Esmaül Hüsna İsminden El-Câmi

Câmi Esması

Câmi İsminin Arapça Yazılışı

Câmi: جامع

El-Câmi: الجامع

Câmi: جامع

Câmi ismi Arapça kökenli bir isimdir.

El-Câmi İsminin Anlamı

El-Câmi': Toplayıp düzenler, kıyamet günü hesaba çekmek için mahlûkatı bir araya toplar.

El-Câmi: Toplayıp düzenleyen, kıyamet günü hesaba çekmek için mahlukatı toplayan.

El-Câmi: İstediğini isteği vakitte istediği mekanda toplayan, kıyamet gününde insanları toplayıp bir araya getiren.

El-Câmi: Kıyamette insanları bir araya toplayan.

El-Câmi Esmasının

Ebced Değeri ve

Zikir Saati

Zikir Adedi: 114

Zikir Günü: Perşembe

Zikir Saati: Müşteri

Sabah gündoğarken,

İkindi namazı sonrasında,

Ve... Tam gece yarısında;

Bu esma-i zikir zikir vakitlerinde ve diğer her vakitte 'El-Câmi'-'Yâ Câmi' diyerek zikredilir.

Ya Câmi İsminin Fazileti

Havas ve Esrarı

Her türlü murad için bu ismi şerif  günde 114 defa 'Ya Câmi' diyerek zikredilir.

Küsleri barıştırmak için, bu esma-i zikir günde 114 defa 'Ya Câmi' diyerek okunur.

Evini terk edeni geri getirmek için bu ismi şerif günlük 'Yâ Câmi' diyerek 12996 defa okunur ve arkasından dua edilir.

5 vakit farz namazları sonrasında birşeyi kaybolan ve çalınan bir kimse bu ismi şerifi 'Yâ Câmi' 114 defa okuyan kimse kaybettiği ve çalınan şey ne ise bulur.

Bu ismi şerifi zikir gününde zikir saatinde zikir adedince 'Yâ Câmi' diyerek günde 114 defa zikreden bir kul her kimi isterse etkisi ve tesiri altına alır.

Sevdiklerine ve isteklerine kavuşmak için bu esma-i zikir 'Yâ Câmi' diyerek günde 114 defa okunmaya devam edilir.

Bu ismi şerifi 'Yâ Câmi' diyerek günde 114 defa zikretmeye devam eden bir kulun dostları artar. Özlem, hasret ayrılık da çekmez.

Kaybettiği eşya, eş, dost, hayvanı kayıplara karışan ya da kaçan, bu ismi şerifi 'Yâ Câmi' diyerek günde 114 defa zikredip sonra ararsa kaybettiği her ne ise onu bulur.

Herhangi birşeyini kaybeden bir kimse, 'Ya câmiun nâsi li yevmin lâ raybe fih, icma ala dalleti' diyerek dua ederse kaybetmiş olduğu her ne ise onu bulur.

Dargın ve küsleri birleştirmek için karı-koca, eş-dost, arkadaş, kadın, erkek, kardeş v.b gibi kimseleri bir araya getirip barıştırmak için, 'Ya Câmi Ya Vedud' diyerek günde 134 defa bu ismi şerif okunur ve arkasından dua edilirse dargın olanlar biraraya gelir barışırlar.

Yaşamında sevgi ve aşk için bu ismi şerif günde 100 defa 'Ya Câmi Ya Vedud' diyerek okunur ve akabinde dua edilir.

Hastalıklara sifa için, 'Ya Câmi Ya Şafi' diyerek günde 100 defa zikredilir ve arkasından dua edilir.

İlim, bilgi ve zeka için, bu ismi şerif günde 100 defa 'Ya Câmi Ya Alîm' diyerek  zikredilmeye devam edilir.

Zengin olmak için, 'Ya Câmi Ya Ganiyy' diyerek bu ismi şerifi günde 100 defa okunur.

Arzu ettiğiniz kişiyi görmek için, bu ismi şerif  'Ya Habir Ya Câmi' diyerek günde 114 defa zikredilir ve hemen arkasından dua edilir.

Rızık ve bolluk için, 'Ya Rezzâk Ya Câmi' diyerek günde 100 defa zikredilmeye devam edilir ve hemen akabinde dua edilir.

El-Câmi Esması

El-Câmi - اَلـْجَـامِعُ : Kıyamette insanları bir araya toplayacak olan O’dur.

El-Câmi': İstediğini isteği yerde, zamanda toplayan, kıyamette insanları bir araya toplayan. Toplayıp düzenleyen, kıyamet günü hesaba çekmek için mahlûkatı bir araya toplayan demektir.

Yâ Câmi': Ey en büyük varlıktaki hikmet ve sanat numunelerini en küçük varlıklara topladığı gibi, Haşir meydanında da bütün insanları bir anda toplayacak her nevi mükemmelliğin sahibi olan Câmi',

En büyük varlıktaki hikmet ve sanat numunelerini en küçük varlıkta topladığı gibi haşir meydanında da bütün insanları ve cinleri bir anda toplayacak her nevi mükemmelliğin sahibi olan Câmi' Sensin...

"Toplanma günü sizin için bir araya getireceği gün; işte o, kayıp ve kazancın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah'a iman eder, iyi işler yaparsa Allah onun kötülüklerini örter ve içinde ebedî olarak kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. İşte büyük kurulmuş budur."
Teğâbun-9

9. âyette haşir gününde gerçek anlamda kâr ve zararın ortaya çıkacağına değinilmekte ve iman edip erdemli davranışlarla ömrünü iyi değerlendirenlerim âhirette kavuşacakları mükâfat hatırlatılmaktadır.

Kıyamet günü gelip vuku bulduğu zamanda gerçekleşecek haşirde ve cezada hiç şüphesiz hesap kitap verilecek vakit o vakit olacaktır. Oradan kaçış yoktur. Allah'ın huzurunda tek tek kullar olarak yaptığımız herşeyin hesabını yüce Allah'a karşı vereceğiz. Onun için bu dünyada ne yaparsak ahirette onu karşılığını göreceğimizi unutmayalım!

"Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi eğriltme, bize tarafından bir rahmet bağışla. Hiç kuşku yok, lutfu en bol olan yalnız sensin."
Âl-i imrân-8

"Ey Rabbimiz, muhakkak ki sen, insanları geleceğinde hiç şüphe olmayan bir günde toplayacaksin. Şüphesiz ki Allah verdiği sözden caymaz."
Âl-i İmrân-9

Ehl-i i sünnet'e göre dünya hayatında bir sınav içinde bulunan kulun cüz'î iradesini hangi yönde kullandığı onun sorumluluğu açısından önem taşımakla beraber, sonuçları yaratan küllî iradenin yüce Allah'a ait olduğu unutulmamalıdır. Şayet bu noktada ilâhî lutuf göz önüne alınmayıp kulun her sonucu kendi iradesiyle meydana getirebileceği kabul edilirse kulluğun ve Allah'a yalvarmanın anlamı kalmaz, her insan hidayeti kendisinin güvence altına alabileceği bir pâye olarak görmeye başlar. Bu sebeple hidayetin yüce Allah geldiğine dikkat çekilmektedir. Nitekim Hz. Peygamber'in, "Ey kalplere yön veren Allah'ım! Kalbimi senin dinin üzere sabit kıl!" şeklinde dua ettiği ve ardından bu âyeti (8. âyet) okuduğu rivayet edilmiştir
(Tirmizî, "Kader", 7, "Daavât", 89, 124; İbn Mâce, "Dua" , 2).

Yine âyetten anlaşıldığına göre gerçek mânada kulluk, sadece (mesela bir iş ilişkisinde olduğu gibi) Allah'ın buyruklarını yapıp yasaklarindan kaçınmaktan yani şeklî bir görevden ibaret olmayıp kişinin her an Allah'ın lutfuna muhtaç bulunduğunun bilincinde olması ve vazifelerini bu bilinç içinde yerine getirmesidi

Ebû Hüreyre’nin rivayet ettiğine göre,

Rasulullah s.a.v şöyle buyurmuştur:

"Yüce Allah buyuruyor ki: Kulum beni nasıl düşünüyorsa ben öyleyim. O beni anarken ben onunla beraberim. O beni kendi başına anarsa, ben de onu kendim anarım. O beni bir topluluk içinde anarsa, ben onu daha hayırlı bir topluluk içinde anarım. O bana bir karış yaklaşırsa, ben ona bir arşın yaklaşırım. O bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak giderim."

Câmi İsminin Geçtiği Ayetler

Kur'an'ı Kerim'de Câmi ismi sadece Âl-i imrân Sûresi 9. âyette zikrediliyor. Fiili olarak da birtakım ayetlerde zikredilmektedir.

Bismillâhirrahmânirrahîm

Âl-i İmrân Sûresi 9. Âyet

رَبَّنَٓا اِنَّكَ جَامِعُ النَّاسِ لِيَوْمٍ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُخْلِفُ الْم۪يعَادَ۟ ﴿٩

"Ey Rabbimiz, muhakkak ki sen, insanları geleceğinde hiç şüphe olmayan bir günde toplayacaksin. Şüphesiz ki Allah verdiği sözden caymaz."
Âl-i İmrân-9

Câmi İsmi Duası

Ey hesap gününde kullarını toplayacak olan

CÂMİ'!

Hücreleri bir araya getirip

bedenleri yaratan Sensin.

Zerreleri bir araya getirip,

maddeyi yaratan Sensin.

İnsanları bir araya getirip,

gönülleri birbirine bağlayan Sensin.

Çürüyüp, dağılmış kemikleri tekrar bir

araya getirecek olan Sensin.

Mahşerde topladığın insanlara

yaptıklarının haber verecek olan Sensin.

O dehşetli günde tek yardımcımız Sensin.

Yardımını esirgeme üzerimizden!

Kullarını yaptıklarıyla toplayacak olan Sensin.

Sevaplarımızı topla,

günahlarımızı sil defterimizden!

Amin... Amin... Amin... Ecmain...

Es-Selamu Aleyküm ve Rahmetullah

Ebeden Daima...

Dualarınızı Eksik Etmeyiniz....

 


Bir cevap yazın