek çok sağlık sorunuyla karşılaşabilir.
Bu sorunların önüne geçmek ancak Prematüre doğumların önlenmesi ile olabilir. Doğum gerçekleştikten sonra ise karşılaşabileceği sorunlara hazırlıklı olmak, vakitlice saptayıp düzeltici tedavileri yapabilmek ve kalıcı bir sorun olduğunda iyileştirici bakımı yapmak tedavinin ana basamaklarını oluşturur. Prematüre bebeklerin deneyimli Yenidoğan uzmanlarının, çocuk doktorlarının ve Yenidoğan hemşirelerinin olduğu merkezlerde izlenmesi hayati önem taşımaktadır. Yoğun bakım servisinde taburcu olurken planlanmış olan takipleri zamanında ve yetkin yerlerde yapılması prematüre bebeklerimizin ömürlerini daha sağlıklı geçirmesini sağlamaktadır.

HER ON BEBEKTEN BİRİ HAYATA GÖZLERİNİ ERKEN AÇIYOR 

Her yıl dünyada 13 milyon, Avrupa'da yarım milyon Türkiye'de ise 150.000 bebek hayata gözlerini erken açıyor...
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Yenidoğan bilim dalı başkanı ve Türk neonatoloji Derneği Başkanı Profesör Doktor Esin Koç Prematüre bebeklerde Yenidoğan uzmanlarının önemine dikkat çekiyor.

TEDAVİDE YENİDOGAN UZMANLARI ÇOK ÖNEMLİ 

Bu minik kahramanların hayatı tutunabilmesi için doğum anından itibaren uygulanacak ve taburcu olduktan sonra bile devam edecek takip ve tedavi, bebeklerin fiziksel ve zihinsel gelişimleri açısından büyük önem taşıyor. Artık Türkiye'nin en uzak köşelerinde bile Prematüre bebeklere gerekli sağlık hizmetini verecek altyapı mevcut. Ancak sadece gerekli aletlerin varlığı bebeklere uygun tedavinin verildiği anlamına gelmiyor. Erken doğmuş yenidoğanların, daha hayatlarını ilk saniyelerinde itibaren ve daha sonra da hastanelerde yeni doğan uzmanları tarafından takip ve tedavi edilmeleri gerekiyor. Bu tedavi hizmetlerinin Yenidoğan uzmanları tarafından verilmesi, onların hem yaşama şansını arttıracak, hem de yaşayanların daha kaliteli bir hayata sahip olmalarını sağlayacaktır. Çünkü bebekleriniz yaşatılsalar bile, ileriki yıllarda ortaya çıkacak sağlık problemleri, yenidoğan uzmanları sayesinde azalacaktır.

ANNELERE TAVSİYELER NELNE  OLUR ?

Kötü şeyler aklına geldikçe o düşünceleri kovup bebekleri ile ileride neler yaşayacaklarını hayalini kursunlar. Anne sütü prematüre bebekler için çok önemli. Yeterli süt üretim için mutlaka gece gündüz üç saatte bir sütlerini sagsınlar. Bebeklerini mümkün olan her an görsünler ve kanguru bakımı yapmak için hastanelerine ısrarcı olsunlar. Bebekleri ile konuşsunlar ,dokunsunlar varlıkların ona hissettirsinler .

GEÇMEYEN ACI , GEÇMEYEN ZOR GÜN YOK . SABIRLA VE UMUTLA BEKLEYİN...

 

 

 

Www.instagram.com/acikvnet

Www.twitter.com/acikve_net

 


Bir cevap yazın