Esma’ül-Hüsna İsminden El-Kâbıd

Kâbıd Esması

El-Kâbıd : القابض

Arapça kökenli bir terimdir.

El Kâbıd İsminin Anlamı

Kâbıd – اَلـْـقََابضُ ( Can alan-rızkı daraltan) : O kullarına vermiş olduğu canı ecel vakti gelince, ruhunu bedenden kabzederek alandır.

El-Kâbıd : Dilediğini sıkan, daraltan O’dur.

El-Kâbıd : Rızıkları daraltan, ruhları kabzeden O’dur.

El-Kâbıd : Kullarına verdiği rızıkları daraltıp sıkan, kıtlık veren, ruhları alan Kâbıd O’dur.

El-Kâbıd : Kalpleri sıkan, gönüllere darlık veren, rızıkları daraltan  Kâbıd’dır.

El-Kâbıd : Lütuf ve hikmetletiyle kullarına vermiş olduğu maddi manevi rızıkları sıkan, tutan, daraltan, zorlaştıran O’dur.

El-Kâbıd : Ölüm vakti gelince emanetini kabzedip alan O’dur.

Kâbıd isim olarak Kuran-ı Kerim’de geçmez. Fiil olarak geçer. Rızıkları daraltan, kalpleri daraltan, ruhları kabzeden, can alan gibi cümlerle Rabbim bizlere açıklar.


Kâbıd Esmasının 

Ebced Değeri ve Zikir Saati

Zikir Adedi : 903

Zikir Günü : Perşembe

Zikir Saati : Müşteri

Sabah gündoğdu vakitte

İkindinin son vaktinde

Bu esma-ı şerif  ‘El-Kâbıd- Ya Kâbıd’ diyerek zikir saatlerinde ve diğer vakitlerinde zikredilir.

Esmaları çekip bitirdikten sonra, eller semaya doğru açılır; her türlü dilek, istek ve muradlar için dua edilir.

Kuran-ı Kerim’de Fiil Olarak Geçen Ayetler

El Kabıd İle İlgili Ayetler

“Allah, darlık da verir, genişlik de. Hepiniz O’na döndürülüp götürüleceksiniz.
Bakara-245

“De ki : Hakikaten Rabbim kullarından dilediği kimseye rızkı hem döşer, hem sıkar ve her neyi hayra sarfederseniz, O onun yerine başkasına verir, hem O rızık verenlerin en hayırlısıdır.”
Sebe-39

“Çaresiz sizleri biraz korku, biraz açlık, biraz maldan, candan ve ürünlerden eksiklik ile imtihan edeceğiz. Mujdele o sabırlıları.”
Bakara-155

Onlar ki, başlarına bir musibet geldiği vakit,  “Biz Allah’ın kullarıyız ve nihayet O’na döneceğiz” derler.
Bakara-156

De ki: “Ey mülkün sahibi Allah’ım! Dilediğine mülk verirsin, dilediğinden de mülkü çeker alırsın ve dilediğini yüceltir, dilediğini alçaltırsın. Hayır yalnız senin elindedir. Muhakkak ki sen, herşeye gücü yetensin.”
Âl-i İmran-26

“O canlar öldükleri zaman Allah alır, ölmeyenleri de uyuduklarından sonra üzerlerine ölüm hükmü verdiklerini alıkoyar da diğerlerini salıverir belirli bir süreye kadar. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir kavim için ibretler vardır.”
Zümer-42

Kâbıd İsminin Faydaları,

Havas ve Esrarı

Zalimin zulmünden kurtulmak için ‘Ya Kâbıd’ diyerek 903 defa bu esma-i şerif okunur.

En kısa zamanda her türlü muradına nail olmak isteyenlerin bu ism-i şerifi, zikir saatleri olan vakitlerde ‘Ya Kâbıd’ diye 903 defa okurlarsa Rabbim bütün işlerini ona kolaylaştırır.

Günlük bu ismi şerifi 903 defa ‘Ya Kâbıd’ diyerek zikrine devam edenlerin bütün sıkıntıları üzerinden kalkar, kalbi temizlenip arınır. İnsanların karşısında bir heybetli olur.

Bu zikre ‘Ya Kâbıd’ diyerek 903 defa devam eden kimselerin düşmanları ona karşı hiçbir zarar vermezler.

Zikir saatlerinde zikir adedince ‘Ya Kâbıd’ diye bu esma-i zikri çeken bir kimsenin Allah azze ve celle o zümreye bir heybet ve celâl verir. Bütün herşeyden koruyup kollar. Birisi ona zulüm ya da eziyet edecek düşmanına karşı emin olarak korunur. Vekil olarak Allah yeter.

Bu ismi şerifi 4 gün boyunca ara vermeden 903 defa ‘Ya Kâbıd’ diye çekmeye devam eden bir kulu Allah’u Teâla düşmanın şerrinden korur ve onu huzura ve feraha kavuşturur.

‘El-Kâbıd’ esmasının tesiri, etkisi, hikmetinin tecellisini kullarda çok fazla gösterir. Tesir gücü en çok olan esmalardan birisidir.

Kişinin Allah’u Teâlâ’dan arzu ettiği şeyler dinimizce uygun ve helal olduğu takdirde, ne dileyip isterse kulu onu hemen ona verir.

Günlük bu esmasının zikrine ‘Ya Kâbıd’ ya da ‘El-Kâbıd’ olarak zikrine devam eden bir kimsenin arkadaş, dost ve seveni çok olur.

Kâbıd İsmi Tefekkürü

El-Kabıd İsminin Tecellisi

Allah’ın bu ismi, kullarını imtihan etmek için sıkan, daraltan, rızıklarını da belli bir ölçüde sıkarak daraltan, son nefesimizi verdiğimiz ölüm anında dâhi, kullarına vermiş olduğu canı alan, ruhları kabzeden Kâbıd O’dur.

Allahu Teâla Kâbıd ismiyle kullarına vermiş olduğu lütufları, ikramları, ihsanları kısarak onu imtihana tabi tutar.

Kulunun rızkını daraltarak onu muhtaç hale getirir. Onu içinde bulunduğu rahat bol hayat içersinde bir yaşam sürerken, birden onun rızkını kısarak yoksullaştırır. Bu hale düşenleri Allah Kâbıd isminin tecellisi ile karşı karşıya getirmiş demektir.

Zengin bir iş adamını örnek verelim;  Zenginlik içinde rahat bir yaşam devam ettirirken birden bire Allah onun rızkını daraltarak onu fakir bir hale getirir. O bolluk ve rahat içindeki yaşantısı içinde borçlanır, borçlarını ödüyemedidiğen  dolayı iflasa kadar gider. İşçilerin parasını dâhi ödüyemeyeceği icin artık onları da işten çıkartır. İşte bunların hepsi Kâbıd isminin bir tecellisi ile vuku bulmaktadır.

Çünkü malımızı veren de Allah, alanda Allah’tır. Bütün bunların hepsi o kulunun mal ile olan imtihana tabi tutulmasının bir hikmetidir.

Ne buyuruyor Rabbimiz bir ayetinde;

“Çaresiz biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Müjdele o sabredenleri.”
Bakara-155

Kâbıd ismi maddî alemde bu şekilde tecellisini kullarına gösterir.

Birde manevi alemdeki tecellisi vardır.

Kul manevi alemdeki bu tecellisiyle koskoca dünyaya sığmaz. Ona bu dünya dar gelir. İçi sıkılır, kalbi daralır, ruhu da âdeta bir kuşun kafese sıkıştığı gibi sıkılır, daralır, bunalır. Kuldaki bu haller işte Allah’ın Kâbıd isminin bir tecellisidir.

Bu kul kendi acziyetini anlayarak, Allah’ın o rahmet kapısını çalar. Dua ederek yüce Allah’a sığınır. Gönülden yürekten haykırarak yüce Allah’ın o rahmet kapısını çalar. Kime dua kapısı açıldıysa ona rahmet kapısı açılmıştır. Kulun tek yardımcısı ve onu hiçbir zaman yalnız bırakmayan Velî O’dur.

Bir ayetinde Rabbimiz buyuruyor ki,

“Sizin için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.”
Tevbe-116

Birde yağmuru misal verelim; Bazı yıllar o kadar kurak geçer ki, yağmur yağmaz olur. Bu durumda köylüler artık yağmur duasına müracat ederler. Bu yağmur duasında orada bulanan cemaatteki hoca dua eder. O duaya da bütün orda bulanan herkes yürekten amin derler. O duada Rabbimizden hayırlı, bereketli rahmet yağmurlarını vermesini niyaz edilir. Allah’u Teâla bazı bölgelere yağmuru çok verirken, kimi bölgelere de yağmuru az verir. Çoğu zaman Rabbim, yağmuru sıkarak yeryüzü semasına indirmez. Yağmursuz kurak günler gelir ve insanları çaresiz bırakır. Ama çaresizlerin çaresi olan Allah azze ve celle’nin imtihanı kolay değil. Dilerse o yağmuru yağdırır. Dilerse yağmuru yağdırmaz. İşte bunların hepsi bu dünya aleminde Kâbıd ismiyle tecelli etmektedir.

Kâbıd ismini yaşadığımız büyükşehirlerde yaşanan o trafikte görürüz. Sıkışan o trafikte Allah’u Teâla Kâbıd ismiyle tecelli ederek kullarını sıkarak daraltır.

Mesela bir öğrencinin öğrenmek ve ezberlemek istediği o dersi bir türlü öğrenemediği gibi çalışmış olduğu o dersi ilmi anlayamaz, kavrayamaz hale gelir. İşte bunda da Kâbıd isminin tecellisi vardır.

Özelikle yaz aylarında görülen, zaman zaman ormanlarda çıkan yangınlar vardır. Kimi vakitlerde de tarlada bulanan mahsuller birden ateş alıp yanmaya başlar. Önüne bir türlü geçilemez. İşte tarladaki bu ürünlerin yanarak helak olup gider. Bunda da Allah’ın Kâbıd ismi böyle tecellisini gösterir.

Yüce Allah yarattığı kullarını dünyada birçok sıkıntılara tabi tutarak onları zora sokar, işlerini çıkmaza girdirir, onun rızkını daraltır. Bu sıkıntılar karşında kişinin kalbi daralır, ruhu sıkılır. Bütün bunlar başınıza geldiğinde ise yapmanız gereken tek şey artık sabırdır. es-Sabûr ismini çekerek Rabbimize sığınalım. Herkese ve herşeye karşı sabrederek bunun size Allah’ın vermiş olduğu bir imtihanın göstergesidir. Kul olarak bu imtihana sabrederek onu başarıyla geçmek için tek kapı olan hiç sarsılmaz güç olan Allah’ın o rahmet kapısına müracat edilir. Kul dua ettiğinde Allahu Teala onu geri çevirmekten hâyâ eder.

Dünya aleminde Kâbıd ismi ile Rabbim bütün yaratmış olduğu kullarına tecellisini bu şekilde göstermektedir.

Rabbim tüm sıkıntıda olanları Es-Selâm isminin yüzü suyu hürmetine selamete çıkarsın. Amin…

Birde ölüm anı vardır. Ruhları daraltarak kabzeden O’dur. Ölüm anında kulların ruhunu Kâbıd ismiyle kabzeder.

Ölen her mahluk ve ruhu kabzedilen her canlı Allah’ın Kâbıd isminin tecelisi vuku bulmuştur.

Kâbıd ismi uykuda da tecelli eder. Uyku sırasında ruhlar tutulur. Uyku bir nevi ölüm halidir. Eceli gelmiş olanların ruhları alınır. Eceli gelmemiş olanların ruhu ise bedenlerine geri iade edilir. Uykudayken beden ile olan irtibat kesilmez. Ölümde ise ruh ve beden ile olan irtibat kesilir. Ölüm vücuddan ruhların kabzedilmesiyle gerçekleşir. Bedenden ruh çıkar gider. İşte ölüm artık gerçekleşmiştir. Uyku aleminde ruhların tutulması ve son nefesde ruhların kabzedilmesi Kâbıd ismiyle tecelli eder. Ölmeden uyandığımız her güne şükredelim. Bir gece uykuya yattığımızda belki bir sabaha daha uyanmayabiliriz. Bundan dolayı bu dünya aleminde ölmeden uyanalım ey müslümanlar…

Rabbim Kuran-ı Kerim’deki ayette bunu şöyle açıklamıştır:

“O canlar öldükleri zaman Allah alır, ölmeyenleri de uyuduklarından sonra üzerlerine ölüm hükmü verdiklerini alıkoyar da diğerlerini salıverir belirli bir süreye kadar. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir kavim için ibretler vardır.”
Zümer-42

Bir kul ölür, öldükten sonra yıkanır, Yıkandıktan sonra kefenlenir. Sonra cenaze namazı kılınmak üzre camideki musalla taşına konulur.
Cemaat ve cenazeye gelen insanlarla beraberinde cenaze namazı kılınır. Namaz sonrası toprağa verilmek üzere kabristana, cematteki kişiler tarafından tabutu omuzlara alınarak mezarlığa kadar omuzlarda taşınır. Sonra hazırlanan o mezarda kibleye doğru yatırılır. Üstüne tahta parçaları örtülerek, orada bulananlar mezar kazılırken yana doğru atılmış o topraklardan küreklerle alarak bir bir o mezara atarlar. Ölü gömülmüş ve ahitet alemindeki yolculuk artık başlamıştır. Orada bulanan herkes ölen kişiye karşı son görevlerini yerine getirmişlerdir. Mezarlıkta herkes dağılıp gider. İmam kalır mezarda meftanın başında. Ona son telkinlerini yaparak imamda artık o mezardan uzaklaşır. İşte kulun şimdi  sorgu sual yapıcı hesap melekleri ile başbaşa kalır, o mezarda. Mezarda bulunan ölmüş kimseleri Allah’u Teâla Kâbıd ismiyle o kullarını mezarda da sıkar. İşte burada da Kâbıd ismi tecellisini böyle göstermiş olur.

Rabbim iyi ve salih amel işleyip, son nefesimizi de Kelime-i Şahadet ile vermeyi, bu dünya aleminden ahiret alemine iman ile göçmeyi cümle ümmeti mümin kullarına nasip eylesin… İnşaAllah…

El Kabıd Duası

Türkçe Okunuşu

“Allahümme! İnni e’ûzu bike minel-fakri vel-kılleti ve’z-zilleti. Ve e’ûzu bike min en azlime ve uzleme.”

Anlamı : ” Allah’ım! Fakirlikten, yokluktan, zilletten Sana sığınırım. Zulmetmekten ve zulme uğramaktan Sana sığınırım.”
(Ebu Davud, Salat, 367; Nesai, İstiaze, 14 ; İbn Hıbban, İstiaze, No : 1030)

Kâbıd İsmi Duası

Ey gönülleri sıkan, daraltan

KÂBID!

Kalplerimiz Senin elinde, dilersen ferahlık,

dilersen darlık verirsin.

Rızkımız Senin elinde, dilersen zenginlik,

dilersen fakirlik verirsin.

Rahmetinden ümidini kesersek

darlığa düşeriz.

Sana kulluğumuzu unutursak

gönlümüz daralır.

Kalplerimizi zikrinle ferahlat!

Rızkımızı şükürle bollaştır!

Kabirlerimizi bizi sıkan, daraltan eyleme!

Amin… Amin… Amin… Ecmain.

Es-Selamu Aleyküm ve Rahmetullah.

Ebeden Daima…

Dualarınızı Eksik Etmeyin…

 

Bir cevap yazın