HARF DEVRİMİ’NİN CİDDİ HASARLARI – ERSİN ÇEVİK

Bazen kelimelerle anlatamazsın derdini, yaşananlar her şeyi özetler (!)
Evet, maalesef öyle.
Harf devrimi …
DEVRİM HA ! Ne devrim ama ….

İnsanların onayına sunulmadan, insanların rızası olmadan, zoraki bir yöntemle kafalarındaki kirli düşünceyi hayata geçirenler, o zamanki binlerce âlimin, düşünürün ve binlerce insanımızın bir gecede cahil kalmasına sebep oldular.
Ülkemizi top, tank, tüfek ile ele geçiremeyen bazı devletler (!) ajanları aracılığıyla ülkemizin anatomisini / altyapısını bozmaya yönelik ciddi ve kalıcı hasar bırakacak hamlelerle ele geçirme girişiminde bulundular ve hâlâ da bulunuyorlar.


Harf Devrimini ciddi anlamda bir yenilik, bir güzel gelişme olarak görenleri şaşkınlık ve üzüntü ile izliyorum. Hele ki bazıları, arap alfabesi kullandığımız için bizleri arapça konuşuyoruz sanıyor ve arap alfabesinden kurtulduk diye sevinç nidaları atıyorlar. Aksine Türkçe konuşuluyor, arap alfabesi ile de kağıda dökülüyordu. Devrim terimini bilmesek, ağızlarına pelesenk olmuş devrim kelimesini bizlere devrim yaptık diye yutturanlar, asıl devrimler karşısında nankörlüğe ve üç maymuna bürünüyo, trajik.

Milletimizin temel manevi değerleri üzerine yapılan DEVRİM ! ve REFORM! operasyonları sebebiyle geçmişten bugüne kadar ağır bedeller ödedik ve hâlâ da ödüyoruz ne yazık ki !

Harf devrimi diye insanları mağdur eden, en az 20 yıl geriden getiren bir sistem dayatıldı ve insanların rızası olmadan bu zulme mecbur bırakıldılar.
Halbuki harf devriminin esas amacı evrensel alfabeye geçmek değil, bir milleti dininden, dilinden, değerlerinden mahrum bırakılma isteğiydi. Ve bu proje kısmen de olsa amacına ulaştı.
Bakınız İSMET PAŞA(!) nasıl yorumluyor harf devrimi ni ?

“Harf devriminin tek amacı ve hatta en önemli amacı okuma yazmanın yaygınlaşmasını sağlama değildir. Okur-yazar oranının düşük oluşunun yegâne sebebi alfabenin öğrenilmesinin zor olduğu değildi. Devrimin temel gayelerinden biri yeni nesillere geçmişin kapılarını kapamak, Arap-Islam dünyası ile bağları koparmak ve dinin toplum üzerindeki etkisini zayıflatmaktı.(…) Yeni nesiller, eski yazıyı öğrenemeyecekler, yeni yazı ile çıkan eserleri de biz denetleyecektik. (…)  Din eserleri eski yazıyla yazılmış olduğundan okunmayacak, dinin toplum üzerindeki etkisi azalacaktı  [1]

[1] Ismet Inönü, Hatıralar, cild 2,  sayfa 223.

Şimdi meseleyi anlamayan var mı ?
Çok okumak, çok araştırmak, çok öğrenmek ve bu bilgi birikimler ile mücâdele verdiğimiz değerleri her platformda sağlam bir şekilde savunmamız gerekmektedir.

Kıssadan Hisse olarak şunu söylemeliyim ki  ;

diye yazılır, , , , , , vb. Olarak okunur / bilinir !

Ersin Çevik


1992 Ankara Doğumlu olan Çevik, Kamu Yönetimi mezunudur. Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Ankara İl Teşkilat Koordinatörü yardımcısı ve KUTAD Ankara Koordinatörü olarak STK Görevlerini yürütmektedir. Çeşitli sitelerde köşe yazısı yazar ayrı zamanda bir kitap çıkarma hazırlığındadır. Gitar & Bağlama çalıp, şarkılar söyler. Şiir okur, araştırır, durmadan üretme hevesinde kendini geliştirme gayretindedir. Açık ve Net'in koordinatörü ve yazarıdır.

Bir cevap yazın