GÜDÜLENMİŞ MUHAKEME

Teknolojinin bu kadar yüksek seviyede olduğu dönemdeyiz. Buna rağmen insanların hala ön yargı içerisinde olması normal karşılanamıyor. Elimizin altında her şey varken doğrusunun ne olduğunu bilip öğrenmek, o kadar kolay bu kolaylık içersinde kendimizi geliştirmemek, bizim sıkıntımız. Önyargıları değiştirebilmek zor mu? Belki de bunların başlıca sebebi, yanlış bilgi aktarımından kaynaklı. Yanlış bilgi kirliliğinden dolayı olabilir. Ancak bu bilgi kirliliğinin içinde temiz birşeyler barındıran, yayınları okuyup önyargılarınızdan kurtulabilir ve bilgilerimizi arttırabiliriz. Öyleyse hala neden yanlış şeylere inanmaktayız. Bu konuyla ilgili psikologların açıklamasında, insanlar alışkanlıklarından, alışmış olduğu şeylerden ve inandıkları şeyleri değiştirme konusunda çok tutucular. Bundan dolayıdırki inanmadığımız şeylere, eleştirel bir şey olduğunda, bunu çabuk kabullenemiyoruz. Fakat inandığımız ve kendimize özümsediğimiz şey ile ilgili bir eleştiri olduğu zaman bunun direk algılayamayıp, anlayamıyor ve eleştiriye önyargı ile yaklaşıyoruz . Ve bu duruma da psikolojide “güdülenmiş muhakeme” adı veriliyor. Bildiğimiz bir konu olduğundan, bu konunun doğru olduğunu düşündüğümüz için okuduğumuz şeyi kendimize içselleştiriyoruz. Ancak, bildiğimizin zıttına bir durumla karşılaştığımızda, bunun yanlış olduğunu anladığımızda, onu anlamamak için elimizden geleni yapıyoruz ve en ufak bir farkla veya kafamıza takılan, soru işareti oluşturan bir durum olduğunda da o konuyu silip, tekrardan kendi inandığımız şey neyse onda devam etmeye çalışıyoruz. Psikolog Tom Gilovich bu durumu şu şekilde açıklamıştır. İnandığınız şeyler Enformasyon, ile örtüşüyor olsa “buna inanabilir miyim?” Eğer örtüşmüyorsa, ters düşüyorsa, o zaman ki sorduğu soru şu “buna inanmalı mıyım?” bu sorulara yoğunlaşmış oluyoruz.

Bu durum sadece belirli bir kapasiteye sahip veya belirli bir düşünceye sahip insanlar için geçerli değil. Bu bütün herkes için geçerli bir durum. Sanatçılar için, medya için, spor için, siyaset için, sağcı, solcu, narsist diye bir ayrımı olmadan, herkesde ve kişiye özgü hepimizde mevcut olan bir konudan bahsediyoruz. Peki bu durum ney mi? Hemen kendimizi test edebiliriz. Örneğin kahveyi çok seviyoruz ve kahvenin içinde bulunan kafeinindeki zararları okuduğumuzda, duğumuzda kahve sevdiğimiz için bu zararlarını gözardı edebiliyor veya kabullenmeye biliyoruz. Ancak, kafein ile ilgili faydalı bir şeyler okuduğumuzda, bunu devam ettiriyor İyi olduğunu düşünüyoruz. İçiyoruz ve İyi ki seviyoruz diye düşünüyoruz. Ayrıca sevdiğimiz kendimize özümsediğimiz, istediğimiz bir şeyi ile ilgili ters bir şey okuduğumuzda veya duyduğunuzda bunu tamamen önyargıyla inceleyip, acaba doğrumu, söyleyenler gerçekten bilerekmi söylüyor, doğru mu diye iyice inceliyoruz. Ancak, inandığımız, sevdiğimiz bir konu olduğunda iyi bir şey söyleniyorsa bunu hemen kabuleniyoruz.

Ve bu durum güdülenmiş muhakeme yüzünden, çarpıtılmış hale gelebiliyor. Var olan inançlarımızı korumaya almaya çalışıyoruz. Ancak bunlara ters ve zıt düşen söylemleri kendimizden uzaklaştırmaya çalışıyoruz. Oysa ki bu inançlarımızı, inandığımız şeyleri, bir tarafa bırakıp da konuyla ilgili gerçeklerin ne olduğunu, tarafsız bir şekilde araştırıp, bilgi sahibi olabiliriz. Ama biz o kadar önyargı ile yaklaşıyoruz ki bu bilgilerin yanlış olduğunu ve kendi inandığımız şeyin doğru olduğunu düşünüyoruz. Oysaki araştırmış olsak, belki de önyargımızın yanlış olduğunu, anlayacağız ve bu konu ile ilgili bir şeyler araştıran veya bir şeyler paylaşan bir insanın doğru söylüyor olabileceğini anlayabileceğiz. Konunun özeti şu ki bir şeyi, bir olguyu mantıklı bir şekilde inceleyip önyargısız olarak özümsersek, o zaman güdülenmiş mahkemeden kurtulmuş olur ve her şeyin sadece kendi bildiğimiz gibi olmadığını anlamış oluruz. Ancak henüz bunu başara bilmemiz mümkün mü. Bunun adına bir kanıt yok.

 

Www.facebook.com/acikvenetinternet

Www.instagram.com/acikvnet

Www.twitter.com/acikve_net4c


Bir cevap yazın