Esmaül Hüsna İsminden El-Mukît

Mukit Esması

Mukit İsminin Arapça Yazılışı

Mukit: مقيت

El-Mukit: المقيت

Ya Mukit: يَامقيت

Mukit ismi Arapça kökenli bir isimdir.

El-Mukit İsminin Anlamı

El-Mukit: Yarattığı her varlığın rızıklarını yaratan O’dur.

El-Mukit: Her muhtaca ihtiyacı kadar rızık veren O’dur.

El-Mukit: Bütün canlıların rızkını veren, koruyup kollayan, her şeye gücü yeten O’dur.

El-Mukit Esmasının

Ebced Değeri ve Zikir Saati

Zikir Adedi : 550

Zikir Saati : Güneş

Zikir Günü : Pazar

Sabah gündoğarken,

İkindi namazı sonrasında,

Bu esma-i zikir zikir vakitlerinde ve diğer her vakitte ‘El-Mukit’ – ‘Ya Mukit’ diyerek bu ism-i şerif zikredilir.

Ya Mukît İsminin Fazileti

Havas ve Esrarı

Yolculuktan hayırla dönmek için, bu ismi şerif günde 550 defa ‘Ya Mukît’ diyerek okunur.

Rızkın artması için, bu ismi şerif günde 550 defa ‘Ya Mukît’ diyerek sürekli zikredilmeye devam edilir.

Malının ve mülkünün bereketli olması için, bu ismi şerif ‘Ya Mukît’ diyerek günde 550 defa okunur.

Muhtaç olunan şeyi kazanmak için, bu ismi şerif ‘Ya Mukît’ diyerek günde 550 defa okunmaya devam edilir.

El-Mukît Esması

El-Mukîtاَلـْـمُقِيتُ : Rızıkları yaratan, her çeşit rızkı hiç yoktan yaratan, vareden, yarattığı her varlığın rızıklarını yaratan, Her muhtaca ihtiyacı kadar rızık veren, bütün canlıların rızkını veren, koruyup kollayan, her şeye gücü yeten demektir.

Bedenin de ruhunda gıdaya ihtiyacı vardır. Maddî ve manevî insana kendi ihtiyacı kadar yediren içiren, doyuran O’dur. Kimine az rızık verir. Kimine de bol rızık verir. Bu Yüce Allah’ın o kuluna karşı takdiridir. Az ya da çok Allah’u Teala’dan bize düşen gelen rızkımıza hedaim şükreden kullardan olmamız gerekir. Her gün O’na ‘Ya Hamid’ ismiyle bize vermiş olduğu rızıklar, maddî ve manevî gıdaları bize lütfedip verdiği için her şey için ona şükrümüzü eda etmeliyiz.

“Kim güzel bir şefaatte bulunursa ondan kendisi için bir nasip olur; kim de kötü bir işe aracılık ederse onun da buna denk bir payı olur. Allah her şeyi koruyup hakkını vermektedir.”
Nisâ-85

Türkçe’de şefaaat daha ziyade âhiretteki aracılık ve özelikle de Hz. Peygamber’in hem bütün insanlara (hesaba çekilmenin, yargılanmanın bir an önce başlaması, bekleme sıkıntısının son bulması için) hem de ümmetinin günahkârlarına (günahlarının bağışlanması için Allah nezdinde yapacağı aracılık mânasında kullanılır. Kur’an’da ve Arapça’da ise şefaatin buna ek olarak daha geniş bir mânası vardır: İki kişi arasında görülecek bir iş, elde edilecek bir fayda veya önlenecek bir zarar konusunda üçüncü bir şahsın devreye girmesi, aracı olması, hatırını ve gücünü kullanarak sonuç elde etmeye teşebbüs etmesidir. Müminler bazan, müslüman olmayan kimseler için de bu mânada şefaatte bulunuyorlardı. Ayrıca hemen her zaman toplum içinde aracılık faaliyeti sürdürülmüş ve aracılar bulunmuştur. Özellikle hukuk, adalet, ehliyet ve emanet duygusu ve şuurunu ve bunlara dayalı uygulamaların ikinci plana atıldığı; güçlü hatırlı, yakın olanların -haklı veya haksız olarak- iş bitirdiği dönemlerde, bu mânada toplum ahlâkının zaafa uğradığı zamanlarda şefaat (adam bulma, torpil kullanma) yaygın, normal, hatta zaruri hale gelmektedir. Âyet hem tarihî hem de evrensel olarak şefaat konusunda bir kural getirmektedir: Şefaat kötü, çirkin ve yasak değildir; ancak meşrû, hukuka ve ahlâka uygun olmalı, iyi başkası aleyhine haksızlık doğurmayacak bir sonucun hâsıl olması için yardım manâsı ve ve amacı taşımalıdır. Böyle olan şefaatin ecri vardır. Hâsıl olan iyilik ve ecirden şefaat sahibi (buna aracılık eden, hatırını ve imkânını kullanan) kimseler de nasip alırlar. Haksız bir talebin, kötü sonucun gerçekleşmesi için yapılan aracılık da yapana sorumluluk getirir; haksıza, zâlime, kötülük edene verilen cezanın benzeri bir ceza da ona verilir.
Bütün varlıkarın görüp gözetir ve rızıklandırır, onları besler ve amellerini de muhafaza eder.

“Allah her şeye kadir ve gıda verendir.”

Mukît İsminin Geçtiği Ayetler

Bismilahirrahmanirrahim

مَنْ يَشْفَعْ شَفَاعَةً حَسَنَةً يَكُنْ لَهُ نَص۪يبٌ مِنْهَاۚ وَمَنْ يَشْفَعْ شَفَاعَةً سَيِّئَةً يَكُنْ لَهُ كِفْلٌ مِنْهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ مُق۪يتاً ﴿٨٥

“Kim güzel bir şefaatte bulunursa ondan kendisi için bir nasip olur; kim de kötü bir işe aracılık ederse onun da buna denk bir payı olur. Allah her şeyi koruyup hakkını vermektedir.”
Nisâ-85

Mukît İsmi Duası

Ey yarattığı her canlının rızkını da yaratan

MUKÎT!

Sen ki, muhtaçların neye muhtaç

olduğunu ilminle bilirsin.

Sen ki, mahlûkatının ihtiyacını gözetir,

kudretinle yerine getirensin.

Sen ki, her canlıyı kerem sofrandan beslersin.

Sen ki, güneşi, yağmuru, toprağı,

havayı bize hazır edensin.

Bedenimizin gıdasını verdiğin gibi,

ruhumuzu da gıdasız bırakma!

Sana dayandık, Sana güvendik,

bizi helal rızıktan ayırma!

Amin… Amin… Ecmain…

Es-Selamu Aleyküm ve Rahmetullah

Ebeden Daima…

Dualarınızı Eksik Etmeyiniz…

 

 


"Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen bir HİÇ ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl çömleği tutan dışındaki biçim değil içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir." Hz. Mevlana

Bir cevap yazın