Ezan : İslâm’ın Çağlar Aşan Çağrısı

Ezan

Ezan Hadisleri

Nadr b. Süfyân, Ebu Hüreyre’yi şöyle derken işiltmiştir:

“Resulullah (sav) ile birlikteydik, derken ( namaz vakti girdi ve) Bilâl kalkıp ezan okudu. Bitirdiğinde Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:

“Kim gönülden inanarak bunun söylediklerini söyler (ezanı tekrar eder)se cennete girer.”
(N675 Nesâî, Ezân, 34)

Resulullah şöyle buyurmuştur:

Ezan ile kamet arasında yapılan dua geri çevrilmez.”
(D521 Ebû Dâvûd, Salât, 35)

“İnsanlar ezandaki ve birinci saftaki (sevabı) bilselerdi, ezan okumak ve birinci safta yer almak için aralarında kura çekmekten başka bir yol bulamazlar ve (sonunda) kura çekerlerdi…”
(B615 Buhârî, Ezân, 9; Müslim, Salât, 129)

” Müezzin, sesini ulaştırmak için ne kadar güç sarf ederse o kadar bağışlanır. Kuru ve yaş (ne varsa hepsi) onun lehine şahitlik eder.(Cemaatle) namaza katılan kimseye de yirmi beş namaz (sevabı) yazılır ve iki namaz arasındaki (günahları) affedilir.”
(D515 Ebû Dâvûd, Salât, 31)

Namaz ezansız olmaz.

Ezan namaza davettir.

Ezan Nedir?

Ezan, Saadet asrından bu yana İslâm Âleminde hatta arzın tamamında her saniye, her an hiç susmadan semâları çınlatan Allah’ın yüce adını, O’nun büyüklüğünü kaniata ilan eden en büyük alâmettir.

Şair Mehmet Akif Ersoy ezanı şu sözlerle dile getirir:

“Bu ezanlar ki, şehadetleri dinin temeli

Şu arzın üstünde ebedî inlemeli”

Diye temenni eder. Ezan; kıyamete kadar dünya semalarını inletmeye kulaklarda çınlamaya, gönülleri aydınlatmaya devam edecek İnşaAllah. O’nu değiştirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.

Ezan Sözleri – Ezan Okunuşu

Müezzin; “Allahu ekber,  Allahu ekber” diye haykırdığında bütün mahlukat durur, titrer ve dinlemeye başlar. İnsan hariç. O ister dinler. İstemezse dinlemez. Çünkü O’na cüz-i irade verilmiş. Verilen bu irade ile imtihan oluyor. Huşu içinde dinler, namaza koşarsa Allah’ının rızasını kazanır, dinlemez kulağı, namazda gözü olmazsa şeytanı sevindirir, onunla birlikte cehennemi boylar.

“Eşhedü enlâ ilâhe illâllah”

” Ben dilimle ikrar, kalbimle tasdik ederim ki, Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilâh yoktur.”

Evet mü’min, Müslüman, iman sahibi; Allah’ın büyüklüğünü, ondan başka ilâh olmadığını kalbi ile tasdik, dili ile ikrar eder. Bu ikrarda samimi olduğunu ispat için de namaza koşar. Çünkü secdeye davet edilmiştir. Ezan namaz için okunuyor. Şeytan bir defa secdeye davet edildi, kabul etmedi, kovuldu. İnsan günde beş defa davet ediliyor. Rahman olan Allah; İnsanoğluna Rahmetinden, merhametinden dolayı hep davet ediyor, hep hatırlatıyor.

“Eşhedü enne Muhammede-r Resulullah”

“Dilimle ikrar, kalbimle tasdik ederim ki Muhammed Allah’ın kulu ve Resulüdür.”

“Hayye ale’s-salâh, Hayye ale’f felâh”

Haydi namaza, haydi kurtuluşa…

Allah’ın Rahmetinin, merhametinin genişliği sonsuzdur. Arz üzerinde bir karış boşluk bırakmadan, her dakika, her saat insanları -dikkat edin sadece inananları değil-kurtuluşa, huzura davet ediyor.

“Bu ezanlar ki, şehadetleri dinin temeli”

Arzın üzerinde ebedi inlemeli” İnliyor…

Belki ayda, güneşte, gezegenlerde, galaksilerde hasılı kâinatta inliyor.

Sabah ezanında “Esselâtü hayrun minen-nevm” söyleniyor. Rahman olan Allah, müezzin aracılığıyla, “namazın uykudan hayırlı” olduğunu hatırlatıyor kullarına.

“Allahu ekber, Allahu Ekber, Lâ ilâhe illâllah”

Allah’ın büyüklüğü ve O’ndan başka ilah olmadığı, Hz. Muhammedin O’nun kulu ve resulü olduğu tekrarlanıyor ve ezan bitiyor. Böylece insanlar günde beş defa Allah’a kulluk etmeye, inananlar da Allah’ın zikrine, namaza koşmaya dâvet ediliyorlar.

Ezan Şiiri

Yahya Kemal, Ezan karşısında duyduğu heyecanı şöyle ifade ediyor:

“Emr-i bülendsin ey ezân-ı Muhammedî
Kâf-i değil sana cihân-ı Muhammedî
Sultan Selim-i Evvel-i rahmetmeyüb ecel
Fethetmeliydi âlemi şan-ı Muhammedî
Gök nura garkolur nice yüzbin minareden
Şehbâl açınca ruh-u revan-ı Muhammedî
Ervâh cümleten görür Allah-u Ekber’i
Akseyleyince arşa lisan-ı Muhammedî”

Evet ezan bir davet bir şehadet. İslâm’ın en büyük alâmetlerinden birisidir. Allah cümlemizi kulağı ezanda, aklı ve kalbi namazda olanlardan eylesin. Horozdan aşağı olanlardan etmesin.

“Kim ki ezanı işitince, ‘Ey bu mükemmel davetin ve kılınan namazın Rabbi olan Allah’ım! Muhammed’e sana yaklaştıran her türlü vesileyi ve fazileti ihsan et. O’nu, kendisine vaad etmiş olduğun Makâm-ı Mahmûd’a kavuştur.’ derse kıyamet günü şefaatim ona helâl olur.”

(B614 Buharî, Ezân, 8; D529 Ebû Dâvûd, Salât, 37)

Ezan ve Anlamı

Ezan, namaz vaktinin geldiğinin belli bir ifade kalıplarıyla ilânı bildirimi demektir. Namaza başlanırken de haber vermek için tekrar edilir sözleri. O zaman kamet olur adı.  Ezan,vakti girdiğini; kamet ile namazın başladığını bildirir. Bu iki mübarek çağrı arasında edilen dualar ise geri çevrilmez. Bu bakımdan ezan, namaz gibi kulluğun zirvesini ifade eden bir ibadetle birlikte anılmalı  ve düşünülmelidir. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de iki yerde doğrudan “ezan” yerine “namaza çağrı” ibaresi zikredilmekte, “ezan” ve “müezzin” kelimeleri ise farklı bağlamlarda “bildirmek” anlamında kullanılmaktadır.

Namazın manası,  namaz kulluğun, yüksek bir mekândan, yüksek bir sesle en büyük varlığı arzıdır aynı zamanda.

Nasıl ki Rabbimiz Allah, yüce kitabı Kur’ân-ı Kerîm’de:Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” Zariyat-51/56 buyurmaktadır.

Ezan Bilali Habeşi

İşte Hz. Bilâl’in ilk okuduğu andan itibaren yeryüzünün her yerinde her an okunmakta olan ezan da âdeta bu ilâhi fermana bütün varlıklar adına bir cevap, bir icabettir.

” Müezzin, sesini ulaştırmak için ne kadar güç sarf ederse o kadar bağışlanır. Kuru ve yaş (ne varsa hepsi) onun lehine şahitlik eder.(Cemaatle) namaza katılan kimseye de yirmi beş namaz (sevabı) yazılır ve iki namaz arasındaki (günahları) affedilir.”

(D515 Ebû Dâvûd, Salât, 31) buyurması, bir yönüyle bütün âlemin, kulluğunu ve teslimiyetini âlemlerin Rabbine arz etmesine vesile olan müezzine minnetini ifade etmektedir.

Ezan Rüyası

Bu bağlamda, ezanın ilk ortaya çıkışındaki sır da aydınlanmaktadır. Ezan, doğrudan bir vahiy ya da peygamber buyruğu olarak değil de, sahâbenin istişaresi, düşünmesi, ıstırabını çekmesi neticesinde Abdullah b. Zeyd ve Ömer b. Hattâb gibi sahâbîlerin rüyasında öğretilmişti. Böylece, dinî uygulamaların tespitinde ender görülen bir tarzda ezan, başlangıcından itibaren kullarının katkısıyla Yüce Yaratıcı’ya ve O’nun Kutlu Elçisine övgü ve bağlılık nişanesi olarak ortaya çıkmıştı. Bu nedenledir ki ezan, Hz. Ebû Bekir’in ifade ettiği gibi, “İmanın bir şiarıdır” İşte o günden beridir ezan, Muhammed ümmetinin simgesi ve ortak değeri olmaya devam etmektedir.
MA 1858 Abdürrezzâk, Musanef, 1, 483.

Bir Müslüman, daha yavrusu dünyaya ilk gözlerini açtığında kulağına ezan okuyarak, âdeta ona kimliğini ve şiarını fısıldamaktadır. Bu Resûlullah’ın torunu Hasan doğduğunda onun kulağına ezan okumasıyla sünnet olmuş bir uygulamadır.
D5105 Ebû Dâvûd, Edeb, 106, 107; T 1514 Tirmizî, Edâhî,

Ezana kayıtsız kalmamalıdır insan. Önem verdiği bir kimse çağırdığında bunu nasıl erteleyemezse, ezan okunduğunda da, kutsal bir görev için Allah’ın huzuruna çağrıldığını düşünmelidir. Rabbi karşısında kendi aczini, zaaflarını ve kulluğunu hatırlamalıdır.

Ezan Üzerine Hadisler

Nadr b. Süfyân, Ebu Hüreyre’yi şöyle derken işiltmiştir:

“Resulullah (sav) ile birlikteydik, derken  (namaz vakti girdi ve) Bilâl kalkıp ezan okudu. Bitirdiğinde Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:

“Kim gönülden inanarak bunun söylediklerini söyler (ezanı tekrar eder)se cennete girer”
(N675 Nesâî, Ezân, 34)

Ezan üzerine güzel sözler; Ortak bir dildir ezan; Ümmet-i Muhammed için bir şiar ve şuurdur.

Bir kimlik bilincidir ezan; vakitle birlikte insana ne olduğunu, nerede olduğunu bildirir.

Bir davettir, huzura, şuura, kurtuluşa, sevgiye, sevgiliye ve kullukta özgürlüğe.

Bir dinginliktir o; duyan gönüllere, fıtratını arayanlara.

Ve bir işaret feneridir ezan, yolunu yitirenlere; bir ışıktır, karanlıkta kalmışlara, bir ulu sestir, yalnızlara, çaresizlere; bir müjdeli ışıktır, vakti gözetenlere ya da sabahı bekleyenlere.

Dahası çocuklar, Allah demeyi ilk ondan öğrenir, büyüklerinin bu ses karşısındaki saygıyı görür, kımıldayan durakları okur ve böylece ilk dinî terbiyeyi ezanla alır. Bu sebeple, çocukların millî ve dinî terbiyesi üzerinedeki etkisi de önemi de bir başkadır ezanın.

İnsan yıllar sonra ve hele ülkesinden uzaksa, özlemle yâd eder coşkulu ezanları, kandilleri, iftarları. Ve duyunca ezanı, Müslümanlığını, vatanını hisseder. Şair bu duygularla evlatlarımızın, memleketimizin ezandan mahrum kalmaması için ne güzel yakarmıştır:

Ezan Üzerine

Dua Şiiri

“Biz, kısık sesleriz… Minareleri

Sen, ezansız bırakma Allah’ım!

Ya çağır şurda bal yapanlarını,

Ya kovansız bırakma Allah’ım!

Mahyasızdır minareler… Göğü de

Kehkeşansız bırakma Allah’ım!

Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,

Müslümansız bırakma Allah’ım!”

Arif Nihat Asya

Ezan neden okunur :

Her ne kadar, “Namazda gözü olmayanın, ezanda kulağı olmaz!” denilmişse de, Müslüman, namaz kılsın ya da kılmasın, şehadet ve tevhid kelimelerinin haykırıldığı ezanları edeple dinler. Bu rahmetten, bereketten nasibdar olmak, şehadetini yani şahitliğini yenilemek için, ezanı saygı ve huzur ile dinleyip tekrarladıktan sonra Allah Resûlü’nün şu duasını okur:

Ezan Duası

Ezan Duası Arapça

” Allahümme Rabbe hâzihi’d-da’veti-tâmme, ve’s-salâti’l-kâime, âti Muhammedeni’l-vesîlete ve’l fazîlete, ve’b’ashü makâmen mahmûdeni’lezi veadteh.”

Ezan Duası Türkçe

“Ey bu mükemmel davetin ve kılınan namazın Rabbi olan Allah’ım! Muhammed’e sana yaklaştıran her türlü vesileyi ve fazileti ihsan et. O’nu, kendisine vaad etmiş olduğun Makâm-ı Mahmûd’a kavuştur.”

Âmîn!..

B614 Buharî, Ezân, 8;
D529 Ebû Dâvûd, Salât, 37.

Kaynak : DİB Yayınları

Hadislerle İslâm Kitabı

Namaz İnsanlığın Kurtuluşu

Es-Selamu Aleyküm ve Rahmetullah

Ebeden Daima…

Dualarınızı Eksik Etmeyin…

 


"Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen bir HİÇ ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl çömleği tutan dışındaki biçim değil içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir." Hz. Mevlana

Bir cevap yazın