Esmaül Hüsna İsminden Mâlikü'l-mülk

Mâlikü'l-mülk Esması

Malikü'l-mülk İsminin Arapça Yazılışı

Mâlikü'l-mülk: مالك الملك

Ya Mâlikü'l-mülk: يَا مالك الملك

Mâlikü'l-mülk İsminin Anlamı

Mâlikü'l-mülk: Mülkün tek gerçek sahibidir.

Mâlikü'l-mülk (Mülkün sahibi): Bütün varlıkların ve varlık üzerindeki otoritenin tek ve yegâne sahibidir.

Mâlikü'l-mülk: Bütün mülk âleminin yegâne ve mutlak sahibi.

Mâlikü'l-mülk: Mülkünde dilediği gibi tasarruf edebilen O'dur.

Mâlikü'l-mülk Esmasının

Ebced Değeri ve Zikir Saati

Zikir Adedi: 212

Zikir Günü: Çarşamba

Zikir Saati: Utarit

Sabah gündoğarken,

İkindi namazı sonrasında,

Ve... Tam gece yarısında;

Bu esma-i şerif zikir adedince, zikir gününde zikir saati olan utarit vakitlerinde ve diğer her vakitlerde de bu ism-i şerifi 'Yâ Mâlikü'l-mülk' diyerek zikredilir.

Ya Mâlikü'l-mülk İsminin Fazileti, Havas ve Esrarı

Fakirlikten kurtulmak için, bu ismi şerifi 212 defa 'Ya Mâlikü'l-mülk' diyerek zikredilir.

Mal ve kazancı korumak için, bu esma-i zikir günde 212 defa 'Ya Mâlikü'l-mülk' diyerek okunur.

'Ya Mâlikü'l-mülk-Ya Zül celâli ve'l-ikrâm' diyerek bu zikri günde 100 defa okuyan zengin bir kimse olur.

Helal mal ve mülk zenginliğine kavuşmak ve kanaat etme nimeti için, bu esma-i zikri "Yâ Mâlikü'l-mülk' diyerek günde 100 defa zikredilmeye devam edilir.

'Mâlikü'l-mülk-Zül Celâli Ve'l-ikrâm' diyerek günde 333 defa zikreden bir kula dünya boyun eğer.

'Yâ Mâlikü'l-mülk-Zül Celâli Ve'l-ikrâm' bu ismi şerifin zikrini günde 1100 defa zikreden bir kul her türlü murad ve maksadına kavuşur.

Arzuların, isteklerin ve dileklerin kabulü için, bu zikri 'Yâ Mâlikü'l-mülk- Zül Celâli Ve'l-ikrâm' diyerek bu ismi şerifi günde 100 defa okunmaya devam edilmelidir.

Kalbinde sıkıntı, üzüntü, vesvese ve evham ve şüphe hasıl olan bir kul bu ism-i şerifi 'Yâ Mâlikü'l-mülk' günde 212 defa okunur.

Karada, denizde ve havada her türlü kaza, bela ve musibetten korunmak için bu esma-i zikri 'Yâ Mâlikü'l-mülk' günde 212 defa diyerek sürekli zikredilmeye devam edilir.

Bu esma-i zikri 'Yâ Mâlikü'l-mülk' diyerek bu ismin zikrine devam eden bir kulun, içi ve dışı saf ve pak olur, sağlık ve güzelliklere nail olur.

Ya Mâlikü'l-mülk Esması

Mâlikü'l-mülk: Gerçek mülk sahibi olan, dilediğine mülkü veren, dilediğinden mülkü alan, Mülkün tek ve yegâne gerçek sahibi olan demektir.

Mâlikü’l-mülk - مَالِكُ الـْمُلـكِ: Mülkün sahibi.

"Mutlak hükümranlım elinde bulunan Allah, yücelee yücesidir ve O'nun her şeye gücü yeter."
Mülk-1

Mülk 1. âyette Allah'ın yüceliği, kudreti, evrendeki hükümranlığı ve her şeyin kendisinin kudreti elinde olduğu, evrende istediği gibi tasarrufta bulunabileceği ifade edilmiştir.

"Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin mülkü sadece Allah'a aittir. O, dilediğini yaratır. Allah her şeye kadirdir."
Mâide-17

"De ki: Ey mülkün sahibi olan Allah'ım! Dilediğine mülkü verirsin, dilediğinden mülkü çeker alırsın ve dilediğini yüceltir, dilediğini alçaltırsın. Hee türlü iyilik senin elindedir. Muhakkak ki sen, her şeye kadirsin."
Âl-i imrân-26

Mülk kelimesi tefsirlerde genellikle şu anlamlarda açıklanmıştır:

"Peygamberlik, kudret, yönetme gücü, zafer, egemenlik, ilim, servet, itibar, akıl, sağlık gibi her türlü maddî ve manevî imkân".

Bazı müfessirler bu anlamlardan birini veya birkaçını tercih ederken, bazıları âyeti bu anlamların hepsini kapsayacak şekilde yorumlamışlardır. Zemahşerî, Allah'a nisbet edilen birinci mülk kelimesinin genel ve kapsamlı, diğer iki mülk kelimesinin ise özel ve bütünün parçaları mesabesinde olduğunu belirtir
(I, 182).

Mülkü "peygamberlik" olarak anlayan müfessirler, "mülkün geri alınması" ifadesine şu açıklamayı getirirler: Yahudiler son peygamberim geleceğini biliyorlardı. Peygamberlerin canlarına kıymaları ve ilâhî kitabi tahrif etmeleri sebebiyle, yüce Allah Isrâiloğulları'nı bu yolla onurlandırmaya son verdi. Bundan dolayı yahudiler Hz. Muhammed'e cephe aldılar ve putperestlerle iş birliği yaptılar.

Mülkü peygamberlik dışındaki anlamlara göre, yani "kudret, yönetme gücü, zafer, egemenlik, (ilim, servet, itibar, akıl, sağlık gibi) her türlü maddî ve manevî imkân" şeklinde anlayan müfessirler ise, yüce Allah'ın bunları "dilediğine" vermesi ve "dilediğinden" alması ifadesinden hareketle ilâhi irade karşısında kulun iradesinin etkisi ve değeri konusunu ele alırlar.

İslâm âlimleri arasında geniş tartışmalara yol açan ve itikadî mezhepleri birbirinden ayıran temel yaklaşımlar arasında en önemli bir yer tutan bu konunun, Kur'an'ı Kerîm'deki ve hadislerdeki diğer açıklamalarla birlikte ele alınıp değerlendirilmesi uygun olur. ("irade" , "kaza", "kader" ve "kesb" kavramları ve değerlendirmeler için Bakara 2/7,286).

"Dilediğini yüceltlirsin, dilediğini de alçaltırsın" burada "izzet" ve "zillet" kavramları üzerinde durulur. Bunlarin dinî içeriğinden hareket edildiğinde ise diğer âyetlerin ışığında, yücelmenin doruk noktasını yüceler yücesi ulu Allah'a içtenlikle iman edip bunun icaplarına göre davranmanın; alçalmanın en aşağı noktasını ise gerçeği gördüğü halde inkârcılıkta direnip bunu ideoloji haline getirmenin oluşturduğu görülür.

Bu takdirde en şerefli mevki olan "iman" mertebesine yükselmede Allah'ın dilemesinin yanında kulun iradesinin rolünün olup olmadığı, kulun çabasının etkisi yoksa, dünya hayatının sınav olma özelliğinin nasıl açıklanabileceği sorusu gündeme gelir. Bu sorunun cevaplanmasında, yukarıda atıfta bulunulan irade konusu ve etrafındaki kavramların yanı sıra "hidayet" kavramıyla ilgili bilgi ve değerlendirmeler de özel bir önemi haizdir.

"Her türlü iyilik senin elindedir" buyurularak "hayr"ın, yani görünen ve görünmeyen yüzüyle gerçek anlamda iyinin yalnız yüce Allah'ın kudretinde olduğu belirtilmiştir. Türkçe'de, insanların gelecekteki beklentileri konusunda değişik ihtimallere göre fikir yürüttükten sonra sözü "hayırlısı Allah'tan" şeklinde bağlamaları bu âyette değinilen gerçeği derinden kavramış olmanın güzel bir ifadesidir. Bazı müfessirler burada sadece "hayır" dan söz edilmiş olmasına; 25-26. âyetlerin nüzûl sebebi olarak zikredilen olayları dikkate alarak izah getirirler ve bu ifadenin müslümanlar için imkânsız görülen başarıları lutfetmenin Allah'ın kudretinde olduğuna dikkat çekmeyi amaçlandığını belirtiler
(Zemahşerî, I, 183).

Malikü'l-mülk İsminin Geçtiği Ayetler

Kur'an'ı Kerîm'de Malikü'l-mülk olarak sadece Âl-i imrân 26 âyette Rabbimiz bu ismini zikrediyor.

"De ki: Ey mülkün sahibi olan Allah'ım! Dilediğine mülkü verirsin, dilediğinden mülkü çeker alırsın ve dilediğini yüceltir, dilediğini alçaltırsın. Hayır yalnız senin elindedir. Muhakkak ki sen, herşeye gücü yetensin."
Âl-i imrân-26

Mâlikü'l-mülk İsmi Duası

İşiten kulağımızın,

gören gözümüzün sahibi Sensin.

Isıtan güneşin, yağan yağmurun

sahibi Sensin.

Bizim bir şeyimiz yok,

her şeyin asıl sahibi Sensin.

Kimse kalıcı değil,

mülkün ilk sahibi Sensin.

Malımız, mülkümüz,

bedenimiz Senin bize emanetin.

Emanetini geri alma günü geldiğinde,

yüzümüzü ak eyle!

Malik Sensin, bizi Sana itaatkâr kullar eyle!

Amin... Amin... Ecmain....

Es-Selamu Aleyküm ve Rahmetullah

Ebeden Daima...

Dualarınızı Eksik Etmeyiniz...

 

Bir cevap yazın