GDO’YA RAKİP : RNA SPREYİ

Genetiği değiştirilmiş organizmaların bazı ülkelerde yasaklanması ,GDO üreticilerini yeni çözümler geliştirmeye itti .Ürünlerin genleriyle oynamak yerine, üzerlerine RNA spreyi sıkarak zararlılara ait genleri kapatıp açabilen, diğer bir deyişle gen ifadelerini değiştirebilen bu yeni yöntem ilk defa patateslere zarar veren Colorado böceği üzerinde delendi.Patatesin genleriyle oynayıp böceğe karşı güçlendirmek yerine, böceğe Reina spreyi sıkıldığında belirli genleri kapatılarak patateslerden uzak durması sağlanıyor. Böcek patatese saldırmıyorsa sorun yok.Ama saldırıya geçtiğinde hedeflenen gen devre dışı kaldığı için ölüyor.
Burada da kullanılan mekanizma doğanın milyonlarca yıldır kullandığından pek farklı değil. Örneğin bizim savunma sistemimiz de birbirinden farklı virüslerin atağı karşısında güçlenip şekillendi. Bir hücre çift sarmallı RNA’ya rastladığı anda bunu da virüs sanıyor .Çünkü virüsler de hücreleri kandırıp kendilerinden birer komple çıkarmak istediklerinde benzer şekilde görünüyorlar. Hücre kendisini savunmak için virüs sandığı RNA’ya saldırıp parçalıyor .Ve her bir parçayı iyice kontrol edip, bu parçacıklarla eşleşen tüm RNA mesajlarını bulup yok ediyor.Araştırmacılar Bu mekanizmayı bir RNA spreyini çevirdiklerini de bir gün spreyi sıkıldığı böcek yerde bitki türünün genlerine uygun RNA Sarmalı kullanıp bir gün hücrelerin bu RNA sarmalına karşı kendi savaşı’nı başlatması ve o genleri susturarak savaşı kazanmasını sağlıyorlar .

Rena spreyi hedeflenen genleri sadece birkaç hafta için susturabilir. Bu sürenin sonunda eski haline geri dönüyor . Yani sprey ile ortaya konan çobanın geçici bir çözüm sunduğu ortada.Örneğin uygulama yapıldıktan sonra tarlaya yeni istilacılar gelirse ürünleri bu yeni riske karşı korunmuş olmuyor ama bu da bir avantaja dönüşebilir .Örneğin geçici su sıkıntısı yaşandığını varsayalım.Soruna yönelik geliştirilen RNA spreyi tarladaki ürünler üzerinde kullanıldığında,susuz kalsa da yaşamaya devam edebileceği şekilde ürünün genleri üzerinde geçici bir değişiklik yaratıp , durum düzeldiğinde genlerin tekrar orjinal ifadelerine dönmesini sağlıyor . Ayrıca saldırgan böcekler bu RNA spreyindeki içeriğe karşı bir savunma mekanizması geliştirseler bile bir sonraki uygulamada spreyi de hedeflenen genler değiştirilip farklı genler üzerinden benzer bir sonuç alınabilir .

Spreyi geliştiren Monsanto, şimdi etki süresini birkaç haftadan bir kaç aya yükseltmek için çalışıyor . Yöntem sadece ürüne zarar veren türün belirli günlerini hedef aldığı için diğer türleri etkilemiyor. Sprey yerine tarım ilacı kullanıldığında sadece zararlı değil, faydalı böcekler de etkilenir . Örneğin arılarda tarım ilaçlarından zarar gören türler arasında dolayısıyla hala geliştirilmekte olan bu yöntemin tarım araçlarına oranla çok daha kullanışlı olduğu ortada . Ancak önemli bir hatırlatma yapmak gerek ; henüz spreyin zararlı bir etkisi olduğuna dair kanıt bulunmasa da spreyleme yönteminin rüzgarın etkisi ile istenmeyen alanlara daha yayıldığını ve bunun olumsuz sonuçları olabileceğini düşünenler mevcut. Diğer bir endişe , spreylenmiş ürünleri tüketen insanlarda da bazı önemli genlerin suskun konuma geçebileceği yönünde .

Queensland Üniversitesi’nden Neena Mitter önderliğinde geliştirilen Bio Clay adlı RNA spreyiyse zararlı değil, direkt bitkinin kendisine uygulanıyor. Nano parçacıklar boyutlarında olup kolayca parçalanabilen kilin içinde saklanmış RNA çift sarmalı bitkiye uygulandığında Mitter’in ifade ettiği şekli ile :”Bitki bunun bir saldırı olduğunu düşünüyor ve kendisini korumak için güçleniyor” .

Marrone Bio İnnovations adlı şirket de toprak bakterilerininkullanarak Grandevo adlı bir ürün geliştirdi ve bu da bitkilerin zararlı istilacılardan korunmasını sağlıyor .Monsanto ise 2013 yılında Danimarkalı Novozymes şirketi ile ortaklık kurarak mikrobiyal içerikli bitki besinleri ve gübre güçlendiriciler üretmeye başladı. Nitekim Bayer daha önce Agra Quest adlı bir ilaç üreticisi ile güç birliğine girerek benzer bir atılıma imza atmıştı.


Bir cevap yazın