Esmaül Hüsna İsminden El-Müntekim

Müntekim Esması

Müntekim İsmi Arapça Yazılışı

Müntekim: منتقم

El-Müntekim: المنتقم

Müntekim ismi Arapça kökenli bir isimdir.

Ya Müntekim: يَا منتقم

El-Müntekim İsminin Anlamı

El-Müntekim: Suçlulara cezalarını verir, mağdurların intikamını alır.

El-Müntekim: Asilerden intikam alan.

El-Müntekim: Suçluları adeletiyle cezalandıran O’dur.

El-Müntekim: Zulüm etmeksizin intikam alan.

El-Müntekim: Suçluları hak ettikleriyle cezalandıran, intikam alan O’dur.

El-Müntekim Esmasının Ebced Değeri ve Zikir Saati

Zikir Adedi: 630

Zikir Günü: Salı

Zikir Saati: Merih

Öğleden iki saat öncesinde

Akşam vaktinden bir saat öncesinde

Ve… Tam gece yarısında;

Bu esma-i zikir zikir saatlerinde, zikir adedince, zikir günü olan vakitlerde ve diğer her vakitlerde de ‘El-Müntekim’ – ‘Ya Müntekim’ diyerek bu ismi şerif zikredilir.

Müntekim zikri Azrail a.s’ın zikri olduğunu havas alimleri bildirmiştir.

Ya Müntekim İsminin Fazileti Havas ve Esrarı

Zalimden intikam almak için, bu ismi şerif 630 defa ‘El-Müntekim’ diyerek zikredilir.

Zalimin zulmünden kurtulmak için, bu ismi şerif günlük 100 defa ‘Ya Müntakim’ diyerek okunur.

Cinlerin musallat olan kişiye karşı, bu ismi şerif 630 defa ‘Ya Müntekim’ diyerek okunur.

Haksızlığa uğrayan kişi, ‘Ya Müntekim’ ismi şerifini zikretmeye devam eder.

Düşmanın şerrinden korunmak için, bu ismi şerif ‘Ya Müntekim’ diyerek okunmaya devam edilir.

El-Kahhar ve El-Cebbar ismi gibi El-Müntekim ismi şerifi de Allah’ın kahredici esmalarından birisidir. Düşmanları kahretmek için, zalimlerin şerrinden korunmak için okunur.

‘Ya Müntekim’ ismi şerifini okuyan bir kula hiçbir kimse kötülük yapmaya kalkışamaz.

Helakı ve kahırı hak etmiş bir kişiye karşı 7 gece boyunca 3969 defa ‘Ya Müntekim’ diyerek okunur. Okunduktan sonra şöyle dua edilir.
“Ya Rabbi, Ya Cebbar, Ya Müntekim! Sana sığınıyorum, falan falan kimseden hakkımı ve intikamımı al! Ya Allah diyerek dua ederse Allah’u Teâla duasına icabet ederek kabul eder. Allah’u Teâla mazlumun ahını yerde bırakmadığı gibi, mazlumun hakkını da misliyle alır.

El-Müntekim Esması

El-Müntekim – اَلـْمُنـْتَقُِ : Asilerden intikam alan, suçluları adeletiyle cezalandıran, suçlulara cezalarını veren, mağdurların intikamını alan, zulüm etmeksizin intikam alan, suçluları hak ettikleriyle cezalandıran demektir.

O Müntakîm’dir. Düşmanlarından intikam alır, mazlumun hakkını zâlimde bırakmaz.

“Ya biz seni (bu dünyadan) alır götürürüz de, onlardan intikam alırız.
Zuhruf-41

Şartlanmışlık sebebiyle doğruyu dinleme, görme ve doğru düşünme kabiliyetlerini kaybetmiş kimselere laf anlatmak imkânsız gibidir. Bu gerçekten hareketle Hz. Peygamber’in ve onun tebliğ sünnetini yerine getiren ümmetin, “Neden bizi dinlemiyor ve anlamıyorlar?” veya “Bunca zulme ve sapkın inançlarda ısrara rağmen niçin bunlara hak ettikleri ceza verilmiyor?” sorularıyla bunalmamaları, aksine sabretmeleri, işi Allah, Hz. Peygamber’e müşriklerin akıbetini gösterse de (nitekim bir kısmını Medine döneminde göstermiştir) göstermese de gerekeni yapacak, herkese hak ettiğini verecektir; çünkü O’nun kudreti karşısında duracak bir güç yoktur.

“Onları o en şiddetli yakalayışıyla yakalayacağımız günü hatırla. Şüphesiz biz öcümüzü alırız.
Duhân-16

Duhân (duman) mûcizesi, olup bitmiş bir olay mıdır, yoksa kıyamet yaklaştığında gerçekleşecek bir alâmet midir? Bu soruya iki farklı cevap verilmiştir. “Henuz olmadı” diyenlere göre duman olayı, kıyamet yaklaştığında vuku bulacak, bu uyarıya rağmen insanlar inkârdan vazgeçmeyecekler, arkasından kıyamet kopacak ve herkes ettiğini bulacaktır. “Duman olayı Hz. Peygamber hayatta iken gerçekleşti” diyenlere göre ise “duman” dan maksat, açlık yüzünden meydana gelen görme bozukluğudur, “Amansız bir şekilde yakaladığımız” diye tercüme ettiğimiz “batşa” ise Bedir Savaşı’dır. Buhârî kitabının tefsir bölümünde bu yorumu, sahâbe rivayetlerine dayanarak şöyle açmaktadır: Müşrikler çağrısına karşı direnince Hz. Peygamber, Allah’a yalvararak Hz. Yûsuf’un kavmine yaptığı gibi bunlara da bir kıtlık vermesini istedi. Duası kabul edildi. Kıtlık geldi, yiyecek içecek birşey kalmadı. İnsanlar derilere ve kemiklere varıncaya kadar ne buldularsa yediler. Açlıktan öylesine zayıfladılar ki sonunda görme bozukluğuna yakalandılar, baktıklarında kendini kuşatmış bir duman görüyorlardı. Hz. Peygamber’e başvurarak bu azabın kaldırması için dua etmesini, artık inandıklarını söylediler, O ise “Azap kalkınca yine eski halinize dönersiniz” buyurdu. Nitekim duası üzerine azap kaldırıldı, onlar da derhal esli inkârcıkıklarına döndüler. Allah bu
dönekliğin, inkâr ve zulümde ısrar etmenin cezasını Bedir Savaş’ında verdi.

“Kim Rabbinin âyetleri kendisine hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalimdir? Şüphesiz ki biz suçlulardan intikam alıcıyız.”
Secde-22

İnkârcılık günahını saplananlara yakın azabın mutlaka tartırılacağı ve bunun tuttukları yanlış yoldan dönmelerine fırsat verme amacı taşıdığı belirtildiğine göre, bu ifadeyle söz konusu kişilerin dünya hayatında vicdan muhasebesi yapmalarına imkân sağlayan özelikle maddî-manevî sıkıntılara bunalımlara mâruz bırakılmasının kastedildiği söylenebilir. Müteakip âyette kendisine bu tür fırsatlar sağlandığı halde bağnaz tutumunda direnen kişinin haksızlığın zirvesine tırmanmış ve artık cezayı kesin olarak hak etmiş olduğunun belirtilmesi de bu mânayı desteklemektedir.

Müntekim İsminin Geçtiği Ayetler

Bismillahrahmanirrahim

Duhân-16

يَوْمَ نَبْطِشُ الْبَطْشَةَ الْكُبْرٰىۚ اِنَّا مُنْتَقِمُونَ ﴿١٦

“Onları o en şiddetli yakalayışıyla yakalayacağımız günü hatırla. Şüphesiz biz öcümüzü alırız.
Duhân-16

وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ ذُكِّرَ بِاٰيَاتِ رَبِّه۪ ثُمَّ اَعْرَضَ عَنْهَاۜ اِنَّا مِنَ الْمُجْرِم۪ينَ مُنْتَقِمُونَ۟ ﴿٢٢

Secde-22

“Kim Rabbinin âyetleri kendisine hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalimdir? Şüphesiz ki biz suçlulardan intikam alıcıyız.”
Secde-22

Zuhruf-41

فَاِمَّا نَذْهَبَنَّ بِكَ فَاِنَّا مِنْهُمْ مُنْتَقِمُونَۙ ﴿٤١

“Ya biz seni (bu dünyadan) alır götürürüz de, onlardan intikam alırız.
Zuhruf-41

Müntekim İsmi Duası

Ey âsi kullarına hak ettikleri karşılığı veren

MÜNTEKİM!

Zulme uğrayanın hakkını

zalimden alan Sensin.

Mazlumun âhını yerde bırakmayan Sensin.

Kullarının üzerinde adaletle

hükmeden Sensin.

Nemrud’a sineği,

Ebrehe’ye kuşları musallat eden Sensin.

Bizi doğru yoldan ayrılıp,

nefsimize zulmetmekten koru!

Bizi zulme uğramaktan da,

zalim olmaktan da muhafaza et!

Amin… Amin… Ecmain…

Es-Selamu Aleyküm ve Rahmetullah

Ebeden Daima…

Dualarınızı Eksik Etmeyiniz…


"Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen bir HİÇ ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl çömleği tutan dışındaki biçim değil içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir." Hz. Mevlana

Bir cevap yazın