ERGENLER YAKIN ARKADAŞLARININ YANINDA RİSKLİ SEÇİMLERE YÖNELEBİLİRLER

Karar vermek: Seçimlerin öznel değerleri, başka bir deyişle kişisel kazanç ve kayıplar açısından tartıldığı psikolojik bir süreçte gerçekleşir. Ergenlikse tercihlerin daha dürtüsel ve duygusal olduğu bir dönem. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Prof. Dr. Özgür Öner, karar verme sürecini ve etkili faktörleri açıklayarak, çocuklarda ve ergenlik çağındaki gençlerde karar alma işleyişiyle ilgili sorularımızı yanıtladı. 

Karar verme süreci hangi evrelerden oluşur?

Evet, karar verme süreci evrelere ayırarak ele alınabilir. İlk evrede, gelecekteki olayın öznel değeri tanımlanır. Örneğin genç bir birey ders çalışmanın kendine faydası üzerine düşünür. Daha sonra, söz konusu eylem diğer alternatiflerle karşılaştırılır. Bu noktada öğrenci ders çalışmayıp bilgisayarda oyun oynamanın kendisine getirisini tartmaya çalışır. Karar verdikten sonra uygulamaya geçilmesi farklı bir evredir. Ders çalışacağım ama ne zaman ve nasıl? Etkin bir uygulamada plan yapma, bilişsel esneklik, önceki bilgileri kullanma, uygulamayı engelleyecek diğer davranışları baskılayabilme gibi yürütücü işlevler gereklidir. Uygulamadan sonra değerlendirme ve düzenleme evresine gelinir.

Ders çalışmanın veya oyun oynamanın sonuçları olumlu, olumsuz veya nötr olarak değerlendirilir ve istenen sonuca ulaşabilmek için yapılabilecek değişiklikler göz önüne getirilir. Bireyin yaptığı bu değerlendirme, alternatif seçeneklerin öznel değerlerini değiştirerek daha sonraki seçimleri etkiler; beklenen öznel değeri sağlayan seçeneklerin tekrar seçilme olasılığı artar.

Alternatifler arasından nasıl seçim yaparız?

Bireyler karar verirken seçim yaparlar ve bu seçimler alternatiflere verilen öznel değeri yansıtır. Ders çalışmanın nesnel değeri bilgisayarda oyun oynamanın nesnel değerinden yüksek olabilir ama seçimi belirleyen bu değildir. Farklı alternatifleri değerlendirirken elde edilecek öznel sonuç, başka bir deyişle kazanç veya kayıp, bu sonucun büyüklüğü, kazanç, kazancın veya kaybın ne zaman gerçekleşeceği, kazanma ve kaybetme riski göz önünde tutulur.

Örneğin sigara içmeyi ele alalım. Sigara içmek belli bir miktar öznel kazancı dakikalar içerisinde ve kesin bir şekilde sağlar. Akciğer kanseri olmak daha büyük bir öznel kayıptır, ancak 30 yıl sonra karşılaşılabilir ve mutlak değildir. Dolayısıyla şu anda elde edilmesi kesin küçük kazanç, uzak gelecekte mümkün olan büyük riske tercih edilebilecek hale gelmiş olur. Ayrıca, seçimleri belirleyen iç ve dış faktörler vardır. Motivasyon ve bilgi işlem kapasitesi yanında, açlık, yorgunluk gibi fizyolojik faktörler bireyler arasında farklılık gösterir. Dış faktörlerse alternatiflere dair gerçekçi bilgilere ulaşabilmeyi be bireyin dışındaki sınırlamaları içerir.

Çocuklar nasıl karar verir?

Çocuklar daha az alternatif davranış bilirler, yani davranış repertuvarı daha kısıtlıdır. Deyimlerinin az olması, önceki davranışlarla şimdiki tercihler arasında ilişki kurmalarını zorlaştırır. Yürütücü işlevlerin gelişimini henüz tamamlamamış olması, uzun vadeli hedefler koymalarını ve bu hedeflere ulaşmak için kısa vadeli ödülleri erteleyebilmelerini zorlaştırır. Dış faktör olarak en çok aileden ve okulda öğretmenlerinden etkilenirler. Bilişsel olarak yeterli esneklikte olmadıkları için alternatifler arasında duruma uygun değişiklikler yapmakta zorlanırlar.

Ergenlikte karar verme süreci nasıl işler?

Ergenlikte birey, kimlik gelişimiyle birlikte bağımsız, toplumsal rollerine uygun davranan, yakın ilişki kurma kapasitesi gelişmiş, sorumluluklarını yerine getiren bir kişi olma yolunda ilerler. Bu gelişim kişinin bilişsel becerilerini daha iyi kullanarak, dikkati, motivasyonu, duygu ve davranışları üzerinde kontrolünü artırmasını sağlar. Bu şekilde seçim alternatiflerinin öznel değerleri değişir; örneğin önceden çok sıkıcı görülen ve kaçınılan bazı durumlara, uzun dönemli planlamaya uygun olarak, tahammül etme kapasitesi artar. Ergenlikle birlikte sosyal etkileşimlerin doğasında önemli değişiklikler olur. Davranışlar öz odaklı olmaktan diğeri odaklı olmaya başlar ve ergen karşısındakinin perspektifini daha iyi anlar. Bu değişiklikler, ergenin daha büyük sosyal gruplara uyum sağlamasını kolaylaştırır ve aynı zamanda arkadaş grubunun önemini artırır.

Ergenlik döneminde gençlerin dürtüsel davranışları nasıl açıklanabilir?

Sosyal ve duygusal etkilere duyarlı olmaları bazen ergenlerde dürtüsel davranışlara neden olabilir. Ergenler yetişkinlere göre bilişsel olarak daha esnek olabilirler, yenilik arama özellikleri daha kuvvetlidir ve olaylara daha yoğun duygusal tepkiler verirler. Bu özellikler, ergenlerin amaçlarında hızlı değişiklikler olmasına yol açar. Bilişsel esneklik, motive olduklarında ergenlerin karmaşık becerileri hızlı bir şekilde öğrenmesini sağlar. Bunu hayatımızda ergenlerin karmaşık teknolojik gelişimlere çok hızlı uyum sağlamalarında görebiliyoruz. Yenilik arama davranışı, ergenlerin sosyal ilişki ağlarını genişletmelerine ve yeni beceriler kazanmalarına yardımcı olur, öte yandan yüksek riskli davranışlara yol açabilir. Ergenlerin günlük yaşam olaylarına mutluluk, üzüntü, öfke gibi tepkileri daha yoğun vermesi, duygusal olarak yoğun durumlarda seçim yaparken, alternatiflerin öznel değerlerinin değişmesine ve yanlış karar verilmesine neden olabilir.

Araştırmalar, ergenlerin riskli davranışlar yapma olasılıklarının risklerin açıkça belli olmadığı,  riskli davranış sonucunda ödülün hemen beklendiği, riskli davranışı seçmemenin arkadaş grubu içerisinde dezavantajlı kıldığı ve arkadaşlarıyla beraber oldukları ortamlarda daha yüksek olduğunu göstermektedir.

Bu süreçte fizyolojik gelişimin rolü var mı?

Ergenlerin riskli davranışlar göstermesinin beyin gelişimiyle ilişkisi vardır. Ergenlikten yetişkinliğe geçerken, beynin striatum, dorsal medial ve lateral prefrontal korteks bölgeleri arasında yapısal ve işlevsel bağlantıların artışı bireylerin daha az dürtüsel kararlar vermelerini sağlar. Bununla beraber striatum ve ventromedial prefrontal korteksin birbirlerinden daha bağımsız biz şekilde çalışmaya başlaması, ergenleri zamanla ödüle karşı daha az duyarlı hale getirir ve uyaranlara aşırı duygusal tepkiler vermelerini azaltır. Böylece çocuklar büyüdükçe, daha fazla geleceği düşünen ve daha az dürtüsel kararlar vermeye başlarlar.

Ergenlerin riskli kararlar vermesini nasıl engelleyebiliriz?

Karar verme süreçleri, ergenlerin psikolojik ve nörofizyolojik gelişimleri göz önüne alındığında, özellikle duygusal yoğunlukların yüksek olduğu, arkadaşlarıyla birlikte oldukları, çabuk kazanç bekledikleri durumlarda riskli seçimlere yüksek öznel değer biçebileceklerini görüyoruz. Yetişkinlerin, ergenlerle uygun bir biçimde ilişki kurarak onlara danışmanlık sağlaması gerekir. Bunun için, açık, ergenin gelişim düzeyine uygun, karşılık saygı çerçevesinde; olumlu seçimlerin modellendiği aceleci olmayan, ”doğruları” anlatıp söylenenlere ”itaat” beklemeyen bir ilişki kurulması önemlidir. Bu şekilde gencin seçimlerinin öznel ve nesnel sonuçlarını daha iyi değerlendirmesine yardımcı olunabilir.

 

 

Www.acikve.net
Www.instagram.com/acikvnet
Www.twitter.com/acikve_net
Www.facebokk.com/acikvenet

 

Bir cevap yazın