Esmaül Hüsna İsminden Er-Raûf Esması

Raûf Esması

Raûf İsmi Arapça Yazılışı

Raûf: الرؤوف

Er-Raûf: الرؤوف

Ya Raûf: رؤوف

Raûf ismi Arapça kökenli bir isimdir.

Er-Raûf İsminin Anlamı

Er-Raûf: Allah insanlara karşı şefkatli ve merhametlidir.

Er-Raûf: Allah, insanlara karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.

Er-Raûf: Allah kullarına karşı çok şefkatli, çok bağışlayacıdır.

Er-Raûf Esmasının

Ebced Değeri ve Zikir Saati

Zikir Adedi: 286

Zikir Günü: Çarşamba

(Başka bir görüşe göre ise Cumartesi günüdür)

Zikir Saati:

Çarşamba görüşü için: Utarit

Sabah gündoğarken,
İkindi namazı sonrasında,
Ve… Tam gece yarısında

Cumartesi görüşü için: Zuhal

Sabah gündoğarken,
İkindi namazı sonrasında,
Ve… Tam gece yarısında;

Bu esma-i zikir zikir saatleri olan vakitlerde ve diğer her vakitte de zikir adedince ‘Er-Raûf’  ‘Ya Raûf’ diyerek bu ism-i şerif zikredilir.

Er-Raûf İsminin Fazileti,

Havas ve Esrarı

Hiçbir varlıktan zarara uğramamak için, bu ism-i şerifi günde ‘Er-Raûf’ diyerek 287 defa okunur.

Günlük 5 vakit farz namazları sonrasında “Ya Raûf” diyerek bu ismi şerif 287 defa okuyan bir kimsenin kalbine şefkat ve merhametli olur, Hali ve hareketi düzelir. İnsanlar tarafından sevilen biri olur.

Bir kimse öfkelendiği zaman bu ismi şerifi Ya Raûf’ 10 defa diyerek okur ve sonrasında 10 defa da salavat-ı şerife okuduğunda öfkesi geçerek sakinleşir rahatlar.

Eşler arasındaki uyuşmazlık ve geçimsizlik hasıl olduğunda utarit saatinde bu ismi şerifi ‘Ya Raûf’ diyerek 286 defa okursa aralrındaki sorunlar çözülür ve sevgi bağı güçlenerek muhabbet hasıl olur.

‘Er-Raûf’ ismi şerifine devam eden bir kimse maddi ve manevi nimetlere kavuşur.

Allah’a isyan eden bir kişi bu ismi şerifi günlük 286 defa ‘Ya Raûf’ diyerek okursa isyanından vazgeçip doğru yolu ermesine bir sebeb olur.

İnsanlar tarafından sevilen ve sayılan bir kişi olmak için, ‘Ya Raûf’ diyerek  bu ismi şerif okunmaya devam edilir.

Şefkatli ve merhametli bir kalb için, bu ism-i şerif ‘Ya Raûf’ diyerek devamlı zikredilir.

Er-Raûf Esması

Er-Râufالـرَّؤفُ: Allah kullarına karşı çok şefkatli, çok merhametli, çok bağışlayıcı olan demektir.

Er-Raûf İsminin Sırları

Er-Raûf: Çok şefkatlidir. 

“İnsanlardan öylesi de vardır ki, kendisini Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaya adamıştır. Allah, kullarına çok şefkatlidir.”
Bakara-207

207. âyette “İnsanlardan öylesi de vardır ki, kendisini Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaya adamıştır. Allah, kullarına çok şefkatlidir” buyrularak bu şekilde bur içtenliğe, temiz ve dürüst dindarlığa işaret edilmiştir. Şu halde insan kendini ya nefsânî tutkularını tatmine adar ya da Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaya adar. Bu da insanın bütün davranışları hususunda iki farklı ölçü verir: İlk ölçüyü esas alan insan kişisel çıkar sağlayan davranışlara, ikincisini esas alan ise Allah’ın hoşnut olacağı davranışlara yönelir.

“Ama ınsanlardan öyleleri vardır ki,
“Ey rabbimiz! Bize bu dünyada ver” diye ederler. Böyle kimsenin âhiretten hiç nasibi yoktur.”
Bakara-200

“İnsanlardan öylesi de vardır ki, “Ey rabbimiz!Bize dünyada da iyilik ver, öteki dünyada da iyilik ver; bizi cehennemin azabından koru” derler.
Bakara-201

Bakara Sûresindeki 200-201. âyetleri dikkate alarak bunlardan ilkinin yalnız dünyayı isteyen, ikincisinin ise hem dünyanın hem de âhiretin iyiliğini isteyen insan olduğunu düşünebiliriz. Allah daima mutlak olarak iyi ve doğru olan davranışlardan hoşnut olacağına göre, ” kendini Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaya adayan” insan inancında, amelinde ve ahlâkında en doğruyu bulmaya, kısaca bütün davranışlarında elinden geldiğince iyi olmaya çalışacaktır. Böylece konumuz olan âyetlerde 200 ve 201. âyetleri birlikte değerlendirerek, yöneticilik mevkiine seçilecek kişilerde -meslekî yetişmişlik yanında- kendisini dünya tutkunlarından, gurur, kibir gibi olumsuz duyguların etkisinden koruyan; bu suretle zulüm, baskı, riyakârlık, ikiyüzlülük, düşmanlık, bozgunculuk, yıkıcılık gibi toplumsal zararlara ve huzursuzluklara yol açan kötülüklerden alıkoyan; Allah’ın hoşnutluğuna uygun davranmak öyle gerektiyorsa bütün şahsî menfaatlerini bile terkettiren bir ruhsal gelişmişliğin, bu anlamda bir dindarlık duyarlılığının bulunup bulunmadığına da bakmamız gerektiğini düşünebiliriz.

Yüce Allah’ın söz konusu âyetlerin sonunda, “Allah, kullarına çok şefkatlidir” buyurması son derece anlamlıdır. Zira O’nun bu çok yararlı bilgileri vermesi, gerçek insanlığın ölçüleri konusunda açıklamalar yapması, kullarına şefkatinin bir ifadesidir. Allah tarih boyunca insanlara peygamberler gönderip kitaplar indirerek onları vahyin ışığı ile aydınlatmasaydı insanların hayvanlardan ne farkı olacaktı? Şu halde Allah’ın insanlara verdiği bütün bu bilgiler, koyduğu bütün kurallar yine insanların kendi iyilikleri için olup bundan dolayı O’nun kendisi için bir yarar gözetmesi düşünülemeyeceğine, buna asla ihtiyacı olmadığına göre bütün bu hükümleri yalnız kullarına olan sevgi ve şefkatinden dolayı koymuş ve bildirilmiş olmalıdır, başka bir ihtimal mevcut değildir.

“Her nefis ne hayır işlemişse ve ne kötülük yapmış ise önüne konmuş olarak bulacağı gün, onlarls arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allah sizi kendisinden korkmanız için uyarıyor. Allah kullarına çok şefkatlidir.”
Âl-i İmran-30

Burada “tergib” (özendirme) ve “terhib” (caydırma) bir arada yer almış, bu dünyadaki hiçbir davranışın karşılıksız kalmayacağı belirtildikten sonra, bütün hakikatlerin ortaya çıkacağı o günde kişinin yaptığı kötülüklerden duyacağı pişmanlık ce mahcubiyet tasvir edilmiştir. Kişinin önünde hazır bulacağı şey, davranışlarının karşılığı ya da amel defteri şeklinde yorumlanmıştır. Başka âyetlerde, dünya hayatında kulların yaptıkları bütün işlerin görevli melekler tarafından kayda geçirildiği (Enbiya 21/94; Kaf 50/18; Zuhruf 43/80) ve kıyamet gününde bu amellerin insana açılmış bir kitapta gösterileceği (İsrâ 17/13-14) bildirmiştir.

“Andolsun ki Allah, yine Peygamberi ve güçlük zamanında ona tabi olan Muhacirlerle Ensar’ı, içlerinden bir kısmının kalpleri eğrilmeğe yüz tuttuktan sonra, tevbeye muvaffak kıldı ve sonra da onların tevbelerini kabul buyurdu. Çünkü O, onlara karşı çok şefkatli, çok bağışlayacıdır.”
Tevbe-117

Tevbe kelimesi Allah’a izâfe edildiğinde, “Allah’ın kulunun durumunu daha iyi bir hale çevirmesi, ona tövbe nasip etmesi ve tövbesini kabul etmesi” mânalarına gelir.

“Andolsun ki size içinizden öyle bir peygamber geldi ki gayet izzetlidir. Sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir, üstünüze hırsla titrer, mü’minlere gayet merhametli ve şefkatlidir.”
Tevbe-128

128. âyette o, Allah Teâlâ’nın iki güzel ismi ile, raûf ve rahîm olarak nitelenmiştir; raûf “çok şefkatli” , rahîm “çok merhametli” demektir.

Er-Raûf İle İlgili Ayetler

Bismillahhirrahmanirrahim

“İşte böylece sizin insanlığa şahitler olmanız, Resûl’ün de size şahit olması için sizi mutedil bir millet kıldık. Senin yöneldiğin yeri (Kâbe’yi) biz ancak Peygambere uyanı, ökçeleri üzerinde geri dönenden ayırdetmemiz için kıble yaptık Bu, Allah’ın hidayet verdiği kimselerden başkasına elbette ağır gelir. Allah sizin imanınızı asla zayi edecek değildir. Zira Allah insanlara karşı şefkatli ve merhametlidir.
Bakara-143

“Yine insanlar içinden kimi de vardır ki, Allah’ın rızasına ermek için kendini feda eder. Allah ise kullarına çok merhametlidir.”
Bakara-207

“Her nefis ne hayır işlemişse ve ne kötülük yapmış ise önüne konmuş olarak bulacağı gün, onlarls arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allah sizi kendisinden korkmanız için uyarıyor. Allah kullarına çok şefkatlidir.”
Âl-i İmran-30

“Andolsun ki Allah, yine Peygamberi ve güçlük zamanında ona tabi olan Muhacirlerle Ensar’ı, içlerinden bir kısmının kalpleri eğrilmeğe yüz tuttuktan sonra, tevbeye muvaffak kıldı ve sonra da onların tevbelerini kabul buyurdu. Çünkü O, onlara karşı çok şefkatli, çok bağışlayacıdır.”
Tevbe-117

“Andolsun ki size içinizden öyle bir peygamber geldi ki gayet izzetlidir. Sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir, üstünüze hırsla titrer, mü’minlere gayet merhametli ve şefkatlidir.”
Tevbe-128

“Ya sizin üstünüze Allah’ın lutfü ve merhameti olmasaydı, Allah çok şefkatli ve merhametli olmasaydı (haliniz nice olurdu)?!”
Nûr-20

“Sizi karanlıklardan nura çıkarmak için kuluna apaçık âyetler indiren O’dur. Şüphesiz Allah size çok şefkatli, çok merhametlidir.”
Hadid-9

“Görmedin mi ki, gerçekten Allah bütün yerdekileri ve emriyle denizlerde giden gemileri sizin emrinize verdi. Göğü de izni olmadıkça yere düşmekten O tutuyor. Hakikaten Allah, insanlara karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.”
Hac-65

“Onlardan gelenler şöyle derler: “Ey Rabbimiz, bizleri ve önceden iman ederek bizi geçmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve gönüllerimizde, iman etmiş olanlara karşı kin tutturma. Ey Rabbimiz, muhakkak ki sen, çok şefkatli, çok merhametlisin.”
Haşr-10

Ya Raûf Duası

İsm-i A’zam Duası

‘Yâ Raûfu yâ Allah’

Ey her canlıya müteveccih olan hususi şefkatini gösteren Raûf! Ey ezelî sıfatlara sahip, tek mabud olan yüce Allah!

‘SübhânekeyâRaûfte’âleyteyâRahîmecirnamine’n-nârbi-afvikeyâ Rahmân.’

Aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin ey her canlıya hususi şefkatini gösteren Raûf! Yücesin ey rahmeti her şeyi kuşatan, kâinattaki bütün nimet ve iyilikler, af ve rahmet, şefkat ve merhamet eseri olan Rahîm! Affınla bizi ateşin azabından koru ey Rahmân!

Kabirdeki sorgu ânında, sonsuz şefkatini gösterip ihsanda bulunan Raûf Allah bize yeter.

Raûf İsmi Duası

Ey kullarına acıması bol olan

RAÛF!

Yeryüzünü çeşit çeşit nimetle donatan Sensin.

Mahlûkatın çok aciz, onları koruyan Sensin.

Asi kullarını hemen cezalandırmayıp,

mühlet veren Sensin.

Anaların kalbine yavruları için

şefkati koyan Sensin.

Kullarına karşı analarından da

şefkatli olan Sensin.

Şefkatine sığınıyoruz,

acı bize, bırakma darda!

Huzuruna vardığımız gün,

bizi şefkatinle karşıla!

Amin… Amin… Ecmain

Es-Selamu Aleyküm ve Rahmetullah

Ebeden Daima…

Dualarınızı Eksik Etmeyiniz…

 


"Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen bir HİÇ ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl çömleği tutan dışındaki biçim değil içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir." Hz. Mevlana

Bir cevap yazın