Esmaül Hüsna İsminden El-Hakk

Hakk Esması

Hakk İsmi Arapça Yazılışı

Hakk: حقّ

El-Hakk: الحقّ

Ya Hakk: يَاحقّ

Hakk ismi Arapça kökenli bir isimdir.

El-Hakk İsminin Anlamı

El-Hakk: Varlığı ve ulûhiyeti hak ve gerçektir.

El-Hakk: Hak ve hakikatin kendisi O’dur.

ElHakk: Fiilen var olan,mevcudiyet ve uluhiyyeti gerçek olan.

El-Hakk: Varlığı değişmeden duran, var olan O’dur.

El-Hakk: Hak ve hakikatin kendisi, değişmeden münezzeh olan O’dur.

El-Hakk: Fiilen var olan, mevcudiyet ve uluhiyeti geçen olan O’dur.

El-Hakk Esmasının

Ebced Değeri ve Zikir Saati

Zikir Adedi: 108

Zikir Günü: Cuma

Zikir Saati: Zühre

Sabah gündoğarken,

İkindi namazı sonrasında,

Akşam namazı sonrasında,

Ve… Tam gece yarısında,

Bu esma-i zikir zikir vakitlerinde ve diğer her vakitte ‘El-Hakk’‘Ya Hakk’ diyerek bu ismi şerif zikredilir.

Ya Hakk İsminin Fazileti

Havas ve Esrarı

Ahlakın güzelleşmesi için bu esma-i zikir günde 108 defa ‘Ya Hakk’ diyerek zikredilir.

İmanlı ölmek için, bu ismi şerif günde 108 defa ‘Ya Hakk’ diyerek okunmaya devam edilir.

Şeytandan batıldan korunmak için bu ismi şerif günde 108 defa ‘Ya Hakk’ diyerek sürekli zikredilmeye devam edilir.

İnsanlar üzerinde sözlerinin geçerli olması için, bu ismi şerif günde 108 defa ‘Ya Hakk’ diyerek okunur.

Adaletli hüküm verebilmek için, bu esma-i zikir günde 108 defa ‘Ya Hakk’ diyerek zikredilir.

Hayır işlerinde başarılı olmak için,  günde 108 defa ‘Ya Hakk’ diyerek bu ismi şerif okunur.

Fakirlikten kurtulmak için, “Lâ ilâhe illâllahül hakkul-mübin’ diyerek günde 100 defa zikredilir.

Günlük 5 vakit farz namazları sonrasında bu ismi şerifi ‘Ya Hakk’ diyerek 108 defa zikreden bir kul  yaptığı her işte başarılı olur. Hasta ise de şifaya kavuşur.

Bu ismi şerifi, ‘Ya Hakk’ diyerek günde 108 defa okuyan bir kimsenin doğruyu ve hakkı görmenin yollarını yüce Allah tarafından ona ihsan ve lütuf edilir.

El-Hakk Esması

El-Hakk اَلـْحَـقّ: Varlığı ve ulûhiyeti hak ve gerçek olan. Hak ve hakikatin kendisi, fiilen var olan, mevcudiyet ve uluhiyyeti gerçek olan, varlığı değişmeden duran, var olan demektir.

De ki: “Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkûmdur.”

İsrâ-81

Sözlükte hak, “gerçek, sabit ve doğru olan, varlığı kesin olan şey” demek olup daha çok gerçeğe uyan inanç, düşünce, bilgi ve hükümleri ifade etmek üzere kullanılır. Hiçbir bozulmaya uğramadan aslî  hüviyetini koruyan ilâhî dine hak din, çeşitli mezhepler arasında bu dini en doğru temsil ettiği kabul edilen mezhep veya mezheplere de hak mezhep denilmektedir. Hakkın karşıtı bâtıldır. Buna göre bâtıl da terim olarak asılsız, gerçeğe uymayan inanç, hüküm ve düşünceleri; ayrıca ilâhî kaynaklı olmadığı için hak olma özelliği de taşımayan veya ilâhî kaynaklı olmakla birlikte belirtilen özelliğini kısmen ya da tamamen kaybetmiş dinleri ve mezhepleri ifade eden bir terimdir. Söz konusu âyetteki hak kelimesinin öncelikle anlamı İslâm dini, bâtılın anlamı da putperestliktir. Hak kelimesinin burada özetlenen anlamı yanında bir de hukuk ve ahlâkı ilgilendiren anlamı vardır ki bu da “korunması, gözetilmesi ya da sahibine ödenmesi gerekli olan maddî veya manevî imkân, pay, eşya ve menfaatler” şeklinde özetlenebilir.

Taberî âyetteki hak ve bâtıl kelimeleriyle ne kastedildiği hakkında farklı görüşler olduğunu belirterek bunlara dair rivayetleri aktardıktan sonra -bizim de katıldığımız- kendi görüşünü özetle şöyle ifade etmektedir: Buradaki hak, Allah’ın hoşnut olduğu, O’na itaat anlamı taşıyan her şeyi kapsar… İnsanı şeytana uymaktan koruyan her şey hak, şeytana boyun eğme sayılabilecek her şey de bâtıldır. Kur’an hakkı getirmiştir. Allah’ın elçisi putperestlere karşı bütün anlamlarıyla hakkı gerçekleştirmenin ve bütün anlamlarıyla bâtılın kökünü kurutmanın mücadelesini vermiştir.

Duâ-i İsmi A’zâm Duası

“Sübhâneke yâ Hak te’aleyte yâ Mübin ecirnâ mine’n-nâr bi-afvike ya Rahmân.”

Aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin ey bütün icraat ve şuunatı hak ve hakikat olan, hukukları zayi etmeyen, eşyanın hakikatları isimlerinin tezahürü ve sıfatlarının tecellileri olan Hak! Yücesin ey zerrelerden yıldızlara kadar her varlıkta varlığı, birliği, celâl ve kemali zahir olan Mübîn! Affınla bizi ateşin azabından koru ey Rahmân!

Evrâd-i Kudsiye

“Allahümme ente’l-meliku’l-hayyu’l-kayyumu’l-hakku’l-mübîn.

Allah’ım Sen bütün varlıkların gerçek maliki ve onlarda görünen her türlü fiili, hal, şe’n ve tasarrufun sahibi olan Melik’sin; varlıklara hayat verip canlandıran, Kendi hayatı ise zâtı, ezelî ve ebedî olan Hay’sın; varlığınla bütün varlıkları düzenli bir şekilde ayakta tutan; fakat Kendi varlığı hiçbir varlığa bağlı olmayan Kayyûm’sun; Kâinattaki bütün varlıkların dayandıkları tek gerçek Senin isim ve sıfatlarının tecellileridir ve Sen, zâtın gerçek olduğu gibi, şuûnat, sıfât, isim ve fiilleri de gerçek olan Hak’sın.

Hakk İsminin Geçtiği Ayetler

Kur’an’ı Kerim’de Hak ismi hem kelime hem de fiili olarak 285 ayette zikrediliyor.

BismilahirRahmanirRahim

“O gün Allah, onlara kesinleşmiş cezalarını tastamam verecek ve onlar Allah’ın apaçık bir gerçek olduğunu bileceklerdir.”

Nûr-25

“Bu böyledir. Çünkü Allah hakikatin kendisidir, onu bırakıp da taptıkları ise batıldır. Şüphesiz Allah yücedir, büyüktür.

Lokmân-30

De ki: “Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkûmdur.”

İsrâ-81

“Bu böyle. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. O’nu bırakıp da taptıkları ise batılın ta kendisidir. Şüphesiz Allah yücedir, büyüktür.”

Hac-62

De ki: “Hak, Rabbinizdir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.”

Kehf-29

Hakk İsmi Duası

Ey zâtı ve sıfatlardan hiçbir değişme olmayan

HAKK!

Her şey her an değişir, değişmeyen bir tek Sensin.

Biz doğar ve ölürüz, bizi hâlden hâle geçiren Sensin.

Biz yoktan yarattığın fânileriz, ezelî ve ebedî olan yalnız Sensin.

“Var” bildiklerimiz hepsi Tamam, gerçek olan bir tek Sensin.

Rahmetinle esirge, hak yolundan ayırma bizi!

Hak olan yalnız, Sensin, bâtıla meylettirme kalbimizi!

Amin… Ecmain…

Es-Selamu Aleyküm ve Rahmetullah

Ebeden Daima…

Dualarınızı Eksik Etmeyiniz…

 


"Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen bir HİÇ ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl çömleği tutan dışındaki biçim değil içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir." Hz. Mevlana

Bir cevap yazın