Grafik Tasarım Kılavuzu - Bölüm 1

 

Grafik Tasarım Nedir?

Grafik Tasarım; iletilmek istenen bir mesajı görsel bir yol ile belirli bir hedef kitleye ulaştırmak, bir görsel veya bir düşünceyi nesnelleştirmek yani görselleştirmek için metnin ve görsellerinin algılanabilir, görülebilir bir düzlemde iki (2D) veya üç (3D) boyutlu olarak organize edilmesini sağlayan ve bu amaç ile “logo, ambalaj, billboard, afiş, dergi, kitap, katalog, broşür, dijital reklam vb…” gibi oldukça yaratıcı bir süreci kapsayan tasarımları oluşturan ve sürekli yeniliklere açık olan bir meslek dalıdır.

Hiç şüphesiz ki grafik tasarım, insanoğlunun varoluşundan beri hayatımızı oluşturan ve çok eski tarihlere dayanan bir kavramdır. Buna en güzel örnek olarak, eski çağlarda insanların mağaralarda duvarlara taş vb. araçlar ile çizdikleri şekilleri gösterebiliriz. Günümüzde dijitalleşen dünya ile birlikte grafik tasarım da her geçen gün hayatın her alanında ağırlığını hissettirmeye devam etmektedir. Yapılan araştırmalara göre grafik tasarımın geçmişi; “İÖ (İsa’dan önce) 4. yüzyılda yazının başlaması” ve “MÖ (Milattan önce) 14.000’lerde yapılmış olan mağara çizimlerine, resimlerine” kadar dayandırılmaktadır.

Grafik Tasarım alanında temel amaç, her hangi bir markanın belirli bir topluluk veya toplum ile iletişime geçmesine ön ayak olma temeline dayanır. Ucu bucağı belirsiz ve tamamen hayal gücü ile doğru orantılı olan bu reklam dalının temelini oluşturan diğer unsurlar ise "matematik" ve "geometri" dalıdır. Normal hayatımızda fark etmesek de zaman zaman gerek yazılı gerekse de rakamsal olarak bu dallara ihtiyaç duyarız. İşte bu konuda tasarım alanı da bu ihtiyacı iletmek istediği kitleye veya kurumlara tasarlayarak (çizerek) ulaştırmaktadır.

Bu tasarımları bizlere ulaştıran kişiler ise temel anlamda “Grafiker” ve “Grafik Tasarımcı” olarak 2 meslek dalına ayrılmaktadır. Tabi ki bu alan sadece 2 meslek dalından oluşmamaktadır. Örneğin; UX - User Experience (Kullanıcı deneyimi tasarımı), UI - User Interface (Kullanıcı arayüz tasarımı), uygulamacı grafiker gibi pek çok meslek grupları da bulunmaktadır. “Grafiker”, Almanca Graphiker kelimesinin karşılığı, “Grafik Tasarımcı” ise İngilizce “Graphic Designer” kelimesinin karşılığıdır.

Geçmişten günümüze dünyaca ünlü bazı grafik tasarım sanatçılarını sıralamak gerekir ise;

  • Milton Glaser
  • Bradbury Thompson
  • Seymour Chwast
  • Sait Maden
  • İhap Hulusi Görey
  • David Carson
  • Paula Scher
  • Tevfik Fikret Uçar
  • Cipe Pineles
  • Paul Rand
  • Yurdaer Altıntaş
  • Mürşide İçmeli
  • Mengü Ertel
  • Faruk Ulay

Özet ile grafik tasarım, hem matematiksel kavramlara hem de insanın hayal gücüne dayanan geçmişten günümüze kadar varlığını korumuş ve geleceğimizi de inşa etmemizde bize yol gösterecek olan bir sanat dalıdır.

Grafik Tasarımda Tipografi

Tipografi Nedir?

Tipografi; sözcük, harf, satırlar ve boşluklama için gereksinim duyulan diğer ögeler ile belirlenmiş bir sayfa üzerinde yapılan görsel ve işlevsel düzenlemeler bütünüdür. Yunanca “graphia” (yazmak) ve “typos” (form) kelimelerinden türemiş olan “typographia” sözcüğünün Türkçe halidir.

Tipografik karakterler genellikle, optik olarak hayali bir yatay çizgi üzerine dizilirler. Küçük harflerin gövde yüksekliklerini belirleyen yatay çizgi ile satır çizgisi arasındaki uzaklık “X yüksekliği” olarak adlandırılır.

Gutenberg’in “Hareketli Hurufat” sisteminden bugüne tipografik verilerin üretiminde ve kullanımında önemli teknolojik gelişmeler ortaya çıkmıştır. Bugün ise tamamen bilgisayar ortamına uygun bir tipografi oluşumundan söz edebiliriz. Teknolojiler zamanla değişebilir ve gelişebilir ancak üretim ortamları ne kadar değişirse değişsin, harfin yaratıcı ve doğru kullanım ilkelerini gözeterek oluşturulmuş iyi tipografi değişmez.

Harf; tipografik düzenlemenin en temel ögesidir ve alfabenin her bir harfini belirtir. Bir alfabe içerisindeki öznel harflerin, sayıların ve noktalama işaretlerinin her birisi ise “karakter” olarak adlandırılır. Büyük harfler majiskül veya kapital, küçük harfler ise miniskül olarak bilinirler. Yazı karakteri takımı (font, yazı tipi), bir harf biçiminin bütün alfabesidir. Diğer bir deyiş ile aynı dizide, aynı ölçüde ve hizadan sayılan, noktalama işaretlerini de içeren, bütün parçaları ile öznel harflerin uygun bir toplamasıdır.

Yazı fontlarının karakter çeşitleri, sayıları font tasarımına ve üretim ihtiyaçlarına göre değişebilmektedir. Benimsenmiş fontlar genellikle bir bütün alfabenin büyük ve küçük harf karakterlerine, 1’den 0’a kadar sayılara ve bütün noktalama işaretlerine mutlaka sahiptir. Bunun yanı sıra bazıları yabancı aksan işaretlerine, çizgilere vb. sahip olabilir.

Yazı Ailesi Ne Demektir?

Bir yazı karakterinin değişik et kalınlıklarında ve daraltılmış, genişletilmiş, eğimli, konturlu, gölgeli çeşitlemelerinin bir arada oluşturduğu gruba “Yazı Ailesi” denir.

Bir yazı ailesi içerisinde yer alan tipografik çeşitlemeleri adlandırmada kullanılan standart bir terminoloji yoktur. Dolayısı ile değişik yazı karakterleri ile birlikte kullanılan pek çok terim aslında aynı anlamı içermektedir:

Yarım Siyah (regular = normal = roman = book)

Beyaz (light = lightline = slim = hairline)

Siyah (black = massive = elephant = heavy = thick = fatface)

Daraltılmış (condensed = narrow = contracted = compressed)

Genişletilmiş (expanded = extended = wide = streched)

Yazı Tipleri

Yazı tipleri ile ilgili özellikle iki konuda hassas olmak gerekir.

Okunurluk ve Açıklık

Okunurluk; yazının ne kadar kolay ve rahat okunabildiği ile ilgilidir. Seçilen yazı tipi, metni hızlı ve kolay okutabilmelidir. Özellikle uzun soluklu metinler açısından önemli bir faktördür.

Açıklık; ayrı ayrı harflerin ne kadar kolay belli olduğunu ifade eder. Başlıklar ve ana başlıklar açısından da oldukça önem arz etmektedir. Tasarlanmış binlerce yazı tipi olmak ile birlikte, bunları dört ana grupta toplayabiliriz:

  1. Serif
  2. Sans Serif
  3. Script
  4. Decoratif

Serif yazı tiplerinde, her harfin bitiş noktalarında küçük yatay çizgiler bulunmaktadır. Bu çizgiler her harfin şeklini ayrı tutar ve harfler arası geçişi kolaylaştırır. Dikey çizgileri yatay çizgilerinden daha kalındır. İnce ya da kalın, eşit kalınlıkta, incelen şekilde veya yuvarlak olabilirler. Bu yazı tipleri uzun metinlerin yer alacağı tasarımlarda, genel metinler için sıkça tercih edilebilirler. Okunurluğu en iyi yazı tipleri; serif yazı tipleridir.

Sans Serif yazı tipleri ise daha basittir. Serif yazı tiplerindeki bitiş çizgileri yoktur. Genellikle eşit ağırlıklı çizgilerden oluşurlar. Başlıklarda tercih edilirler. Açıklığı en iyi olan sans serif karakterler, uzaktan iyi seçilirler. “Arial, helvetica, univers…” sans serif yazı tipinin en bilinen tipik örnekleridir.

Script yazı tipleri, el yazısı ile büyük benzerlik gösterirler. Resmiyetten uzak, samimi bir hava yaratırlar. Dizgide bazı harfler birleşir iken, bazıları birbirlerine dokunmazlar. Davetiye gibi az yazı gerektiren samimi yazışmalarda kullanılırlar.

Decoratif yazı tipleri ise, özel mesajlar için tasarlanmış yazılardır. Genelde metinlerde değil, başlıklarda, afiş vb. sanatsal çalışmalarda tercih edilirler.

Yazı Stili

Yazı stilleri, bir yazı tipinde farklı yerlere vurgu yapmak için kullanılan değişikliklerdir. Normal, kalın, italik, koyu, kalın italik, alt çizgili, gölgeli vb. yazı stilleri vardır.

Kalın yazı tipinin fazla kullanımı harf başına düşen boşluğu azaltacağından, okuyucunun gözlerini yorabilir. Kalın yazı tipi; ana başlıklarda ve alt başlıklarda kullanılmalıdır. İtalik yazı tipi, el yazısına benzetilmek için tekrar tasarlanıp eğilmiştir. İnceliği ve açısı yüzünden okunaklığı azdır.

Eğik yazı tipi, normal yazının bilgisayar tarafından hafif eğilmiş türüdür. İtalik olan yazı tipine göre daha iyi okunur.

Kalın italik yazı tipleri, eğik karakterleri ve kalın çizgileri ile zor okunur olmasına rağmen, pek çok insan tarafından tercih edilmektedir. Bu stil daha çok alt başlıklarda tercih edilmelidir.

Yazının Ağırlığı

Bir çok yazı tipi normal ve kalından daha çok alternatif sunabilmektedirler. Mesela sans serif yazıların büyük bir kısmını hafif ve ağır yazı seçeneklerini içerirler. Bunlar genel metin yazısında kullanılmaya elverişli olmamak ile birlikte; başlıkları renklendirir ve ilgi çekici bir görünüm katarlar. Light, regular, black, bold, ultra black gibi bir çok seçenekleri mevcuttur.

Yazı Kalınlığı

Yoğunlaştırılmış yazı karakterleri çok yer harcamadan başlıkların etkisini arttırmaya yarar. Aslında yoğunlaştırılmış kelimesi; sıkıştırılmış ya da bozulmuş anlamına gelmemektedir. Bunlar daha çok etki için yeniden tasarlanmışlardır.

Bunun yanı sıra her karakterin içindeki boşluğun artması için X - yükseklikleri arttırılmıştır. Bu da yazıya açıklık kazandırır.

Harf, Satır ve Paragraf Arası Boşlukları

Günümüzde deneyimli ve deneyimsiz ya da özenli veya özensiz tasarımcılar arasındaki en önemli fark; harf, satır ve paragraf arası boşluklarına verdikleri önemden belli olur. Bu oldukça dikkate alınması gereken bir durumdur.

Harf arası boşlukları, hem okunurluğu hem de açıklığı direk olarak etkiler. Hem metinde, hem de başlıklarda harf arası boşlukları ayarlayarak büyük farklılıklar yaratılabilir. Harf, satır ve paragraf arası boşlukları hesaplar iken son derece önemli olan iki kavramı da unutmamak gerekir:

  1. İzleme
  2. Ayarlama

İzleme; bütün dökümandaki harf arası boşluklarının aynı olması anlamına gelmektedir.

Ayarlama ise; belirli çift karakterler arasındaki boşlukları daha yüksek oranda ayarlamayı gerektirir.

Tipografi Dili

Yazı Tipi: Serif yazı tipleri, sans serif yazı tipleri ile karşılaştırıldığında daha muhafazakar bir hava verir.

Yazı Puntosu: Aynı metinde farklı yazı büyüklüklerini kullanmak, standart kullanıma göre daha yenilikçi bir hava verir.

X - Yüksekliği: Az X - yüksekliğinde dizilmiş metinler, çok X - yüksekliğinde dizilmiş olanlara göre daha muhafazakar bir hava verir.

Ayarlama: Sola bloklu yazının, bloklu olana nazaran daha az resmi görünüm verdiği kabul edilir.

Denge: Asimetrik dengelenmiş sayfaların, simetrik dengeli olan sayfalara göre daha az resmi olduğu görülür.

Renk Kullanımı: Kırmızı / Yeşil renkler, Mavi / Mor renklerden daha genç bir hava verirler.

Dizgi Yaparken Okunurluğa Dikkat !

  1. Uzun metinlerde serif yazı tiplerine sahip yazılar daha rahat okunurlar. Serif yazı tipli yazılar, tipografinin yatay hareketini destekleyerek, harflerin ayırıcı özelliklerini de daha çok vurgulamaktadır.
  2. Dizgide yan yana getirilen harfler, sözcükler halinde algılanır. Küçük harfler ile dizilen sözcüklerde değişken yapı okumayı kolaylaştırır. Sözcüklerin tamamı majiskül yani büyük harfler ile dizildiğinde, eşit yüksekliklerdeki harfler durağan bir hat oluşturduğundan; okuma güçleşir ve dolayısı ile algılama süresini de uzatır.
  3. Harf arası boşlukları, okunaklığı son derece etkiler. Metnin tamamı içinde kullanılan boşluklarda belirli oranda tutarlılık ve süreklilik olmalıdır. Boşlukların belirlenmesinde ise; harf boyutu, satır uzunluğu ve satır arası boşlukları gözetilerek düzenli bir yapı oluşturulmalıdır. Bunlara dikkat edildiği zaman; zor anlaşılan metinler bile en üst düzeyde okunaklılık kazanırlar.
  4. Harf boyutu belirlenirken, baskı yüzeyi ile göz arasında 25 - 35 cm. mesafe olduğu unutulmamalıdır. Metin yazılarında normal okuma uzaklığından en iyi algılanabilen yazı büyüklükleri ise 9 - 12 punto arasıdakilerdir.
  5. Harf boyutu belirlenirken dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta ise bu metni okuyacak kitlenin niteliğidir. Örneğin; okumayı yeni öğrenen çocuklar ile gözleri iyi görmeyen ileri yaşta kişiler için küçük punto kullanımından kaçınılmalı ve tam aksine büyük puntoların kullanılması tercih edilmelidir. Çok kısa ve uzun olan satırlar genellikle okuyucuları yorar. Kısa satırlar ise gözü dikey yönde harekete zorlar. Uzun satırlar ise bir alt satırın bulunmasını zor ve yorucu bir hale getirir. Metin yazıları için 9 - 12 puntoluk bir boyut belirlendiğinde, her satıra düşecek sözcük sayısı 10 – 12’yi geçmemelidir. Diğer bir deyiş ile her satırda 60 - 70 tipografik karakter kullanılmalıdır (uzun soluklu metinler için).
  6. Satır arası boşlukların az ya da çok olması okunurluğu da olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle 9 - 12 puntoluk metinlerde, punto büyüklüğüne 2 - 5 punto ekleyerek uygun satır arası boşluk saptanabilir. Yani 10 puntoluk bir metinde satır arası boşlukları 12 ile 15 punto arasında olmalıdır.
  7. Yazının et kalınlığı okunaklığı etkiler. Çok ince yazılar zeminde kaybolurken, çok kalın yazılar algı güçlüğü yaratır.
  8. Renk, okunurluğu etkileyen önemli faktörlerden biridir. Okuyucu beyaz zeminde siyah yazı okumaya alışkandır ancak güçlü kontrast renkler seçildiğinde okunurluk bozulmaz. Yine de okumayı yeni öğrenen ilköğretim çocuklarının ders kitaplarında beyaz zemin tercih edilmelidir.
  9. Paragraflar birbirinden rahatlıkla ayırt edilmelidir. Bunun iki temel yolu vardır. Birinci yol; paragrafı oluşturan cümle, sol bloğun biraz içinden dizilir. Tabi ki bu durumda metnin uzunluğuna göre içerik değişebilir. İkinci yol ise; paragraflar arası boşlukların arttırılmasıdır.
  10. Yapılan değerlendirmelerde sola bloklu ve bloklu metinlerin ortalı metinlerden daha rahat okunduğu belirlenmiştir. Metnin okunurluğu konusunda yukarıda değinilen temel ilkelerin çoğu; bilgisayar, televizyon, film vb. iletişim sanatları için de geçerlilik arz ermektedir. Tasarımda tekdüzelikten kurtulmak adına, okunurluk asla ihmal edilmemelidir.

Bir cevap yazın