Duâ, En Büyük Nimettir ! – ERSİN ÇEVİK

Bilincin aktif olduğu andan itibaren akıl baliğ olan her insan hayallerle sürdürür hayatını. İster zengin, ister fakir, ister genç, ister yaşlı fark etmeksizin hayallere sığınarak bir anlamda motive eder kendini. Gerçekleşmesine ihtimal dahi vermesen bile o hayali kurabilmek, en az gerçekleştirmek kadar güzeldir kardeşim.

Ayağının taşa takıldığı, işlerinin ters gittiği durumlarda dahi daima köşene çekil hayata bir müddet ara ver ve yalnızca kendine zaman ayır. Nereden geldin, neler yaşadın ve neler öğrendin? Gayen nedir? Sen neler yapıyorsun? Ve ileride ki hedeflerin nedir? Plan programlama metodu ile kendini her zaman meşgul etme fırsatın olamayabilir. Ancak hayatının her evresi için bu plan programlama senin için bir avantajdır kardeşim. İşte bu aşamada ileride amaçladığın pozisyona gelmek adına ne kadar çabalıyorsun, ne kadar arzuluyorsun orası ayrı bir muamma. Eğer yürekten bir teslimiyet ile inanıyorsan geleceğine, ulaşmak istiyorsan emellerine dua et.

Senin tek ilacın dualarındır kardeşim. Ellerini semaya kaldırdığın vakit var olan sıkıntıların hissedilir derecede hafifliyor, aynı oranda azmin, direncin artmış oluyor. Çünkü dua, Allah’ın bizlere bahşettiği en büyük nimetlerinden biridir.

Telaşelerinden uzak, karanlık bir gecenin seyrinde
Biriksin sol yanında umutlar…
Dökülsün gözlerinden gözyaşları, efil efil…
Ve süzülsün yüreğinden diline dökülen duâlar..

 

 

 

 

İmkansız diye bir şey yoktur kardeşim.
İnanıyorsan imkansız diye bir şey yoktur !
Zaman alır birçok şey, hemen gerçekleşsin diye ağlayarak, haykırarak, sızlanarak, ettiğin dualar belki de en büyük imtihanındır senin…

Zaman geçtikçe, vakit daraldıkça olağanca hızıyla, git gide uzaklaşıyoruz birbirimizden. Bizler birbirimizden uzaklaştıkça sevinenler, zafer elde ettiğini sananlar var. İster istemez yürek burkuyor bu durum. Çünkü Müslüman, Müslümanın kardeşi gibi davranmıyor artık. Bu düğümü çözmemiz ve bu oyunu çözmemiz lazım. Ama öyle ama böyle. Bir kişi deyip küçümsenmemeli hiçbir harekat. Bir kişi bir kişidir. Düşmanlara fırsat vermeyelim, meydanı boş sanmasınlar. Her alanda inancımıza gölge düşürmeye çalışanlara hadlerini bildirelim. Dağda, bayırda, sosyal medyada her alanda… Bizler dünde vardık, bugünde varız yarın da var olacağız. Onlar ise bizleri tamamen silmek istiyorlar. Dışarıdan güçlerinin yetmeyeceğini bilenler kaleyi içten fethedip bizlerin inancı içerisine fitneler katarak  emellerine alet ediyorlar. Dil tükense de, mürekkep bitse de, ümitler bitmeyecek ve dualar dinmeyecektir.

Hayat nefes alıp verir gibi hızla akıyor.

Öyle bir serden geçiyoruz ki  …
Kulaklarımız bir birimize sağır,
Gözlerimiz bir birimize kör,
Dilimiz ise bir birimize lal.
Kalp ise katılaşmış vaziyette meçhul bir seherde …
Söyler misiniz hakiki mânada vefa, hangi şehirde yetişiyor artık ?
Zamanın silip savurduğu değerler, toz zerrecikleri gibi dağılıverdi dört bir yana .
Aynı bizler gibi.
Dağıldık, parçalandık …
Toparlanmamız gerek tek bir sancağın altında.
Ve buluşmamız gerek duâların o aydınlık şafağında..

 

‘’Duâ, müminin silahı, dinin direği, göklerin ve yerin nurudur.” (bk. Hakim, Müstedrek, I/492)

Bu hadis üzerine sayfalar dolusu satırlarca sözler yazılabilir. Çünkü duânın önemi ve yeri o kadar güzel, kısa ve anlaşılır şekilde özetlenmiş ki. Alemlere rahmet Efendimizin(s.a.v) her hadis-i şerifinde derin bir mâna saklı. Şifreleri çözebilene, o yoldan gidene, o nur ile onurlanan insanlara ne mutlu…
Ne mutlu ki öyle  bir peygamberin ümmetiyiz.
Ne mutlu ki Elhamdülillah Müslüman’ız.

Bizleri birbirimize düşürmeye çalışan güruhlara inat,
Bizlere tepeden tırnağa bakıp kendilerini dünyanın sahibi sanan zavallılara inat,
Bizlerin duygularını ve inancını tahkir eden zihin yoksunlarına inat,
Gelin, alemlerin Rabbi olan Yüce Allah’ın huzurunda duâlar da buluşalım.

Bizler güçlendikçe, bizler birbirimizi düşünüp yumruk gibi sımsıkı oldukça onlar çıldıracak. Onlar saldıracak. Bizler ne kadar büyüyüp gelişir isek, onlar o denli şaşıracak ve başlarına geleceklerinin öngörüsünü düşünmeleri bile onların korkmasına yeterli olacak.

Haydi o zaman elinden geleni ardına koyma kardeşim…
Dilinle, duânla, kaleminle, sazınla, sözünle, duruşunla, inancınla bu davaya sahip çık.
Dava, sahipsiz kalmasın !
Dün dava erleri nasıl kıyasıya zalimin zulmüne karşı dimdik durduysa, şimdi sıra bizde. Şimdi dimdik durup İslamı müdafaa ve muhafaza etme vaktidir. Birleşip, tek yürek olma, aynı yola baş koyma vaktidir vakit.
Ümitlerin tükendiği yerde biz ümidimizi kaybetmeyelim.
Sabır, ihlas ve tevekkül ile duâlarda buluşalım.
Allah azze ve celle dualarımızı kabul etsin. (âmin)
Selam ve duâ ile..
EsselâmuAleyküm…

 

www.acikve.net
www.instagram.com/acikvnet
www.twitter.com/acikve_net
www.facebokk.com/acikvenetinternet


1992 Ankara Doğumlu olan Çevik, Kamu Yönetimi mezunudur. Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Ankara İl Teşkilat Koordinatörü yardımcısı ve KUTAD Ankara Koordinatörü olarak STK Görevlerini yürütmektedir. Çeşitli sitelerde köşe yazısı yazar ayrı zamanda bir kitap çıkarma hazırlığındadır. Gitar & Bağlama çalıp, şarkılar söyler. Şiir okur, araştırır, durmadan üretme hevesinde kendini geliştirme gayretindedir. Açık ve Net'in koordinatörü ve yazarıdır.

Bir cevap yazın