Esmaül Hüsna İsminden Ed-Dârr

Dârr Esması

Dârr İsminin Arapça Yazılışı

Dârr: ضار

Ed-Dârr: الضار

Yâ Dârr: يَاضار

Dârr ismi Arapça kökenli bir isimdir.

Ed-Dârr İsminin Anlamı

Ed-Dârr: Zarar ve elem verir.

Ed-Dârr: Zarar verici şeyleri yaratan, dilerse kuluna zarar veren O'dur.

Ed-Dârr: Zarar ve elem verici şeyleri yaratan.

Ed-Dârr: Zarar verecek şeyleri yaratan O'dur.

Ed-Dârr: Hikmeti gereği elem, zarar verici şeyleri yaratan O'dur.

Ed-Dârr Esmasının

Ebced Değeri ve Zikir Saati

Zikir Adedi: 1001

Zikir Günü: Salı

Zikir Saati: Merih

Öğle vaktinin 2 saat öncesinde,

Akşam vaktinin 1 saat öncesinde,

Ve... Tam gece yarısında;

Bu esma-i zikir zikir gününde, zikir saati  vakitlerinde ve diğer her vakitte de bu ismi şerif 'Ed-Dârr' - 'Yâ Dârr' diyerek zikredilir.

Ya Dârr İsminin Fazileti

Havas ve Esrarı

Kötü insanların şerrinden korunmak için, nu bu ismi şerif günde 1001 defa 'Yâ Dârr' diyerek zikredilir.

Zulümden kurtulmak için, bu ismi şerifi günde 1001 defa 'Yâ Dârr' diyerek zikreden amacına ulaşır.

Bu ismi şerifi her cuma gecesinde 1001 defa 'Yâ Darr' diyerek zikreden bir kimse dert, sıkıntı ve kederden kurtuluşa erer.

Zalimleri maddî ve manevî zarara uğratmak için, bu ismi şerifi 'Yâ Dârr' diyerek 101 defa zikredilir.

Vücudunun afiyette olması için, bu ismi şerif Cuma gecesinde 100 defa 'Yâ Dârr' diyerek okunur.

Hak edenlere zarar vermek, dine musallat olanları kovmak için 'Yâ Dârr,  El-Kahhar El-Cebbar, El-Müntekim esmaları okunur.

Kendisine düşmanlık edenler, kin ve nefret duygusu olanların, zamanlarını helâk etmek için bu ismi şerifi 'Yâ Dârr' diyerek günde 1001 defa zikretmeye devam edilir.

Ed-Dârr Esması

Ed-Dârr - اَلضَّــارُّ : Zarar ve elem verir. Zarar verici şeyleri yaratan, dilerse kuluna zarar veren, zarar ve elem verici şeyleri yaratan demektir.

Yâ Dârr - يَاضار : Ey zarar vermek ancak Kendisinin kudret elinde bulunan ve zarar murad ettiği kimseden o zararı geri çevirecek kimse bulunmayan Dârr Sensin.

O Dârr'dır: Her türlü zarar bizzat elindedir ve onu dilediğine dokundurur.

"Gerçek şu ki onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye soracak olsan, tereddüt etmeden "Allah" derler. De ki: "O halde söyler misiniz, Allah'ı bırakıp ta taptığınız şu şeyler, Allah bana bir zarar vermek istese, O'nun vereceği zararı önleyebilirler mi? Yahut O bana bir rahmet dilese, O'nun rahmetini durdurabilirler mi?" De ki: "Allah bana yeter! Tevekkül ehli olanlar yalnız O'na güvenip dayanırlar."
Zümer-38

Biz aciz kullarına yüce Rabbimiz dilediği zaman zarar ve fayda dokunduracak O'dur. Hayır da şer de Allah'tandır. Her hayırdan bir şer, het şerden bir hayır çıkartan yüceler yücesidir. Biz imanı mubin kullar olarak kadere ve Allah'tan her gelene rıza göstermek gerekir ki; Yüce Allah'ta bizden razı olsun İnşaAllah. O birşeye sadece "Kun fe yekun" der yani "Ol der ve olur." Ve hüve alâ kulli şeyin kadîr...

"Hiç O'ndan başka mâbudlar edinir miyim! Eğer rahmân benim hakkımda bir zarar murat ederse onların şefaati bana hiçbir yarar sağlamaz ve onlar beni kurtaramazlar."
Yâsin-23

"Elinizden nimet olarak ne varsa Allah'tandır. Sonra başınıza bir sıkıntı geldiğinde O'na yalvarırsınız."
Nahl-53

Sadece yalnız olduğundan dolayı değil, aynı zamanda nimet sahibi olduğu, hayatın devamı hususunda gerekli olan imkânları, bu arada insanların yiyip içtiği, servet kabul edip sevinç duyduğu nimetleri, sağlık ve âfiyeti ihsan ettiği için, bütün bunları verenin başkası değil yalnız O olduğu, başlarına bir sıkıntı gelince O'na yöneldikleri, yönelmeleri gerektiği için de O'nu rab olarak bilip O'na itaat etmeleri gerekir.

"Eğer Allah seni bir zarara uğratırsa onu kendisinden başka giderecek yoktur; ve eğer sana bir hayır verirse bilesin ki O her şeye kadirdir."
En'am-17

"Allah sana bir zarar verecek olursa, onu O'ndan başka giderecek yoktur. O senin hakkında bir iyilik dilerse onun lutfunu engelleyebilecek de yoktur. Bunu kullarında dilediğine nasip eder. Bağışlayan ve esirgeyen O'dur."
Yûnus-107

İnsana verilen iradesini en iyi ve doğru şekilde kullanmak gerekir. Nice peygamberler bile bununla imtihan olmuş ve denenmiştir. Allah dilediğini dilediği zaman hayır ve iyilik murad eder. Şüphesiz ki O Rahmân ve Rahîm'dir.

De ki: "Ben kendim için, Allah'ın dilediği dışında ne bir fayda elde edebilirim ne de zarardan kurtulabilirim. Eğer gaybı biliyor olsaydım elbette bol bol fayda elde etmeye çalışırdım, başıma kötülük de gelmezdi. Ben yalnızca inanan bir kavim için uyarıcı ve müjdeleyiciyim."
Araf-188

Araf sûresi 188. ayetin tefsirinde;

Burada da Hz. Peygamber'e, kendisi için faydalı olanı elde edip zararlı olandan korunmasının sadece Allah'ın dilemesine bağlı bulunduğunu açıkça ifade etmesi emredilmekte olup Resûllulah bu buyruğun gereğini yerine getirmiş; bu suretle, insan olması sebebiyle imkânlarının ve kabiliyetlerinin Allah'ın verdikleriyle sınırlı olduğunu, kendi başına. olağan üstü hiçbir güce sahip olmadığını herhangi bir komplekse kapılmadan insanlara açıklamıştır. Böylece o, dolaylı olarak Allah'a olan içten bağlılığını da ortaya koymak suretiyle aslında, insanın Allah karşısında nasıl bir kulluk bilincine sahip olması gerektiği hususunda da örnek bir tavır sergiliyordu. Kıyametin ne zaman kopacağını bilmek gaybı bilmek demektir. Halbuki gaybı bilen insan, ileride kendisi için nelerin iyilik, nelerin kötülük getireceğini bilme gücüne de sahip olabilir ve ona göre davranabilir. Resûlullah, kendisinin böyle bir imkâna sahip olmadığını, temel işlevinin inanan insanlara fayda sağlayacak şekilde müjdeleyici ve uyarıcı bilgiler vermekten ibaret bulunduğunu ifade etmiştir. Burada da görüldüğü gibi Peygamber âleyhiselâm kendisine Allah'ınn lutuf ve ihsanından bağımsız aşkın sıfatlar izâfe edilmesinden hoşlanmamış; görevinin elinden geldiğince iyi bir kul olmak, Allah'ın kendisine yüklediği risâlet ve tebliğ görevini eksiksiz bir şekilde yerine getirirken insanları hidayete erişmelerine gayret ve öncülük etmek olduğunu her zaman vurgulamıştır. Âhiret hayatı, cennet, cehennem, melek, şeytan gibi gayb alanına giren,kına kına dolayısıyla beşerin bilgi imkânlarını aşan hususlarda Allah ona neyi ne kadar bildirmişse o da o konuda bilgisini ortaya koymuş ve Allah'ın iznine bağlı olarak insanlara bilgiler vermiş; fakat kıyametin ne zaman kopacağı konusunda kendisine bilgi verilmediği için bu hususta da bilgisi bulunmadığını belirtmesi emredilmiştir. Âyette Hz. Peygamberin mutlak olarak gelecek hakkında hiçbirşey bilmediği değil, Allah'ın bildirdikleri dışında gaybı bilmediği ifade edilmektedir. Çünkü geleceğe dair her konu gayb sayılamaz; insan tabiat kanunları denilen Allah'ın evrendeki yasaları hakkındaki bilgisi, deneyimi ve aklı sayesinde gelecek hakkında bazı kesin bilgilere sahip olmakta, bazı tespitler yapabilmektedir. Âyette asıl vurgulanan nokta, geleceğin insanlar için büsbütün karanlık olduğu değil, Allah imkân ve fırsat verilmedikçe kulun varlık ve olaylar hakkında kendi başına bilgi edinemeyeceği, neyin yararlı, neyin zararlı olduğunu göremeyeceğidir.

Dârr İsminin Geçtiği Ayetler

Kur'an'ı Kerim'de Dârr ismi olarak Araf 188 ayette zikredilmektedir. Fiili olarak bazı ayetlerde Rabbimiz zikretmektedir.

Bismillahirrahmanirrahimrahim

Araf/188

قُلْ لَٓا اَمْلِكُ لِنَفْس۪ي نَفْعاً وَلَا ضَراًّ اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ وَلَوْ كُنْتُ اَعْلَمُ الْغَيْبَ لَاسْتَكْثَرْتُ مِنَ الْخَيْرِۚ وَمَا مَسَّنِيَ السُّٓوءُ اِنْ اَنَا۬ اِلَّا نَذ۪يرٌ وَبَش۪يرٌ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ۟ ﴿١٨٨﴾

De ki: "Ben kendim için, Allah'ın dilediği dışında ne bir fayda elde edebilirim ne de zarardan kurtulabilirim. Eğer gaybı biliyor olsaydım elbette bol bol fayda elde etmeye çalışırdım, başıma kötülük de gelmezdi. Ben yalnızca inanan bir kavim için uyarıcı ve müjdeleyiciyim."
Araf-188

Dârr İsmi Duası

Ey hayrın da şerrin de kendisinden geldiği

DÂRR!

Fayda vereni de, zarar vereni de

yaratan Sensin.

Zarar verici şeylerde bir hikmet

gizleyen Sensin.

Zararı, faydayı ayıralım

diye bize irade veren Sensin.

Acı olmasa tatlının tadını bilir miydik,

acıyı da yaratan Sensin.

Hayır da Senden, şer de Senden,

takdirine razı et bizi!

Verdiğin her zarara sabretmekle,

felaha erdir bizi!

Amin... Amin... Ecmain...

Es-Selamu Aleyküm ve Rahmetullah

Ebeden Daima...

Dualarınızı Eksik Etmeyiniz...

 


Bir cevap yazın