Dâvûd Peygamber’in Hayatı

Dâvûd Peygamber Kimdir?

Hz. Dâvûd Peygamber

“İshak Peygamber’in on birinci kuşak torunu olan Hz. Dâvûd”, Kitâb-ı Mukaddes’de Dâvid veya Dâvîd şeklinde yer almaktadır. O, milattan önce 1015-975 yılları arasında Filistin bölgesinde, İsrâilogulları’nın kralı olmuş ve onlara Hz. Musa’nın getirdiği şeriatı uygulamıştıt. Yahudi literatüründe Hz. Dâvûd hakkında çok fazla bilgi bulmak mümkündür. Bir kısmı bazı tarih ve hadis kaynakları vasıtasıyla İslâm kültüründe de girmiş bulunan bu bilgilerin büyük çoğunluğu, İslâm inancında peygamberlere ait sıfatlardan kabul edilen ve günah işlemekten Allah tarafından korunma anlamına gelen, ismet sıfatıyla bağdaşmayacak türdedir. Bu yüzden mümin, bu konuda sadece Kur’an’da ve sahih hadislerde yer alan anlatımlara itibar etmelidir. Dâvûd Peygamber’in bir komutanınım karısına göz diktiğine dair Eski Ahid’de ve bazı tefsir kaynaklarımızda yer alan meşhur kıssa bunun tipik bir örneğidir. Söz konusu hadise şu ayetle ilişkilendirilmektedir:

“(Ey Muhammed!) Sana davacıların haberi ulaştı mı? Mâbedin duvarına tırmanıp Dâvûd’un yanına girmişlerdi de Dâvûd onlardan korkmuştu. ‘Korkma! Biz birbirine hasım iki davacıyız aramızda adaletle hükmet, haksızlık etme; bize doğru yolu göster.’ dediler. Onlardan biri şöyle dedi: Bu, kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benimse bir tek koyunum var. Böyle iken, ‘Onu da bana ver.’ dedivr tartışmada bana galip geldi. Dâvûd, ‘Andolsun ki o, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemekle sans haksızlık etmiştir. Doğrusu ortakçıların çoğu, birbirlerinin haklarına tecavüz ederler. Yalnız iman edip de iyi işler yapanlar müstesna. Bunlar da ne kadar az!” dedi. Dâvûd, kendisini denediğimizi sandı ve Rabbinden mağfiret dileyerek eğilip secdeye kapandı, tevbe edip Allah’a yöneldi.”
Sâd, 38/21-24

Dâvûd Peygamber’in Özellikleri

Peygamber Efendimiz Dâvûd Peygamber hakkında şöyle söylemiştir:

“İnsanların Allah’a en çok ibadet edeniydi.”

Ibrânîce’de “en çok sevilen kişi” , “göz bebeği” anlamlarına gelen ” Dâvûd” , Kur’an’da on altı kez zikredilmektedir. Onun peygamber olduğunu ifade eden yukarıdaki kıssanın yanı sıra kendisine “Zebur” verildiği ifade edilmekte,

Kur’an,

“Andolsun, Zikir’den (Tevrat’tan) sonra Zebur’da, “Yeryüzüne muhakkak benim iyi kullarım vâris olacaktır.’ diye yazmıştık.”

Âyetiyle ona atıfta bulunmaktadır. Bunun dışında Allah’ın bir fazlı ve lütfu olarak Dâvûd Peygamber’in demiri yumuşatıp ona şekil vermek suretiyle zırh yapma zanaatına sahip olduğu, güçlü olduğu ve Allah’a çokça sığındığı, iktidarının güçlendirildiği ve kendisine “hikmet” ile “fasl-ı hitap” (hakkı bâtıldan ayırma yeteneği) ve “ilim” verildiği Kur’an’ı Kerîm’de ifade edilmektedir.

Peygamber Efendimiz (sav), zaman zaman ashâbına peygamberlerin yaşantılarından kesitler sunarak birtakim ahlâkî öğütlerde bulunmuştur. Bu bağlamda Hz. Dâvûd, Resûllullah’ın (sav) çeşitli münasebetlerle en çok atıfta bulunduğu peygamberlerden biridir. Hadislerde Hz. Dâvûd’un daha çok iş ve ibadet hayatıyla ilgili bazı ayrıntılar dikkat çekmektedir. Nitekim Resûllullah, kendisi gibi Musa ve Dâvûd’un da çobanlık yaptığını söylemiştir. Yine de Hz. Dâvûd’un mesleğinive geçimini nasıl kazandığına dair bir başka hadiste Allah Resûlü şöyle demektedir:

“Dâvûd’a (as) (Zebur’u) okumak kolaylaştırıldı. O, binek hayvanlarının sefere hazırlanmasını emrederdi, onlar da eyerlenirdi. Ancak hayvanlar eyerlenmeden önce (Zebur’dan) okuyacağını okurdu. Ayrıca o, kendi elinin emeğinden başkasını yemezdi.”

Bir başka hadiste de Dâvûd Peygamber’in hükümdar olmasına rağmen kendi geçimini temin etmesi, helâl rızık peşinde olanlar için ideal bir davranış olarak gösterilmiştir:

“Hiç kimse kendi el emeğinden daha hayırlı bir yiyecek yememiştir. Allah’ın Peygamber’i Dâvûd (as) da kendi el emeğinden yer idi.”

Dâvûd Peygamber’in şahsına münhasır bazı meziyetleri de hadislere konu olmuştur. Sesinin güzelliği, Hz. Dâvûd’la özdeşleşen bir haslettir. Öyle ki etkileyici ve güzel ses için ” Dâvûdi” denmiştir.

Resûllullah döneminde de bu özelliklr sahâbiler mevcuttur. Bir gece etkileyici bir sesle Kur’an okunduğunu duyan Hz. Peygamber, sesin sahibi Ebû Musa el-Eş’arî’ye şöyle iltifatetmiştir:

“Dün gece senin okuyuşunu dinlerken keşke beni bir görseydin! Dâvûd Peygamber’e verilen güzel sesten sana da verilmiş.”

Sevgili Peygamberimiz, Hz. Dâvûd’u en çok ibadet hayatıyla anmış, bu münasebetle ashâbına bazı tavsiyelerde bulunmuştur.

“Allah’ın en çok hoşnut olduğu oruç, Dâvûd’un orucudur. O, yılın yarısını oruçlu geçirirdi. Yüce Allah’ın en çok hoşnut olduğu namaz da Dâvûd’un (as) namazıdır. O, gecenin yarısını uyku ile geçirir, sonra kalkıp namaz kılar, sonra gecenin kalanında yine uyurdu.”

Buyuran Peygamber Efendimiz (sav), ashâbından ibadete düşkün olan ve daha fazla ibadet etmek isteyenlere Hz. Dâvûd’un ibadet hayatını örnek göstermiştir.

Takvimler, milâttan önce onuncu yüzyılı gösterirken Allah Teâlâ, Hz. Dâvûd’a göz aydınlığı olacak bir evlât bahşetmiş, o da evlâdıns, “doğru, dürüst, kusursuz” mânâlarına gelen “selim”in eş anlamlısı Süleyman ismini koymuştu. Kur’an’ı Kerim’de, “O ne güzel bir kuldu. Doğrusu o, daima Allah’a yönelirdi.” ifadeleriyle övülen Süleyman’ın aynı zamanda Allah katında yüksek bir makama ve güzel bir geleceğe sahip olduğu ifade edilmektedir.

Dâvûd Peygamber’in Kabri

Dâvûd Peygamberin türbesi Filistin’de Davud şehrindeki Sion tepesindedir kabri.

Selam ve Dua ile Kalın…

Kaynak:
ST1/54 İbn Sa’d, Tabakât, 1, 54.
Sâd, 38/21-24.
“Dâvûd” , DİA, IX, 21.
Nisâ, 4/163.
Enbiyâ, 21/105.
Sebe’, 34/10.
Enbiyâ, 21/80.
Sâd, 38/17.
Sâd, 38/20.
Neml, 27/15
EM577 Buhârî, el-Edebü’l müfred, 202
B3417 Buhârî, Enbiyâ, 37.
B2072 Buhârî, Büyü’, 15.
M1852 Müslim, Müsâfirîn, 236.
M2740 Müslim, Sıyâm, 190
Sâd, 38/30.


"Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen bir HİÇ ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl çömleği tutan dışındaki biçim değil içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir." Hz. Mevlana

Bir cevap yazın