Dünyada Peygamberimiz Tarafından Cennetle Müjdelenen On Sahâbe Aşere-i Mübeşşere

Aşere-i Mübeşşere : Asr-ı Saâdet'te Hz. Peygamber tarafından, daha dünyadayken cennet ile müjdelenen 10 sahabî demektir. Yi s bu anlamda "el-Mübeşşerun bi'l-cenne" terimi kullanılıyorsa da "Aşere-i Mübeşşere" daha çok yaygındır.

Hz. Peygamber tarafından, dünyadayken cennet ile müjdelenen on sahabî:

1- Hz. Ebû Bekir (öl.634)

2- Hz. Ömer ( öl. 644)

3-  Hz. Osman (öl. 656)

4- Hz. Ali (öl. 660)

5-  Hz. Ebû Ubeyde b, el-Cerrah ( öl. 639)

6- Hz. Abdurrahman b. Avf ( öl. 651)

7- Hz. Talha b. Ubeydullah ( öl.656)

8-  Hz. Zübeyr b. el-Avvam (öl. 656)

9- Hz. Sa'd b. Ebi Vakkas (öl. 674)

10- Hz. Said b. Zeyd ( öl. 671)


Sahâbe arasında Hz. Peygamber (s.a.v) tarafından cennetle müjdelenen başka zatlar da vardır. Ancak Peygamberimiz (s.a.v ) tarafından bu on kişinin bir arada cennetlikler arasında sayılması Müslümanlar arasında  "Aşere-i Mübeşşere" diye tanınmalarına sebep olmuştur.

Bu zatların hepsi ilk Müslümanlar arasında olup Kureyşlidirler. Mekkeli müşriklerden gelen tüm sıkıntılara göğüs germişler, Hz. Peygamber'i bir an bile yalnız bırakmamaya gayret göstermişlerdir. İslâm dâvâsının çekirdek kadrosu denilebilecek bu sîmâlar aracılığı ile çok sayıda insan İslâm'a kazanılmıştır. Hem canları, hem malları ile cihad etmişlerdir. İslamî hizmetlerde kullanılmak üzere mâlî harcamalarda neredeyse erişilmesi zor derecelere ulaşmışlardır. Dolayısıyla her çağın Müslümanı için Asr-ı Saâdet'te yetişmiş örnek bir kadroyu oluştururlar. Bunlar, Müslüman olmaları yüzünden en yakınlarıyla ayrı düşmek ve gerekirse hasım cephelerde bulunmak gibi zor olanı başarmışlardır. Dünyada iken cennetle müjdelenen on kişi, Mekke döneminde kendileriyle Müslümanların ferahlandığı  kimselerdir. Geceleyin yatağa yatıldığında, sabaha sağ mı, yoksa bir müşrik darbesi ile yaralı veya ölü olarak mı ulaşacağının bilinemediği zor Mekke günlerinde, iktisâdî-sosyal boykot ve ablukaya maruz kalındığında sıkıntının herkesi şiddetle sarstığı ve Müslümanların meşe ağacının yapraklarını çiğneyerek gıdalanmaya mecbur olduğu günlerde bu zatlar Peygamberimizin çevresinden bir an bile ayrılmamışlardır.


Medine döneminde de Hz. Peygamber'in yürüttüğü savaşlara katılmışlar, Rıdvan Biatı'nda bulunmuşlardır. Ayrıca bu zatlar Hz. Muhammed (s.a.v)'in ölümünden sonra dinî hizmetlerin yerine getirilmesinde sosyal ve siyâsî sıkıntıların giderilmesinde ve bu alanlarda olumlu gelişmelerin sağlanmasında etkili olmuşlardır. Bu zatlardan her biri yaşadığı sürece, tâbiûn neslinin kendilerine ulaşıp sohbetlerine katılmak istediği kimseler olmuştur. Esasen Aşere-i Mübeşşere'nin hepsinden hadis rivayet etmiş olan tâbiûn zümresi, kendi halkalarının birinci tabakasını oluşturmuşlardır.

Tüm Ehl-i Beyte ve Sahabe Efendilerimizin Ruhlarına el-Fatiha...

Es Selamun Aleyküm ve Rahmetullah


Bir cevap yazın