Erdem Bayazıt Kimdir? Eserleri Nelerdir?

 

Ünlü yazar, şair, öğretmen, milletvekili olan Erdem Bayazıt Türk edebiyatına çok fazla katkısı olan gönül adamlarından biri. Duygu yüklü eserleri ile gönüllere yerleşen güzel insanın hayatına bir bakalım.

“Ey hep bir kelime arayan kalbim, sonra arayan hep arayan kalbim.”

Erdem Bayazıt’ın Yaşamı

*Türk yazar, Şair, milletvekili
1939 yılında Kahramanmaraş‘ta doğdu.

*Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi.
Milli Kütüphane de çalıştı (1965 1973), sonra lise edebiyat öğretmenliğine geçti.

*1987 seçimlerinde Kahramanmaraş milletvekili seçildi.

*5 Temmuz 2008’de İstanbul‘da hayatını kaybetti.

Erdem Bayazıt’ın Yazar Kişiliği

*Öğrencilik yıllarında şiir yazmaya başlamıştır.

*1969’dan itibaren uzun yıllar Edebiyat Dergisi şairlerinden olduğu.
Edebiyat ve Mavera dergilerinin kurucularındandır.

*Şiir ve yazıları Açı, Hamle, (Kahramanmaraş) , Çıkış (Ankara), Yeni İstiklal, Büyük Doğu, Edebiyat, Mavera, Yediiklim, ve Hece dergilerinde yayınlanmıştır.

Erdem Bayazıt’ın Başlıca Eserleri

Sebep Ey: İlk şiir kitabı 1973’te Edebiyat Dergisi Yayınları (2. Baskısı Akabe Yayınları 1979)

Risaleler: Son şiirleri adı altında Akabe Yayınları arasında 1987 yılında çıktı (2. Baskı 1989).

Şiirler (Sebep Ey ve Risaleler 2 kitap birazda) İz Yayıncılık tarafından 1992 yılında basıldı. (4. Baskı 1998)

İpek Yolundan Afganistan’a : 1981’de İran, Pakistan, Afganistan ve Hindistan‘ı içeren 2 aylık Gezi ile ilgili izlenimlerini kitaplaştırdı (Akabe Yayınları 1980)

Risaleler: Türkiye Yazarlar Birliği 1988 şiir ödülü.

İpek Yolundan Afganistan’a: TYB 1983 gazetecilik ödülü.

Ölü Vakitleri Yaşamak İhtiyar Evlerde

Duvarları çatlak
Tavanı dökülmeye hazır
Temelinde bitlerin karıncaların ince bacaklı böceklerin gezindiği ihtiyar evlerde
Zamanı çekip üstümüze
Örtüyoruz kirli ve açık yerlerimizi.
Bir şey mi var
Sandık diplerinde saklanan merdiven altlarında unutulan
Ahır köşelerine atılmış paslı çivilerine asılmış duvarların
Nedir bizi bağlayan bütün bunlara ve geçen zamana.
Siz oturdunuz mu hiç kıldan ince uçurumlarda
Biz yatıyoruz her gün beli bükülmüş duvar diplerinde
Uykumuz ürkek ceylanlara benziyor bazen yorgun taylara.
Biz sessiz ve kaygan zaman üstünde Unutmuş ve aldırmaz görünüyoruz Gıcırtılı merdivenlerden çıkan ölümü. Biliyoruz işliyor saat tıkır tıkır
Her yerde ve her şeyde
Sesini çizerek sonsuzluğa
Tıkırtıların kımıltıların ve uzayan ağaçların.
Ve aklın dar yalnızlığında.

 

 

Www.acikve.net
Www.instagram.com/acikvnet
Www.twitter.com/acikve_net
Www.facebokk.com/acikvenet

 


1 Comment

Bir cevap yazın